Kapat

Gaziantep Mutfağından Erik Tavası…

Anasayfa
Ana Yemek Gaziantep Mutfağından Erik Tavası…

Gaziantep Mutfağından Erik Tavası…

Gaziantep mutfağının oldukça farklı lezzetlerinin bulunması nedeniyle özellikle ilgi çekmektedir. Gastronomi alanında tescillenen Gaziantep mutfağında önemli kazan yemekleri arasında yer bulan “erik tavası”, mayhoş tadıyla ilkbahar aylarında sofralarda yer alıyor.

Erik tavası, taze sarımsak ve kuzu eti ile yapılıyor. Erik tavası Gaziantep’te sadece ilkbahar aylarında tüketiliyor. Bu farklı lezzeti evde yapabilmeniz için gerekli malzemeler; yeşil erik, doğranmış parça et, soğan, sarımsak, domates salçası, toz şeker, karabiber, yenibahar, tuz ve su. 

Doğranmış domates yerine domates salçası kullanırsanız, sıcak su miktarını arttırın. Bütün şeklini kaybetmemesi için erikleri çok fazla pişirmeyin. Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle…Afiyet olsun…👍👍👍

Porsiyon: 6 kişilik,

Malzemelerimiz:

  • 500 gram yeşil erik,
  • 250 gram kuzu kuşbaşı,
  • 150 gram taze baş sarımsak,
  • ½ çay bardağı zeytinyağı,
  • 1 yemek kaşığı domates salçası,
  • ½ çay kaşığı tuz,
  • 1 su bardağı sıcak su,

Yapılışı:

1- Taze sarımsakların kabuklarını soyun.

2- Tencereye yağsız kuzu etini alın ve suyunu çekene kadar yüksek ateşte soteleyin (tencerenin kapağını kapatmayın).

3- Sonra, içine zeytinyağı ile kabuğu soyulmuş bütün sarımsakları ilave ederek ve 5 dakika kadar daha sotelemeye devam edin.

4- Üzerine, domates salçasını (veya 500 gram doğranmış domatesleri) ekleyin ve 1-2 dakika sonra tuz ile sıcak suyunu dökerek kapağını kapatın.

5- Kapağı kapatılan tencerede, kısık ateşte 10-15 dakika kuşbaşı etleri yumuşayana kadar pişirin.

6- Daha sonra, bol suda yıkanan ve fazla suyu alınan erikleri tencereye ilave edin.

7- Erikler yumuşayana kadar pişmeye bırakın. Salçalı suyu ile birlikte sıcak olarak servisiniz yapın.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle… Afiyet olsun…👍👍👍

Zeytinyağı Çeşitleri

Birçok hastalığa karşı kalkan görevi yapan zeytinyağı, sağlığımız için vazgeçilmez besinlerden birisidir. Zeytin açısından zengin bir coğrafyada bulunuyor olmamız, bizlere zeytinyağından faydalanmak için bizlere büyük avantajlar sağlıyor. Ancak, bu faydayı her zaman yüksek düzeyde tutabilmemiz için zeytinyağını alırken, saklarken ve tüketirken bazı kuralları bilmemiz ve uygulamamız gerekiyor.

Natürel Sızma Zeytinyağı

Mutfağımızda öncelikle bulundurmamız gereken natürel sızma zeytinyağıdır. Çünkü sızma zeytinyağı tipi herkesin damak tadına uygundur. Bu tip natürel sızma zeytinyağı, zeytinin preste veya modern sistemlerde sıkılması ve çıkan yağın zeytin suyu (karasu/kızılsu) ile zeytin posasından (pirina) ayrılması ile elde edilir. Doğrudan ve başkaca hiç bir işlemden geçmeden yenebilir. 

İlginizi Çekebilir:  Güveçte Kıymalı Ispanak Yemeği...(YouTube Video)

Zeytinyağı çeşitlerinden Natürel sızma zeytinyağı ile normal zeytinyağlar arasındaki farkı ilk başta anlayamazsınız. Natürel sızma zeytinyağı kullandıktan sonra normal zeytinyağının tadı size çok farklı gelecektir. Bunu özellikle salatalarda deneyerek görebilirsiniz.

Doğrudan tüketime uygun, serbest yağ asitliği oleik asit cinsinden her 100 gramda 0.8 gramdan fazla olmayan zeytinyağdır.

Duyusal testte meyvemsiliği 0’dan büyük ve kusursuz olmalıdır. Özellikle, çiğ tüketim için kullanılır.

Erken Hasat Zeytinyağı: 

Zeytinlerin tam olgunlaşmadan toplandığı ve zeytinyağı olarak üretildiğini ifade eder. İçinde daha çok antioksidan vardır.

Bölgeden bölgeye değişiklik gösterse de genelde eylül ve ekim ayları arasında hasatı yapılan zeytinlerden üretilmektedir.

Soğuk Sıkım Zeytinyağı: 

Zeytinyağı elde edilirken hamurunun sıcaklığının 28 derecenin üzerine çıkmaması demektir. Daha sade ifade etmek gerekirse, zeytinleri kırdıktan sonra zeytin hamurunu sıcak suyla ısıtmamaktır.

Taş Baskı Zeytinyağı: 

En basit haliyle kocaman yuvarlak taşların bir yerde daire çizerek zeytinlerin kırılmasıdır.

Organik Zeytinyağı: 

Doğal haliyle tüketilebilen, daha çok salata ve soslarda çiğ tüketimi önerilen bu zeytinyağı tüm sıcak yemeklerde de kullanılabilir.

Üretim aşamasında bulunduğu bölgede ve çevresinde kimyasal gübre ve zirai ilaç kullanılmaz.

Çeşnili Zeytinyağı: 

Zeytinyağına değişik baharat, bitki, meyve, sebzelerin ilave edilmesiyle elde edilen ve diğer özellikleri açısından kendi kategorisindeki ürünlerin özelliklerini taşıyan zeytinyağlarıdır.

Özellikle sarımsaklı, biberli, limonlu çeşitleri bulunmaktadır.

Natürel Birinci Zeytinyağı:

Doğrudan tüketime uygun, serbest yağ asitliği oleik asit cinsinden her 100 gramda 2.0 gramdan fazla olmayan zeytinyağları dır.

Duyusal testte kusur en fazla 3.5 ve meyvemsiliği 0’dan büyük olmalıdır. Özellikle çiğ tüketim için kullanılır.

Ham Zeytinyağı (Rafinajlık Zeytinyağı)

Serbest yağ asitliği oleik asit cinsinden her 100 gramda 2.0 gramdan fazla olan veya duyusal testte kusur toplamı 3.5’ten yüksek olan ve karakteristik özellikleri bakımından tüketime uygun olmayan, rafinasyon için uygun zeytinyağlarıdır.

Rafine Zeytinyağı:

Ham zeytinyağının doğal trigliserid yapısında değişikliğe yol açmayan metotlarla rafine edilmeleri sonucu elde edilen ve serbest yağ asitliği oleik asit cinsinden 0.3 gramdan fazla olmayan zeytinyağlarıdır.

Riviera Zeytinyağı:

Rafine zeytinyağı ile doğrudan tüketime uygun natürel zeytinyağları harmanlanarak elde edilir. Serbest yağ asitliği oleik asit cinsinden en fazla 1.0′ dir.

İlginizi Çekebilir:  Şeftalili Bakla Piyazı
Zeytinyağının Kalitesini “Asitlik Derecesi” Belirler

Zeytinyağının natürel, natürel birinci, organik natürel, erken hasat, soğuk sıkım, rafine, riviera gibi birçok çeşidi bulunmaktadır. Doğru seçimi yapabilmek adına bilinmesi gereken şeyler aslında oldukça basittir.

Zeytinyağı, “oleik asit” denen yağ asidinden zengin bir besindir. Oleik asidin yağ içerisinde birçok formu bulunur. Ancak serbest formu, ne kadar az olursa zeytinyağının lezzeti ve kalitesi o kadar çok olur. Zeytinyağı kalite kriterlerinde başta gelen asitlik derecesi, serbest oleik asit formu ile belirlenir.

Riviera Zeytinyağı Tercih Edilebilir mi?

1- Natürel sızma zeytinyağı, tadında ve kokusunda kusur olmayan asitlik derecesi yüzde 0,8 oranında olan, yemeklerden salatalara kadar tüm gıdalara eklenebilen sınıfının en kaliteli versiyonu olarak bilinmektedir.

2- Rafine zeytinyağının asitlik derecesi % 0,3’tür. Zeytinin ham yağının bozulmadan farklı metotlarla rafine edilmesi ile elde edilir. Yemeklerden daha ziyade kızartmalarda tercih edilmektedir.

3- Riviera zeytinyağı, rafine zeytinyağı ile farklı zeytinyağlarının karıştırılması ile elde edilmektedir. Yani tek çeşit saf ürün değil karışım ile oluşturulmaktadır. Asitlik derecesi ortalama %1,5 oranındadır. Kişilerin tercihine göre yemeklere eklenebilir.

Zeytinyağı Alırken Asgari Nelere Dikkat Edilmeli?

Oleik asit miktarının zeytinyağındaki tadı, damak tadıyla algılanabilecek veya ayırt edilebilecek düzeyde değildir. Ancak seçim yaparken etiket üzerindeki bilgileri göz önünde bulundurmak kaliteli bir yağı tercih edebilmek adına önemlidir.

Etikette bulunan üretim yılı, dolum yılı, son kullanma tarihi gibi diğer bilgilere dikkat edilmesi gerekmektedir. Hangi yöntemle elde edildiği hakkında bilgi yine etiket üzerinde vardır.

Burada tercihimiz “soğuk sıkım” zeytinyağı olmalıdır. Renk zeytinyağı için bir kriter değildir. Her çeşit zeytinyağı hasat veya işlemeden kaynaklı veya zeytin çeşidine göre farklı renkler de olabilir. 

Etiket üzerinde katkı veya koruyucu madde içermediğine dair detay bilgiler mevcuttur, satın alırken bunlara da dikkat etmek faydalı olacaktır.

Erken Hasat Zeytinyağı Yüksek Besleyiciliğe Sahip

Bir diğer çeşit zeytinyağı ise “erken hasat” zeytinyağıdır. Zeytinlerin koyu rengini almadan hemen önce genellikle Ekim ayında hasat edilmesi ile yapılmaktadır.

Erken hasatlarda zeytin miktarı ile yağ miktarı doğru orantılı değildir. Aynı miktarda yağ için daha fazla zeytin kullanılmaktadır.

İlginizi Çekebilir:  Labada Boranisi

Bu nedenle, diğer tüm çeşitlere göre maliyeti yüksektir. Ancak besleyiciliği diğer yağlara göre çok daha yüksektir.

Zeytinyağını Hangi Kaplarda Muhafaza Etmeliyiz?

Zeytinyağını ışıktan, nemden, kokudan mümkün olduğunca uzak tutmak ve saklama ısısının değerlerini sabit hale getirmek önemlidir. Zeytinyağı en iyi koyu renk cam şişelerde veya paslanmaz krom nikel teneke kutularda muhafaza edilmelidir.

Saklama ısısı bulundurduğumuz ortama göre 14-22 derece civarında olabilir. Unutulmamalıdır ki zeytinyağı hava ile uzun süreli temas ederse oksitlenme başlar yani yağ acılaşır ve bozulur. Bu nedenle kapakları mutlaka kapalı olmalıdır.

Zeytinyağınızı siz de mümkün olduğunca hava ile temas ettirmeyin, şişesinden kullanmayı tercih edin. Oda sıcaklığında ve mutlaka karanlık bir dolapta muhafaza edin, raf üstünde ışık alacak şekilde bırakmamanızı öneririz. 

Tüketimini Kontrollü Yapmalıyız

Bitkisel olması nedeniyle zararsız kabul edilen zeytinyağının tüketim miktarı yine de kontrollü olmalıdır. Günlük tüketimi belli bir limit altında yapmak, zaman zaman göz kararı yerine kaşık ölçüleri kullanmakta fayda vardır.

Sağlık sorunu olmayanlar, günde ortalama 1-2 yemek kaşığı zeytinyağı tüketebilir. Ancak bu miktar değerlendirilirken kullanılan farklı yağlar ve gıdaların içeriğinde hali hazırda var olan yağları da göz önüne almak gerekmektedir.

Zeytinyağı Lezzeti

Zeytinyağı lezzeti yetiştirdiği bölge, iklimine, zeytin toplandıktan sonra sıkımına kadar bekletilmesine, zeytinin zamanında toplanıp toplanmamasına, zeytinin her yıl renk, koku açısından değişiklik göstermesi, zeytin sıkımında kullanılan yöntemler, zeytinyağı lezzetini etkileyen faktörlerdir.

Zeytinyağı Faydaları

*Kemik gelişimine katkı sağlar.

*Kolesterolü düzenler.

*Hücreleri korur.

*Böbrek, pankreas, mide, karaciğer ve kalp dostudur.

Teneke Kutularda Yağ Almak Sağlıklı Mıdır?

 Zeytinyağının koyu renkli, dar boyunlu cam şişelerde saklanması idealidir. Evinde sürekli sızma zeytinyağı kullananlar tenekelerde saklayabilirler.

Bu kaplar yağınızı sağlıksız bir yağ yapmaz. Lezzetini de değiştirmezler. Ancak, havayla temas ettirip oksidasyonu hızlandırmazsanız. En büyük riski budur. Oksitlenme sonucu oluşan kusura “ransit kusuru” denir. Bu tür yağlar hemen kokularıyla farkedilirler. 

Zeytinyağı Soğukta Donuyor

 Saf zeytinyağının buzdolabına girdiğinde donması gerekir. Bu durum yağınızın faydasını azaltmaz. Ancak, yağınızı güneş almayan serin bir yerde saklamanız yeterlidir.  Dolaba koymanıza gerek yoktur.