Kapat

Bir Osmanlı Lezzeti: Çeşm-i Nigar Çorbası…

Anasayfa
Ana Yemek Bir Osmanlı Lezzeti: Çeşm-i Nigar Çorbası…

Bir Osmanlı Lezzeti: Çeşm-i Nigar Çorbası…

Kırmızı mercimek; içerisinde bol miktarda B vitamini, demir, manganez, çinko, sodyum, fosfor gibi vücut için gerekli vitamin ve mineraller barındırmaktadır. Mutfaklarda daha çok çorba yapımında kullanılan kırmızı mercimek, ayrıca köfte ve salata gibi yemekler içinde de kullanılmaktadır. Kırmızı mercimek, kalori bakımından yüksek değerlere sahiptir. Ancak, tok tutma özelliği olduğu için diyetlerde de gönül rahatlığıyla kullanılabilir. Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle…Afiyet olsun… 😇😇😇

Porsiyon: 6 kişilik,

Malzemelerimiz:

  • 1 su bardağı kırmızı mercimek,
  • 1 yemek kaşığı tereyağ (veya sıvı yağ),
  • 5 su bardağı et suyu,
  • 1 adet yumurtanın sarısı,
  • 2 adet kuru soğan,
  • 1.5 su bardağı süt,
  • ¼ adet limonun suyu,
  • 1 çorba kaşığı un,
  • 1 çorba kaşığı tuz,

İsteğinize  göre üzerine:

  • 1 çorba kaşığı tereyağı,
  • 2 dilim ekmek,
  • 1 tatlı kaşığı kırmızı biber,

*** Bir Tutam Faydalı Bilgi ***

Kırmızı mercimek pişirilmeden önce bol su ile birkaç el yıkanmalıdır. Yıkandıktan sonra 20-30 dakikalık süre içinde pişirilebilir. Her şeyin fazlası zarar olduğu gibi kırmızı mercimeği de fazla tüketmek bazı sıkıntılara yol açabilir. Gaz, şişkinlik ve hazımsızlık gibi sıkıntılara maruz kalmamak için yeterli oranlarda tüketilmesi gerekir.

Yapılışı:

1- Tencerede tereyağını eritin. İnce doğranan soğanı ekleyerek kavurun.

2- Soğanlar pembeleşince, içine unu ilave edin ve kavurun.

3- Mercimeği ayıklayıp, yıkayın ve tencereye koyun.

4- Sonra, üzerine 5 bardak su (veya et suyu) ilave edin ve mercimekler yumuşayana kadar pişmeye bırakın.

5- Pişen mercimeği ocaktan alın ve süzgeçten geçirin veya Blender’de pürüzsüz hale getirin. Tekrar tencereye dökerek ocağa koyun.

6- Sonra, yumurtanın sarısını çırpın ve çeyrek limon suyu ile karıştırın.

7- Tencereye süt ile yumurtalı limon karışımını, azar azar ve sürekli karıştırarak ekleyin.

8- Çorba kaynayınca, ocaktan alın.

9- Tercihe göre üzeri için; tavada tereyağını eritin ve küp küp doğranan ekmekleri yağ ile kavurun. Kırmızı biberi de üzerine ekleyerek çorbanın üzerinde gezdirin.

10- Servisinizi sıcak sıcak yapınız.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle… Afiyet olsun… 😇😇😇

İlginizi Çekebilir:  Lezzetiyle Sofraların Vazgeçilmezi Olabilecek Armut Tatlısı….Lütfen Tıklayınız….

Kırmızı Mercimek Nedir? Nerelerde Yetişiyor? Özelliği Nasıldır?

Çorba çeşitlerinde ve mercimek köftesi gibi atıştırmalıklarda kullanılan, kültürümüzün vazgeçilmez besin kaynaklarından olan kırmızı mercimek, yüksek protein ve yüksek lif değerine sahiptir.

Mercimekler, mercek şekilli taneleri olan bir bakliyat türüdür. Mercimeklerin rengi beyaz, turuncu veya yeşilden kahverengi ve siyaha kadar birçok çeşitlilik gösterir. Kırmızı mercimek bu baklagiller grubunun içindeki en iyi lezzete sahip olan ve en kolay pişen mercimek türüdür. Protein kaynağı olan kırmızı mercimek beslenme uzmanları tarafından ısrarla tavsiye edilmektedir.

Kırmızı mercimek ekimi, Güneydoğu Anadolu´da yapılmaktadır. Gaziantep, Barak, Şanlıurfa, Viranşehir, Nusaybin, Diyarbakır, Bismil, Mardin, Kızıltepe, Ceylanpınar ve Siverek´te yetiştirilmektedir. Kızıltepe mercimeği böcek yapmamasından dolayı diğer yörelerde yetişen ürünlere nazaran kıymetlidir.

Kabuklu halde toplanan kırmızı mercimek, işlenerek kabuklarından soyulur ve ayçiçek yağı ile cilalanır. Yağ oranı % 3´ü geçmemelidir. Top tane ve yaprak tane olarak satılır. Yaprak tane daha çabuk pişer ve böcek yapma riski yoktur. Kırmızı mercimek Haziran ayında çıkmaktadır.

İlginizi Çekebilir: Sıcak Çayın Yanında Tatlı Bir Keyif Limonlu Kek…Lütfen Tıklayınız….

Kırmızı mercimekte diğer bakliyatların aksine yeni mahsulünde taneler serttir, geç pişer. Bu sebeple belli bir müddet eski mahsulün tüketilmesi gereklidir. Mercimek satın alırken içerisinde beyaz, hastalıklı, delikli, hasarlı ve yenik tanelerin olmaması gerekmektedir.

Kırmızı mercimeğin yöresel özellikleri vardır. Bazı yörelerin ürünlerinde böceklenme olmakta, taneler erimemekte ve geç pişmektedir. Mercimek taneleri, sağlam, bütün, iyi kurutulmuş ve rutubeti en fazla % 14,5 olmalıdır. Yabancı madde, bozuk tane, kalbur altı tane oranı en çok % 0,5´tir. Kırık tane miktarı % 3´ü geçmemelidir.

Bazı fabrikalarda kabuk soyma ve cilalama esnasında “menfaat elde etmek” amacıyla mercimeğe “su verilmekte” dir. İşleme anında pirinçte olduğu gibi kırıklar alınmamaktadır. Bu tür mercimekler düşük fiyata satılmaktadır. Mercimek alındığında içerisinde böcek görülmez. Fakat alındıktan sonra böceklenebilmektedir. Bu sebeple mercimekte yöre seçimi çok önemlidir.

Kırmızı Mercimeğin Faydaları

Ülkemizdeki en çok tüketilen bakliyatların başında gelen kırmızı mercimek, demir açısından en etkili gıdalardan biridir. Bu özelliği ile hasta veya halsiz düşmüş kişilerde kan yapıcı niteliği vardır.

-Protein miktarı çok yüksektir. Enerji depolanma ve kullanımında gerekli olan ATP’nin temel yapı taşı olan fosforu içermesi bakımından sporla ilgilenen veya beden gücü ile çalışanlar için besleyici ve enerji vericidir.

-Çorba olarak tüketildiğinde kabızlık gibi sorunu olanlarda bağırsakları yumuşatarak sindirimi kolaylaştırır. Farklı tüketiminde hazmı zor olan bir bakliyattır ki bilinen tek zararı da budur.

-Gebelik döneminde anne adaylarının güçsüz düşmesini engeller. Doğum sonrasında anne sütünü arttırıcı bir etkiye sahiptir.

-Yağ oranı düşük ve lifli bir yapıya sahip olan kırmızı mercimek, daha sıkı bir vücuda kavuşmanızı destekler.

-Şeker hastalığı, kalp ve damar hastalıklarına karşı bağışıklığı güçlendirir.

İlginizi Çekebilir:  Tereyağlı Sufle Böreği Tarifi…Lütfen Tıklayınız….

Nerelerde Kullanılıyor?

Kıvamlı, yerel bir tadı ve kaygan bir dokusu olan mercimekleri ıslatmaya gerek yoktur; kısa pişirme süresi yeterlidir. Mercimek, çorbalarda, haşlamalarda, börek ve kek yapımında, salatalarda, makarna soslarında, atıştırmalıklarda, ve vejeteryan yemeklerinde tat vermesi için kullanılır.

Güney Asya’da, kırık kırmızı mercimek baharat yapımında değerlendirilmektedir. Mercimekten yapılan un, tahıl unu ile karıştırılarak ekmek, kek, bebek maması yapımında kullanılmaktadır. Mercimek içerdiği zengin protein açısından çoğunlukla et yemeklerinin yanında ikamesinde veya içinde tüketilmektedir.

Pişirme Önerisi:

Pişirmeden önce bolca yıkayınız. Islatmaya gerek yoktur. Yaklaşık 30 dakikada pişer. Kabuğunun açılmaması için tuzu pişmeye yakın ekleyin.

Bunları Biliyor musunuz ?

*Sıcaklığın etkisiyle kırmızı rengini kaybeder ve yapısından dolayı çok çabuk pişer.

*Mercimekli köfte, çok lezzetli ve besleyicidir.

*Besleyici ve lezzetli çorba, kek, ekmek, pilav, püre hazırlayabilirsiniz. Etli yemeklerde ve makarnalarda kullanabilirsiniz.

İlginizi Çekebilir: Sizlere Layık Bir Lezzet Tarifi: Fırında Kestaneli Tavuk….Lütfen Tıklayınız….

Yarı Hazır Gıda Maddesi Bulgur…

Bulgur, buğdayın temizlenmesi, kaynatılması, kurutulması, kabuğunun soyularak değişik tipte değirmenlerde öğütülmesi, farklı boyutlardaki taneciklerinin ayrılmasıyla elde edilen sadece su ve buğdaydan oluşan oldukça değerli ve besleyici, yarı hazır bir gıda maddesidir.

Mineral bakımından zengin ve önemli karbonhidrat kaynağı olan bulgur, tahıl grubu içerisinde yer alan değerli bir besindir. Bulguru daha iyi anlamak için ana hammaddesi olan buğdayı çok iyi tanımak gerekiyor.

Buğday, öz kepek ve endosperm olarak 3 bölümden oluşur ve gerekli olan besin öğelerinin birçoğu öz ve kepek bölümü içerisinde yer alır. Endosperm içerdiği karbonhidrat ve az proteinlerle buğdayın sadece enerji veren bir bölümdür.

İlginizi Çekebilir: Kahvaltılık Mahlepli Poğaça Tarifi…Lütfen Tıklayınız….

Buğdayın yapısında bulunan öz ve kepek; çinko, magnezyum, krom gibi mineralleri, diyet posasını, bazı fenolleri, fitatları ve selenyumunu; ayrıca da B12 dışındaki bütün B vitaminlerini içerir.

Tam Tahıl Bulgurun Farkı

Buğdaydan yapılan ürünlerde genel olarak buğdayın işlenmesi esnasında bütün öz ve kepek bölümündeki mikro besinler ayrılmakta ve beyaz ekmekte de olduğu gibi bize sadece buğdayın enerji veren bölümü ulaşmaktadır.

İlginizi Çekebilir:  Meksika Baharatlı Tavada Tavuk But....

Fakat bulgur tam tahıl tanımına uygun bir üründür; çünkü bu öğütülme aşamasını buğday, bulgur üretimi esnasında yaşamamakta ve protein, vitamin, mineral, diyet posasının, daha yüksek olduğu bir ürün ortaya çıkmaktadır.

Ayrıca makarna ve pirince göre glisemik endeksinin daha düşük olması bulguru bu tarz gıdalar arasında daha da sağlıklı yapmaktadır. Kısaca bulgur; posa, lif açısından zengin, karbonhidrat değeri daha düşük ve protein değeri yüksek oldukça değerli bir gıda maddesi olarak bizlere ulaşmaktadır.

İlginizi Çekebilir: Vanilyalı Cupcake Tarifi…. Lütfen Tıklayınız….

Bulgurun Faydaları

Günlük 25-30 gram civarında lif ihtiyacımız bulunmaktadır. 1 tabak bulgur bu ihtiyacımızı önemli miktarda karşılamaktadır. Yapısındaki B1 vitaminleri; sinir ve sindirim sistemimizin güçlenmesinde önemli rol oynamaktadır.

Oldukça yüksek miktarda lif içermesi bulguru bağırsak çalışmasından önemli bir pozisyona getirmiştir. Liflerin ayrıca tok tutucu bir özelliğe sahip olması, bulgura kilo kontrolünde etkili olmaktadır.

Bulgurun glisemik endeksini düşük olması sebebiyle, bulgur uzun süre tok tutar, kana yavaş karıştığı içinde diyetlerde kullanılabilecek bir üründür. Ayrıca da şeker hastalarına tavsiye edilir. Ayrıca salatalarda, sıcak ve soğuk yemeklerde kullanılan bir malzeme olması nedeniyle oldukça çeşitlilik sunan bir üründür.

Bulgurdaki protein, kalsiyum, potasyum ve fosfor pirinçten daha fazladır. B vitaminleri ve demirin miktarı ise pirinç ve makarnadan üç kat daha yüksektir. Buğdayın kaynatılması sırasında suya geçen mineral maddeler ve B vitaminleri, tane tarafından tekrar emildiği için, bulgurun besin değerinde kayıp olmaz.

İlginizi Çekebilir:  Samsun Lezzeti: Haşhaşlı Çörek...Lütfen Tıklayınız….

Bulgur kepekli olması nedeni ile posa yönünden iyi kaynaktır. Bulgurdaki kepek suda çözünmez. Bu yüzden şeker ve yağın emilimini azaltarak kan şekeri ve kan yağlarının yükselmesini önler. Sindirim sisteminin çalışmasını hızlandırarak hareketsizliğin insan vücuduna getirdiği olumsuzlukların bir çoğunu engeller (kabızlık, kalın bağırsak kanseri gibi).

Üretim esnasında uygulanan ön pişirme işlemi ile buğdaydaki nişasta jelatinize olur, kurutma işleminden sonra sert bir yapı kazanır. Dolayısıyla daha uzun süre dayanır. Ayrıca ön pişirme işleminden dolayı pişirilmesi ve sindirimi kolaylaşır. Bulgur, besleyici, doyurucu, lezzetli ve ekonomik bir besindir.

Bulgur çeşitleri üç ana sınıfta toplanır..

Kepekli Bulgur: 

Durum buğdayından üretilen bu bulgur çeşidi, buğdayın üst kabuğunun daha az soyulmasından dolayı kepek bölümünü, sarı bulgurla kıyaslandığında, çok daha fazla içerir. Lif miktarı sarı bulgura göre daha fazla olan kepekli bulgur, diyetlerde ve kilo kontrollerinde çokça önerilir.

Esmer Bulgur: 

Halk arasında esmer buğday olarak bilinen bir bulgur çeşididir. Renk ve tat olarak farklı olan esmer bulgurun yapısı daha yumuşaktır. Sarı bulgura göre elastikiyeti daha fazla olan esmer bulgur, daha çok çiğ köfteciler tarafından kullanılır.

Sarı Bulgur: 

En fazla tüketimi olan ve durum buğdayından üretilen bulgur çeşididir. Sarı olması buğdayın türünden ve renginden kaynaklanır.

Besin ÖğeleriPilavlık BulgurPirinçMakarna
Enerji (kcal)338329338
Karbonhidrat (g)70.274.071.4
Protein (g)12.26.710
Yağ (g)0.860.701.40
Posa/Lif (g)8.235.2
Potasyum (mg)328.596.7192.6
Kalsiyum (mg)14.83.712.2
Fosfor (mg)22699121
Demir (mg)1.300.601.60
B1 Vitamini (mg)0.310.100.30
B2 Vitamini (mg)0.070.020.04
Kolesterol
  • B.02.1.TBT.5.01.08.00-181.06.03-1073/3779 TUBİTAK Raporu
  • Besinlerin Bileşimleri: Türkiye Diyetisyenler Derneği Yayını: 1 (Ankara, 1991)

İlginizi Çekebilir: En Hafif ve En Pratik: Semizotu Salatası… Lütfen Tıklayınız….

Bulgur Nasıl Yapılıyor?

Temizleme, kaynatma, kurutma, kırılma-öğütme ve eleme-paketleme olmak üzere 5 evreden oluşmaktadır. Bulgur; sırasıyla aşağıdaki süreçlerden geçerek yapılmaktadır.


Temizleme

Temizleme sürecinde, bulgurun hammaddesi buğday, içine karışmış olan arpa, saman vb maddelerden fiziksel ayırma yöntemleri kullanarak arındırılır.

Kaynatma

Temizlemeden sonraki süreçte buğday kaynatılır. Bulgurun kaynatılmasında kullanılan su, son derece önemli olup istenilen lezzetin yakalanmasında da oldukça etkilidir.

Kurutma

Kaynatılan bulgur bir sonraki süreçte kurutulur. Günümüzde modern metotlarla yapılan kurutma işlemi kurutma kuleleri olarak adlandırılan paslanmaz çelikten yapılmış dev kulelerde gerçekleştirilir.

Kırılma-Öğütme

Kurutmadan sonraki süreçte, kurutulan buğday öğütülür. Taş değirmenlerde günümüze uyarlanmış modern metotlarla işlem gerçekleşir.

Eleme

Bulgur farklı boylara göre ayrılır. Bulgur, hepimizin bildiği üzere pilavlarda kullandığımız pilavlık bulgur, kısırda kullandığımız köftelik bulgur gibi irili ufaklı boylardadır.

İlginizi Çekebilir: Hurmalı ve Cevizli Pasta…..Lütfen Tıklayınız….

Kırmızı Et Nedir ve Faydaları?….

** Kırmızı et, başta protein olmak üzere demir, çinko mineralleri ile B12 vitamini kaynağıdır. 100 gramında yaklaşık 119 kkal enerji vardır. İçeriğinde bulunan demir kırmızı kan hücrelerinin oksijen taşıması için gereklidir. Çinko hem bağışıklık sisteminde hem de DNA sentezinde rol oynarken B12 vitamini ise sinir sistemini destekler. Kırmızı ette bulunan proteinin vücutta kullanılabilirliği bitkisel proteinlere kıyasla çok daha yüksektir.

** Etin içeriğindeki Kreatin, B6, B12 vitaminleri ve OMEGA-3 beyni geliştirir. İçerdiği besinler kısa sürede enerjiye dönüşerek vücudun zinde kalmasına destek olur. Özellikle, Kreatin ve protein bakımından zengin olması sayesinde kas yapımını ve gelişimini destekler.

** Kırmızı et ve suyu demir, çinko ve magnezyum gibi kemik sağlığı ve gelişimine faydalı mineraller bakımından oldukça zengindir. Demir açısından çok zengin bir besin kaynağı olduğu için anemiyi (kansızlık) engeller ve kan sağlığının korunmasını destekler.

** Selenyum açısından zengindir, kolon kanseri gibi ciddi hastalıklardan korunmaya yardımcıdır.

** İçerdiği B kompleks vitaminleri sayesinde saç, cilt ve göz sağlığını korur.

Çocuklar İçin Gerekli Bir Besin Kaynağı

** Bilimsel verilere göre, 4-6 yaş arasındaki çocukların fiziki ve zihinsel gelişimlerini tamamlayabilmeleri için günde 20-25 gram protein tüketmeleri gerekir. Bu da yaklaşık olarak 100-125 gram kırmızı et demektir. 7-9 yaş arasındaki çocukların günlük protein ihtiyacı 26-38 grama çıkarken, 10-13 yaş aralığında ise 39-60 gram arasında değişiklik gösterir.

** Kırmızı et protein, demir ve B grubu vitaminler bakımından çok zengin bir besin kaynağı olması nedeniyle çocukların zihinsel ve fiziksel gelişimi açısından olmazsa olmazdır.

** Yeterli miktarda kırmızı et tüketmeyen çocukların zihinsel faaliyetlerinde durgunluk, kas ve iskelet sisteminin sağlıklı gelişememesi, kansızlık ve bünye zayıflığı gibi rahatsızlıkları ortaya çıkarabilir.

İlginizi Çekebilir: Lezzetli Izgara Köfte… Lütfen Tıklayınız…

Hamilelik Durumunda…

** Et proteinlerinin en önemli özelliği, insan organizması tarafından sentezlenemeyen ve dışarıdan besin maddeleriyle birlikte mutlak alınması gereken temel aminoasitleri yeterli ve dengeli bir biçimde içermesidir. Kırmızı et, gebelikte hem anne hem de bebek sağlığı için iyi bir protein, demir ve B vitamini kaynağıdır.

** Bu nedenle, özellikle hamilelik döneminde vücudumuzun yapıtaşları olan kaliteli et proteinlerinin et tüketimi yoluyla anne adayları tarafından alınması gerekir.

** Hamilelikte normal dönemlere oranla, günlük olarak 10 ile 14 gram fazla protein almak gerekir. Bu oran hamileliğin sonlarına doğru daha da artmalıdır.

Et Alınırken Nelere Dikkat Edilmeli?

1- Et güvenilir yerden satın alınmalıdır. Etin özelliğine göre damgalanmış olmasına, siz satın alırken parçalanmış, canlı ve parlak kırmızı renkte olmasına, yüzeyinde aşırı ıslaklık ve yapışkanlık bulunmamasına dikkat edilmelidir.

İlginizi Çekebilir:  Patatesli Yeşil Mercimek Çorbası ...

İlginizi Çekebilir: Kilis Yöresel Lezzetlerinden Abugannuş… Lütfen Tıklayınız…

2- Alınan etin tüketicilerde hastalanma riski yaratmaması ve besleyici olabilmesi için, hayvanların kesilmeden önce mutlaka veteriner hekim kontrolünden geçmiş olmalıdır.

3- Hayvanın kesiminin, parçalanmasının, soğutulmasının, ambalajlamasının ve paketlemesinin teknik ve hijyenik şartları taşıyan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca onaylanmış tesislerde ve usullere uygun olarak yapılmış olmasıdır.

4- Et uzun süreli muhafazaya bağlı olarak, yüzey rutubetini kaybetmiş ve kurumaya bağlı olarak donuklaşmış, koyu kahve veya kararmış olmamalıdır.

5- Dondurulmuş ürün alınıyorsa, son kullanma tarihi mutlaka kontrol edilmelidir.

6- Etin kendine özgü kokusunun dışında ağırlaşmış kötü bir kokusu, ilaç kokusu veya dezenfektan kokusu olmamasına dikkat edilmelidir.

7- Günlük ihtiyaçtan fazla alınan etler, tek seferde tüketilebilecek porsiyonlara bölünerek, derin dondurucularda muhafaza edilmelidir.

8- Kasaptan veya reyondan et satın aldıktan sonra mümkün olduğunca kısa sürede eve getirilmeli ve buzdolabında muhafaza edilmelidir.

9- Kaynağı belli olmayan markasız ürünler satın alınmamalıdır.

İlginizi Çekebilir: Gaziantep Mutfağının Mangalda Altı Ezmeli Kebabı…. Lütfen Tıklayınız…

Et Tüketiminde Rengine Dikkat Edilmeli…

1- Etin rengi parlak kırmızıdır. Oksijene maruz kalmamış (örneğin vakumla paketlenmiş) et bordo veya morumsu renktedir. Ortalama 15 dakikalık havayla temasından sonra, etin rengi parlak kırmızıya döner.

2- Et buzdolabında 5 gün civarında saklandıktan sonra rengi kahverengiye dönebilir. Uzun süre bekleyerek kahverengiye dönmüş et bozulmuş olabilir. Rengi dışında hoş olmayan bir kokusu ve yapışkan bir dokusu da oluşur.

3- Eti tüketirken yapısına ve rengine dikkat edilmesi gerekmektedir.

Marketten Et Ne Zaman Alınmalı?…

** Et kolay bozulabilir bir besin olduğu için alışverişte en son almaya dikkat edilmelidir.

** Alışverişte her türlü sızıntının önüne geçmek için çiğ et paketlerini ayrı ayrı plastik torbalara koyun ve hemen tüketmeyecekseniz +4 derecede buzdolabında veya -18 derecede dondurucuda saklayın.

** Buzdolabında saklanan eti, 3-5 gün içinde de mutlaka tüketmeye önem verin.

Önceden Pişirilmiş Et Nasıl Tüketilmeli?…

1- Köfte veya hamburger gibi önceden pişirilmiş etleri aldığınızda sıcak olmasına dikkat ediniz ve 2 saat içinde de (ortam sıcaklığı 30 derecenin üstündeyse 1 saat içinde) tüketin.

2- Pişirilmiş et, +4 derecede kapalı kaplarda buzdolabında veya -18 derecede dondurucuda saklayın.

3- Buzdolabında saklanan pişmiş et, en fazla 3-4 gün içinde soğuk olarak ya da 75 dereceye kadar yeniden ısıtarak tüketilmeli.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı kusbasi-et.png

Et Nasıl Saklanmalı?…

Günlük tüketiminizden daha fazla et alımında, eti porsiyonlara bölerek dondurmak daha uygun olacaktır. Etler kıyma haline getirilecek ise kıyma makinasının dezenfeksiyonu yapılmalı ve içinde kesinlikle et kalıntısı olmamalıdır. Parça etler üzerinde kan bulunmamalı ve sarı, yeşil veya farklı oluşumlar olmamalıdır. Donmuş etleri çözdürmenin en doğru yolu etleri buzluktan alıp buzdolabı sıcaklığında (+4° C) bekleterek çözdürmek olacaktır. Çözdürülmüş etleri tekrar dondurmak hijyen kuralarına aykırı olup sağlık için de sakıncalı bir işlemdir.

1- Hemen tüketilmeyecek olan et derin dondurucuda saklanmalı. Derin dondurucuda saklanacak olan eti, çiğ olarak küçük parçalar halinde veya pişmiş olarak plastik buzdolabı poşeti ya da yağlı fırın kağıtlarında saklanmalıdır.

2- Et, kesinlikle alüminyum folyoya sararak saklamayın. Alüminyum bir süre sonra ete geçmeye başlayacağı için, sağlık açısından tehlikeli olacaktır.

3- Dondurulmuş et, en çok 1 yıl içerisinde tüketilmelidir. Dondurulmuş eti çözdürmek için buzdolabının alt raflarında bekletiniz.

4- Dondurulmuş eti bir sefer çıkartıp çözdürdükten sonra, yeniden dondurmayın. Çözülmüş et, en kısa zamanda tüketilmelidir.

İlginizi Çekebilir: Lezzetine Bayılacağınız İç Yağında Saç Kavurma…. Lütfen Tıklayınız…

Kırmızı Etin Kolesterol İçeriği Yüksek midir?

Her besin grubunda olduğu gibi, yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri kırmızı et için de geçerlidir. Bir porsiyon 85 gram pişmiş yağsız kırmızı et 76 mg kolesterol içerir. Amerikan Kalp Derneği’ne göre günlük kolesterol alımı 300 mg ile sınırlandırılmalıdır. Bazı hayvansal besinlerin 100 gramındaki kolesterol miktarı şu şekildedir:

Hayvansal Besinler
(100 gram)
Kolesterol
(mg)
Dana eti (az yağlı)70
Dana eti (yağlı)110
Keçi eti57
Koyun eti (az yağlı)140
Koyun eti (yağlı)160
Karaciğer (dana)511
İşkembe (sığır)250

Et Alerjisi Nedir?

Kırmızı et yedikten sonra burun tıkanıklığı, vücutta kaşıntı veya mide bulantısı hatta nefes darlığı baş dönmesi sonrasında baygınlık hissi gelişmişse et alerjisi akla gelmelidir. Ülkemizde özellikle kurban bayramında et alerjisi artış gösterebilmektedir.

Et alerjisi sığır, kuzu, keçi gibi hayvanların etlerini yedikten sonra karşımıza çıkabilmektedir. Bir et alerjisi hayatta her zaman gelişebilir. Bir tür ete alerjiniz varsa, tavuk, hindi ve ördek gibi diğer etlere ve özellikle tavuk etine de alerjiniz var olabilir.

Araştırmalar, süt alerjili çocukların çok küçük bir yüzdesinin de sığır eti alerjisi olduğunu göstermektedir. Süte karşı alerjisi olan çocukların diyetinden sığır etini de çıkarmanız gerekip gerekebilir. Çocuk alerji uzmanları bu konuda yardımcı olur.

Ixodes ricinus ( kedi ve köpeklerde bulunan keneler) ve Amblyomma americanum cinsi kenelerle ısırılmak ile et alerjisi arasında bir ilişki olduğunu gösteren çalışmalar vardır. Et alerjisi olanların büyük çoğunluğunda öncesinde kene tarafından ısırıldığı görülmüştür.

Kırmızı Et Alerjisi Belirtileri Nelerdir ?

Kırmızı et alımından sonra;

  • Ciltte kaşıntı kızarıklık ve kabarıklık şeklinde ürtikeryal döküntü,
  • Mide bulantısı, mide krampları, hazımsızlık, kusma, ishal, karın ağrısı,
  • Burun akıntısı, tıkanıklık,
  • Hapşırma,
  • Baş ağrısı,
  • Astım,
  • Anafilaksi, nefes darlığı baş dönmesi ile birlikte olan alerjik reaksiyon,

şikayetleri ortaya çıkıyorsa kırmızı et alerjisinde söz edilebilir.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Atik6-1.png

Makarna Nedir ve Nasıl Lezzetli Pişirilir?

Makarna, Türk Gıda Kodeksi’nde şu şekilde tanımlanmaktadır: Makarna: Triticum durum buğdayından üretilen irmiğe su katılıp tekniğine uygun yoğrularak hazırlanan hamurun şekillendirilip kurutulmasıyla elde edilen bir ürün olup; sade, tam buğday, çeşnili, zenginleştirilmiş, güçlendirilmiş makarna ile vitamin ve mineral ilaveli makarna olarak adlandırılır.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-217.png

Sade Makarna: 

Triticum durum buğdayından üretilen irmiğe su katılıp tekniğine uygun yoğrularak hazırlanan hamurun şekillendirilip kurutulması ile elde edilen bir üründür.

Tam buğday makarnası:

Tam buğday irmiğine su katılıp tekniğine uygun yoğrularak hazırlanan hamurun şekillendirilip kurutulması ile elde edilen bir üründür.

Çeşnili makarna: 

Triticum durum buğday irmiğinden tekniğine uygun olarak hazırlanan makarna hamuruna ve/veya kurutulmuş makarnaya  et ve et ürünleri, su ürünleri, yumurta ve yumurta ürünleri, süt ve süt ürünleri, sebze, baklagil ve unları, meyve ve sebze lifleri, Triticum aestivum  ve Triticum compactum buğday ürünleri dışında diğer tahıl ürünleri ve lifleri, baharat ile tat vericiler ve benzerlerinin ilave edilmesi ile elde edilen bir üründür.

İlginizi Çekebilir: Tadına Bakmadan Geçme: Fırında Cevizli Balkabağı Tatlısı.. Lütfen Tıklayınız…

Zenginleştirilmiş makarna: 

Triticum durum buğday irmiğinden tekniğine uygun olarak üretilen makarna hamuruna, tiamin, riboflavin, niasin, folik asit, demirden oluşan karışım ve/veya vitamin D ve/veya kalsiyum katılarak şekillendirilip, kurutulmasıyla elde edilen bir üründür.

Güçlendirilmiş makarna:

Zenginleştirilmiş makarna için belirlenen vitamin ve minerallerin üst sınır değerlerine protein katılarak hazırlanan hamurun şekillendirilip kurutulmasıyla elde edilen bir üründür.

Vitamin ve mineral ilaveli makarna: 

Triticum durum buğday irmiğinden tekniğine uygun olarak hazırlanan makarna hamuruna vitamin ve mineral katılmasıyla elde edilen üründür.

İlginizi Çekebilir:  Çerkes Mutfağının Lezzeti Tavuk Lepsi...
Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı emlak-ilan-kamu-personel-alim-2.png

Makarnanın Özellikleri Nelerdir?

1- Makarna kendine has tat ve kokuda olmalıdır

2- Rutubet miktarı en fazla %13 olmalıdır.

3- Tam buğday makarnasının protein oranı kuru maddede en az %11 olmalıdır. Sade ve zenginleştirilmiş makarnada bu değer en az 10,5 olmalıdır. Güçlendirilmiş makarna da ise protein miktarı en az %15,5 olmalıdır.

4- Sade makarnada kül miktarı en çok %1 olmalıdır. Tam buğday makarnası için kül miktarı da en çok %2 olmalıdır.

5- Sade makarnada suya geçen madde miktarı kuru madde esasına göre en çok %10 olmalıdır.

6- Sade makarnaya tuz katılmamalıdır.

7- Makarna biçimlerine göre, uzun, kesme, şehriye vb. şekillerde üretilebilir.

İlginizi Çekebilir: Kolay Bitter Çikolatalı Mus….. Lütfen Tıklayınız…

8- Zenginleştirilmiş makarnaya aşağıda belirtilen miktarlarda karışım ve/veya vitamin ve/veya mineral katılabilir.

1- Tiamin (Vitamin B1) 0.88 – 1.10 mg/100g
Riboflavin (Vitamin B2) 0.37 – 0.49 mg/100g
Niasin (Niacinamide) 5.95 – 7.50 mg/100g
Folik acid 0.20 – 0.26 mg/100g
Demir (Fe) 2.90 – 3.60 mg/100g karışımı,
2- Vitamin D 0.75 – 2.25 µg/100g,
3- Kalsiyum 120 – 360 mg/100g.

9- TGK Etiketleme ve Tüketici Bilgilendirme Yönetmeliği’nin Eklerinde belirtilen Beslenme Referans Alım Değerlerinin en az %15’ini karşılanması durumunda vitamin ve mineral ilaveli makarna üretilebilir.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-218.png

Neden Makarna Yemeliyiz?

Makarnadan sağlıklı beslenmenin lezzetli bir parçası olarak zevk almak için kilonuzu düzenleme ve hastalıkları önlemeye yardımcı olma gibi oldukça sağlam nedenleri bulunmaktadır. Bunlar;

1- Makarna hem sağlığınızın hem de doğanın dostudur.

Durum buğdayı irmiğinden veya yumurta ve su karıştırılarak diğer çeşit tahıllardan yapılan makarna; besin değeri oldukça yüksek bir yiyecektir.

Zeytinyağı, domates salçası, sebzeler, baklagiller, deniz ürünleri ve yağsız et gibi diğer sağlıklı besinlerle birlikte karıştırılarak hazırlanabilen makarna, tüm Dünyada geleneksel sağlıklı beslenme düzenlerinin vazgeçilmez bir parçasıdır.

Alınan kalori miktarının %50’sini karşılayan ve üretimi açısından çevreye en az zarar veren birkaç üründen birisi olan tahıllar; dünya çapında en önemli besin kaynağıdır.


2- Makarna Akdeniz diyetinin demirbaşıdır.

Sebzeler, meyveler, zeytinyağı, baklagiller, tohumlar (keten vs.), yeşillikler ve baharatlar gibi besinlerin yanı sıra makarna da Akdeniz diyetinin temelini oluşturur.

Makarna ve yukarda bahsedilen diğer besinler, piramidin en alt basamağını oluşturmaktadır, bu da insanların bütün yeme düzenlerini bu basamağa dayandırmaları gerektiğini göstermektedir.

İlginizi Çekebilir: Arnavut Kümüştor Tatlısı.. Lütfen Tıklayınız…


Akdeniz diyetini uygulamak, tip 2 diyabet, kalp hastalıkları ve bazı kanser çeşitlerine yakalanma risklerini azaltmakta ve hatta insanların ömrünü uzatmaktadır. 

Akdeniz diyeti aynı zamanda kilo verimine, kilo kontrolünün sağlanmasına, astımı azaltmaya, depresyonun önlenmesine, çocukların daha sağlıklı bir şekilde yetiştirilmesine ve Parkinson hastalığının önlenmesine yardımcı olmaktadır.

Kendi başına besin değeri yüksek olan makarna, Akdeniz diyetinde yer alan sağlıklı ve taze yiyeceklerle birleştirildiğinde, önceliği sağlık olan kişilerin adeta rüyaları gerçek olmaktadır.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı emlak-ilan-kamu-tasit-alis-satis-3-3.png


3- Makarna tok kalmanıza yardımcı olur.

Makarnada bulunan nişasta çok yavaş sindirildiği için, bütün makarna severlerin alışık olduğu üzere daha uzun bir süre tokluk hissi duymanızı sağlar. 

İşlemden geçmiş (çubuk, fiyonk, kalem kesme vs.) piştikten sonra bile, yulaf ve tahıl ekmeği gibi besinlerden daha az geçirgen, yoğun bir yapısı vardır. Bu işlem süreci; sindirim enzimlerine daha duyarlı, daha düşük glisemik indekse sahip olan daha yoğun makarnaların üretilmesini sağlar.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-219.png

Aynı zamanda bu işlem görmüş makarnalar, lazanya tarzı düz makarnalardan daha yavaş sindirilirler. Şekli nedeniyle, bu işlemden geçen makarnalar daha doyurucu ve daha az glisemik indekslidir. 

Makarna yemenin bir başka yararı ise; diğer öğün saatine kadar kan şekerini ve insülin oranını düşürmesidir.

 Makarna, diğer sağlıklı yiyeceklerle beraber (zeytinyağı, domates ve peynir vs.) yenildiğinde, Glisemik indeksinin dahada düşük olduğu ve böylece tokluk hissinin daha uzun sürdüğü bilimsel olarak kanıtlanmıştır. 


4- Makarna kilo aldırmaz, şişmanlatmaz.

Makarna bir karbonhidrat çeşididir ve karbonhidratlar da sağlıklı beslenmenin bir parçasıdır.

Sağlıklı beslenme için en iyi yöntem, doğru ve kaliteli seçimler yapmak kaydıyla her üç makro besin grubunu da (karbonhidratlar, yağlar ve proteinler) tüketmek olmalıdır.

Laboratuvar çalışmaları, obeziteden karbonhidratların değil fazla kalori alımının sorumlu olduğunu göstermektedir.

Dünya’da diyabet ve obezite oranları artarken, makarna ve diğer düşük glisemik oranlı yiyecekler – özellikle aşırı kilolu insanlarda- kan şekerinin ve kilonun kontrol edilmesine yardımcı olur.

Makarna Pişirme Usulleri…

Süzme Yöntemi ile Pişirmek:

1- Genellikle kullanılan ve bilinen yöntemdir. Makarnanın miktarına göre, yaklaşık 10 misli su kullanılmaktadır.

2- Yapışmayı önlemek için, 500 gramlık bir paket makarnaya, en az bir çorba kaşığı tuz, 2 çorba kaşığı sıvı yağ (veya margarin) eklenir.

3- Makarnalar, kaynayan suya atılır.

4- İsteğe göre makarnaya koku ve lezzet vermek için, kaynayan suya defne yaprağı, sarımsak, fesleğen, çeşitli baharatlar, dereotu, tarhun, kişniş otu veya soğan konulabilir.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-220.png

5- Makarnaların birbirine yapışmasını önlemek için, suya atılmasından itibaren ara sıra tahta bir kaşıkla karıştırılması gerekmektedir.

6- Tencerenin kapağını kapatmamalı, metal kaşık kullanılmamalıdır.

İlginizi Çekebilir: Tam Size Göre: Süt Reçelli Brownie Tarifi.. Lütfen Tıklayınız…

7- Genelde pişirme süresi 12 dakikadır. ( İtalyan usulü pişirmede, makarnaların diri olması için 9 dakika haşlamak yeterlidir)

8- Pişen makarna süzülerek, ılık suyla yıkanır.

9- Makarna asla soğuk suyla yıkanmamalıdır.

10- Süzülen makarnanın içine az miktarda yağ, karabiber ve tuz eklenerek hafif ateşte ısıtılır.

11- Önceden hazırlanan sos ilave edilerek servisi yapılır.

Demleme Yöntemi İle Pişirmek:

1- Makarnanın vitamin değerlerinin kaybolmaması amacıyla kullanılan bir yöntemdir. 500 gramlık bir paket makarna için, 1.5 litre su kaynatılır.

2- Kaynayan suya atılan makarnalar, suyunu çekene kadar demlendirilerek pişirilir.

3- Makarnaların birbirlerine yapışmasını önlemek için, suya atılmasından itibaren ara sıra tahta bir kaşıkla karıştırılması gerekir.

4- Tencerenin kapağını kapatmamalı ve metal kaşık kullanılmamalıdır. Pişen makarnanın üzerine, 2 bardak ılık su dökülüp çalkalanır ve dirileşmesi sağlanır. Sonra süzülür.

5- İçine; yağ, tuz ve karabiber eklenerek hafif ateşte ısıtılır.

6- Önceden hazırlanan sos ile servisi yapılır.

Al Dente Pişirme…

Pişirme tekniğinden biri olan Al Dente “dişe gelir, diri kıvamda pişmiş” demektir.

Makarnanın “al dente” kıvamında pişmesi için gereken süre ortalama 8 -9 dakikadır. Ancak, bu süre makarnanın cinsine ve kalınlığına göre değişebilir. Bu aşamada paketin üzerindeki pişirme süresine bakarak doğru “al dente” kıvamını yakalayabilirsiniz. 

İlginizi Çekebilir: Kamkat (Kumkuat) Reçeli…. Lütfen Tıklayınız…


Makarnanın içine neler konulabilir?

Makarna sebze, baklagiller, yeşillikler, sızma zeytinyağı ve diğer sağlıklı yiyeceklerle beraber kullanım için bulunmaz bir lezzettir. Daha fazla lezzet ve protein sağlamak için peynir, et, balık veya kabuklu kuruyemişte eklenebilir.

Bir yetişkin için bir öğünde tüketilmesi gereken makarna miktarı 2-3 bardaktır, ki bu da çoğu insanın restaurantlarda tabaklarında görmeye alışık olduğu miktardan daha azdır. Fakat, tabağınızı ekstra sebze ve balık veya baklagiller gibi yağsız proteinlerle zenginleştirebilirsiniz. 

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 😂😂😂

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-216.png

Kaşar Peynirli ve Kremalı Makarna Tarifi:

Malzemelerimiz:

  • ½ paket spagetti makarna,
  • 100 gram rendelenmiş kaşar,
  • 100 gram dana jambon,
  • 200 ml krema,
  • 1 adet yumurta sarısı,
  • 2 diş sarımsak,
  • yeteri kadar karabiber,
  • bir tutam taze fesleğen,
  • yeteri kadar tuz,

Yapılışı:

1- Spagettileri bol su ile haşlayın.

2- Sarımsakları ve dana jambonları zeytinyağında soteleyin.

3- Sonra üzerine kremayı ekleyin. Tuzu, karabiberi ve yumurta sarısını da ekleyip iyice karıştırın.

4- Rendelenmiş kaşarı ve fesleğeni de ilave edip, biraz daha karıştırın.

5- Son olarak haşlanan spagettileri karışıma ekleyip, servisinizi yapın.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 😂😂😂

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı saglik-2.png