Kapat

Geleneksel Ezogelin Çorbası Tarifi…

Anasayfa
Ana Yemek Geleneksel Ezogelin Çorbası Tarifi…

Geleneksel Ezogelin Çorbası Tarifi…

Bulgur buğdayın temizlenmesi, kaynatılması, kurutulması, kabuğunun soyularak değişik tipte değirmenlerde öğütülmesi, farklı boyutlardaki taneciklerinin ayrılmasıyla elde edilen sadece su ve buğdaydan oluşan oldukça değerli ve besleyici, yarı hazır bir gıda maddesidir. Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle… Afiyet olsun… 👍👍👍

Porsiyon: 4 kişilik,

Malzemelerimiz:

  • 1 su bardağı kırmızı mercimek,
  • 1 çay bardağı ince bulgur,
  • 2 çorba kaşığı domates salçası,
  • 1 çorba kaşığı tereyağ,
  • 100 gram Labne peynir,
  • 1 adet kuru soğan,
  • 1 litre su,
  • yeteri kadar kaya tuzu,

Üzeri İçin:

  • yeteri kadar kuru nane,

*** Bir Tutam Faydalı Bilgi ***

Mineral bakımından zengin ve önemli karbonhidrat kaynağı olan bulgur, tahıl grubu içerisinde yer alan değerli bir besindir. Bulguru daha iyi anlamak için ana hammaddesi olan buğdayı çok iyi tanımak gerekiyor.

Yapılışı:

1- Derin bir tencerede tereyağını eritin.

2- Sonra ince doğranan soğanları ekleyin ve pembeleşene kadar kavurun.

3- Ardından domates salçasını ilave edin ve kremamsı bir hal alıncaya kadar kavurup, suyunu ilave edin.

4- Önceden yıkanan mercimekleri, tencereye alın ve bir taşım kaynatın.

5- Bir taşım kaynadıktan sonra içine Labne peynirini ilave edin ve çorbaya iyice yedirin.

6- En sonunda içine bulgur ile tuzu ilave ederek iyice pişirin.

7- Çorbanın üstüne kuru nane serpiştirin ve sıcak olarak servisinizi yapın.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle…Afiyet olsun…👍👍👍

İlginizi Çekebilir: Antakya Mutfağından Sofralarınıza Cevizli Kömbe…Lütfen Tıklayınız…

Kırmızı Mercimek Nedir? Nerelerde Yetişiyor? Özelliği Nasıldır?

Çorba çeşitlerinde ve mercimek köftesi gibi atıştırmalıklarda kullanılan, kültürümüzün vazgeçilmez besin kaynaklarından olan kırmızı mercimek, yüksek protein ve yüksek lif değerine sahiptir.

Mercimekler, mercek şekilli taneleri olan bir bakliyat türüdür. Mercimeklerin rengi beyaz, turuncu veya yeşilden kahverengi ve siyaha kadar birçok çeşitlilik gösterir. Kırmızı mercimek bu baklagiller grubunun içindeki en iyi lezzete sahip olan ve en kolay pişen mercimek türüdür. Protein kaynağı olan kırmızı mercimek beslenme uzmanları tarafından ısrarla tavsiye edilmektedir.

Kırmızı mercimek ekimi, Güneydoğu Anadolu´da yapılmaktadır. Gaziantep, Barak, Şanlıurfa, Viranşehir, Nusaybin, Diyarbakır, Bismil, Mardin, Kızıltepe, Ceylanpınar ve Siverek´te yetiştirilmektedir. Kızıltepe mercimeği böcek yapmamasından dolayı diğer yörelerde yetişen ürünlere nazaran kıymetlidir.

Kabuklu halde toplanan kırmızı mercimek, işlenerek kabuklarından soyulur ve ayçiçek yağı ile cilalanır. Yağ oranı % 3´ü geçmemelidir. Top tane ve yaprak tane olarak satılır. Yaprak tane daha çabuk pişer ve böcek yapma riski yoktur. Kırmızı mercimek Haziran ayında çıkmaktadır.

İlginizi Çekebilir: Sütlü ve Antep Fıstıklı Kek Tarifi…..Lütfen Tıklayınız….

Kırmızı mercimekte diğer bakliyatların aksine yeni mahsulünde taneler serttir, geç pişer. Bu sebeple belli bir müddet eski mahsulün tüketilmesi gereklidir. Mercimek satın alırken içerisinde beyaz, hastalıklı, delikli, hasarlı ve yenik tanelerin olmaması gerekmektedir.

Kırmızı mercimeğin yöresel özellikleri vardır. Bazı yörelerin ürünlerinde böceklenme olmakta, taneler erimemekte ve geç pişmektedir.

Mercimek taneleri, sağlam, bütün, iyi kurutulmuş ve rutubeti en fazla % 14,5 olmalıdır. Yabancı madde, bozuk tane, kalbur altı tane oranı en çok % 0,5´tir. Kırık tane miktarı % 3´ü geçmemelidir.

Bazı fabrikalarda kabuk soyma ve cilalama esnasında “menfaat elde etmek” amacıyla mercimeğe “su verilmekte” dir. İşleme anında pirinçte olduğu gibi kırıklar alınmamaktadır.

Bu tür mercimekler düşük fiyata satılmaktadır. Mercimek alındığında içerisinde böcek görülmez. Fakat alındıktan sonra böceklenebilmektedir. Bu sebeple mercimekte yöre seçimi çok önemlidir.

Kırmızı Mercimeğin Faydaları

Ülkemizdeki en çok tüketilen bakliyatların başında gelen kırmızı mercimek, demir açısından en etkili gıdalardan biridir. Bu özelliği ile hasta veya halsiz düşmüş kişilerde kan yapıcı niteliği vardır.

-Protein miktarı çok yüksektir. Enerji depolanma ve kullanımında gerekli olan ATP’nin temel yapı taşı olan fosforu içermesi bakımından sporla ilgilenen veya beden gücü ile çalışanlar için besleyici ve enerji vericidir.

-Çorba olarak tüketildiğinde kabızlık gibi sorunu olanlarda bağırsakları yumuşatarak sindirimi kolaylaştırır. Farklı tüketiminde hazmı zor olan bir bakliyattır ki bilinen tek zararı da budur.

-Gebelik döneminde anne adaylarının güçsüz düşmesini engeller. Doğum sonrasında anne sütünü arttırıcı bir etkiye sahiptir.

-Yağ oranı düşük ve lifli bir yapıya sahip olan kırmızı mercimek, daha sıkı bir vücuda kavuşmanızı destekler.

-Şeker hastalığı, kalp ve damar hastalıklarına karşı bağışıklığı güçlendirir.

İlginizi Çekebilir:  Kış Aylarının Ziyafeti Tereyağlı Muhallebi…Lütfen Tıklayınız….

İlginizi Çekebilir:  Gaziantep Lezzetlerinden Yağlı Köfte Tarifi....

Nerelerde Kullanılıyor?

Kıvamlı, yerel bir tadı ve kaygan bir dokusu olan mercimekleri ıslatmaya gerek yoktur; kısa pişirme süresi yeterlidir. Mercimek, çorbalarda, haşlamalarda, börek ve kek yapımında, salatalarda, makarna soslarında, atıştırmalıklarda, ve vejeteryan yemeklerinde tat vermesi için kullanılır.

Güney Asya’da, kırık kırmızı mercimek baharat yapımında değerlendirilmektedir. Mercimekten yapılan un, tahıl unu ile karıştırılarak ekmek, kek, bebek maması yapımında kullanılmaktadır.

Mercimek içerdiği zengin protein açısından çoğunlukla et yemeklerinin yanında ikamesinde veya içinde tüketilmektedir.

Pişirme Önerisi:

Pişirmeden önce bolca yıkayınız. Islatmaya gerek yoktur. Yaklaşık 30 dakikada pişer. Kabuğunun açılmaması için tuzu pişmeye yakın ekleyin.

Bunları Biliyor musunuz ?

*Sıcaklığın etkisiyle kırmızı rengini kaybeder ve yapısından dolayı çok çabuk pişer.

*Mercimekli köfte, çok lezzetli ve besleyicidir.

*Besleyici ve lezzetli çorba, kek, ekmek, pilav, püre hazırlayabilirsiniz. Etli yemeklerde ve makarnalarda kullanabilirsiniz.

İlginizi Çekebilir:  Babaya Hediye Yok mu? Babalar Günü Kurabiyesi.Lütfen Tıklayınız….

Yarı Hazır Gıda Maddesi Bulgur…

Bulgur, buğdayın temizlenmesi, kaynatılması, kurutulması, kabuğunun soyularak değişik tipte değirmenlerde öğütülmesi, farklı boyutlardaki taneciklerinin ayrılmasıyla elde edilen sadece su ve buğdaydan oluşan oldukça değerli ve besleyici, yarı hazır bir gıda maddesidir.

Mineral bakımından zengin ve önemli karbonhidrat kaynağı olan bulgur, tahıl grubu içerisinde yer alan değerli bir besindir. Bulguru daha iyi anlamak için ana hammaddesi olan buğdayı çok iyi tanımak gerekiyor.

Buğday, öz kepek ve endosperm olarak 3 bölümden oluşur ve gerekli olan besin öğelerinin birçoğu öz ve kepek bölümü içerisinde yer alır. Endosperm içerdiği karbonhidrat ve az proteinlerle buğdayın sadece enerji veren bir bölümdür.

İlginizi Çekebilir:  Osmanlı Lezzetlerinden Köfteli Yoğurtlu KebapLütfen Tıklayınız….

Buğdayın yapısında bulunan öz ve kepek; çinko, magnezyum, krom gibi mineralleri, diyet posasını, bazı fenolleri, fitatları ve selenyumunu, ayrıca da B12 dışındaki bütün B vitaminlerini içerir.

Tam Tahıl Bulgurun Farkı

Buğdaydan yapılan ürünlerde genel olarak buğdayın işlenmesi esnasında bütün öz ve kepek bölümündeki mikro besinler ayrılmakta ve beyaz ekmekte de olduğu gibi bize sadece buğdayın enerji veren bölümü ulaşmaktadır.

Fakat bulgur tam tahıl tanımına uygun bir üründür; çünkü bu öğütülme aşamasını buğday, bulgur üretimi esnasında yaşamamakta ve protein, vitamin, mineral, diyet posasının, daha yüksek olduğu bir ürün ortaya çıkmaktadır.

Ayrıca makarna ve pirince göre glisemik endeksinin daha düşük olması bulguru bu tarz gıdalar arasında daha da sağlıklı yapmaktadır. Kısaca bulgur; posa, lif açısından zengin, karbonhidrat değeri daha düşük ve protein değeri yüksek oldukça değerli bir gıda maddesi olarak bizlere ulaşmaktadır.

İlginizi Çekebilir:  Lor Peynirli Kemalpaşa (Kırmasti) Tatlısı….Lütfen Tıklayınız….

Bulgurun Faydaları

Günlük 25-30 gram civarında lif ihtiyacımız bulunmaktadır. 1 tabak bulgur bu ihtiyacımızı önemli miktarda karşılamaktadır. Yapısındaki B1 vitaminleri; sinir ve sindirim sistemimizin güçlenmesinde önemli rol oynamaktadır.

Oldukça yüksek miktarda lif içermesi bulguru bağırsak çalışmasından önemli bir pozisyona getirmiştir. Liflerin ayrıca tok tutucu bir özelliğe sahip olması, bulgura kilo kontrolünde etkili olmaktadır.

Bulgurun glisemik endeksini düşük olması sebebiyle, bulgur uzun süre tok tutar, kana yavaş karıştığı içinde diyetlerde kullanılabilecek bir üründür.

İlginizi Çekebilir:  Fırında Portakallı Barbun

Ayrıca da şeker hastalarına tavsiye edilir. Ayrıca salatalarda, sıcak ve soğuk yemeklerde kullanılan bir malzeme olması nedeniyle oldukça çeşitlilik sunan bir üründür.

Bulgurdaki protein, kalsiyum, potasyum ve fosfor pirinçten daha fazladır. B vitaminleri ve demirin miktarı ise pirinç ve makarnadan üç kat daha yüksektir.

Buğdayın kaynatılması sırasında suya geçen mineral maddeler ve B vitaminleri, tane tarafından tekrar emildiği için, bulgurun besin değerinde kayıp olmaz.

İlginizi Çekebilir:  Karadeniz Mutfağından: Kara Lahana Sarması…. Lütfen Tıklayınız….

Bulgur kepekli olması nedeni ile posa yönünden iyi kaynaktır. Bulgurdaki kepek suda çözünmez. Bu yüzden şeker ve yağın emilimini azaltarak kan şekeri ve kan yağlarının yükselmesini önler. Sindirim sisteminin çalışmasını hızlandırarak hareketsizliğin insan vücuduna getirdiği olumsuzlukların bir çoğunu engeller (kabızlık, kalın bağırsak kanseri gibi).

Üretim esnasında uygulanan ön pişirme işlemi ile buğdaydaki nişasta jelatinize olur, kurutma işleminden sonra sert bir yapı kazanır. Dolayısıyla daha uzun süre dayanır.

Ayrıca ön pişirme işleminden dolayı pişirilmesi ve sindirimi kolaylaşır. Bulgur, besleyici, doyurucu, lezzetli ve ekonomik bir besindir.

Bulgur çeşitleri üç ana sınıfta toplanır..

Kepekli Bulgur: 

Durum buğdayından üretilen bu bulgur çeşidi, buğdayın üst kabuğunun daha az soyulmasından dolayı kepek bölümünü, sarı bulgurla kıyaslandığında, çok daha fazla içerir.

Lif miktarı sarı bulgura göre daha fazla olan kepekli bulgur, diyetlerde ve kilo kontrollerinde çokça önerilir.

Esmer Bulgur: 

Halk arasında esmer buğday olarak bilinen bir bulgur çeşididir. Renk ve tat olarak farklı olan esmer bulgurun yapısı daha yumuşaktır. Sarı bulgura göre elastikiyeti daha fazla olan esmer bulgur, daha çok çiğ köfteciler tarafından kullanılır.

Sarı Bulgur: 

En fazla tüketimi olan ve durum buğdayından üretilen bulgur çeşididir. Sarı olması buğdayın türünden ve renginden kaynaklanır.

Besin ÖğeleriPilavlık BulgurPirinçMakarna
Enerji (kcal)338329338
Karbonhidrat (g)70.274.071.4
Protein (g)12.26.710
Yağ (g)0.860.701.40
Posa/Lif (g)8.235.2
Potasyum (mg)328.596.7192.6
Kalsiyum (mg)14.83.712.2
Fosfor (mg)22699121
Demir (mg)1.300.601.60
B1 Vitamini (mg)0.310.100.30
B2 Vitamini (mg)0.070.020.04
Kolesterol
  • B.02.1.TBT.5.01.08.00-181.06.03-1073/3779 TUBİTAK Raporu
  • Besinlerin Bileşimleri: Türkiye Diyetisyenler Derneği Yayını: 1 (Ankara, 1991)

İlginizi Çekebilir: Kırgızların Geleneksel Beş Parmak Yemeği... Lütfen Tıklayınız….

Bulgur Nasıl Yapılıyor?

Temizleme, kaynatma, kurutma, kırılma-öğütme ve eleme-paketleme olmak üzere 5 evreden oluşmaktadır. Bulgur; sırasıyla aşağıdaki süreçlerden geçerek yapılmaktadır.


Temizleme

Temizleme sürecinde, bulgurun hammaddesi buğday, içine karışmış olan arpa, saman vb maddelerden fiziksel ayırma yöntemleri kullanarak arındırılır.

Kaynatma

Temizlemeden sonraki süreçte buğday kaynatılır. Bulgurun kaynatılmasında kullanılan su, son derece önemli olup istenilen lezzetin yakalanmasında da oldukça etkilidir.

Kurutma

Kaynatılan bulgur bir sonraki süreçte kurutulur. Günümüzde modern metotlarla yapılan kurutma işlemi kurutma kuleleri olarak adlandırılan paslanmaz çelikten yapılmış dev kulelerde gerçekleştirilir.

Kırılma-Öğütme

Kurutmadan sonraki süreçte, kurutulan buğday öğütülür. Taş değirmenlerde günümüze uyarlanmış modern metotlarla işlem gerçekleşir.

Eleme

Bulgur farklı boylara göre ayrılır. Bulgur, hepimizin bildiği üzere pilavlarda kullandığımız pilavlık bulgur, kısırda kullandığımız köftelik bulgur gibi irili ufaklı boylardadır.

İlginizi Çekebilir: Pekmezli Yılbaşı Kurabiyesi….Lütfen Tıklayınız….

Krem Şanti’li Saray Sarması….

Ziyaretinize gelen misafirinize fırında olmadan sütlü bir güzel bir tatlı ikram etmeniz çok güzel olacaktır. Yedikçe devamı yok mu dedirten tarifimiz artık mutfaklarınızda yerini alacaktır. Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 👍👍👍

Malzemelerimiz:

Üzeri için:

  • 1 su bardağı soğuk süt,
  • 1 paket Krem Şanti,
  • 2 su bardağı Hindistan cevizi,

Kakaolu muhallebi için:

  • 1 litre süt,
  • 1,5 su bardağı un,
  • 1 yemek kaşığı tereyağı,
  • 1 su bardağı (bir parmak eksik) toz şeker,
  • 2 yemek kaşığı kakao,
  • 1 paket vanilya,
İlginizi Çekebilir:  Zeytinyağlı Fesleğenli ve Kaparili Dil Balığı Tarifi

Yapılışı:

1- Bir fırın tepsisinin üzerini streç film ile kaplayın. 2 su bardağı Hindistan cevizini streç filmin üzerine yerleştirin ve her yere eşit dağılması için elinizle hafifçe düzeltin.

2- Muhallebisi için bir tencereye süt, toz şeker, un ve kakaoyu aktarıp, karıştırarak pişirmeye başlayın.

3- Muhallebi kaynayıp göz göz olunca üzerine tereyağı ve vanilyayı ekleyip, ocağın altını kapatarak yağ eriyinceye kadar karıştırın (koyu kıvamlı bir muhallebi oluyor).

4- Sonra hazırlanan muhallebiyi Hindistan cevizi serpilmiş tepsinin üzerine gezdirerek dökün.

5- Muhallebinin her yerinin eşit ve düzgün olması için bir spatula veya pasta sıvama bıçağı ile düzgünce yayın.

6- Bu şekilde muhallebiyi soğuyuncaya kadar dinlendirin (ilk sıcaklığı çıktıktan sonra buzdolabında yaklaşık 1 saat kadar dinlendirin).

7- Uygun bir karıştırma kabına krem şantiyi ile sütü aktarın (Krem Şanti’nin kolayca kıvam alması için sütün mutlaka soğuk olması gerekli). Krem Şanti katılaştıktan sonra soğuyan muhallebinin üzerini Krem Şanti ile kaplayın.

8- Yine eşit ve düzgün olacak şekilde hepsini tepsiye yayın (Krem Şantiyi sürmeden önce muhallebinin yeterince soğuduğundan mutlaka emin olun yoksa Krem Şanti eriyecek ve görüntüyü bozacaktır).

9- Tatlıyı bu şekilde yaklaşık 1 saat kadar buzdolabında dinlendirin. Dinlenen tatlıyı 12 eşit parça olacak şekilde kesin.

10- Streç filmden destek alarak her bir dilimi hafifçe kaldırın ve rulo şeklinde sarın. Bu şekilde tüm parçaları sararak servis tabağınıza yerleştirin.

11- Üzerlerini dilediğiniz şekilde süsleyerek, buzdolabında 1-2 saat bekledikten sonra servisinizi yapın.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 👍👍👍

İlginizi Çekebilir: Kaşar Peynirli Otlu Kurabiye.Lütfen Tıklayınız….

Kaşar Peynirli ve Patatesli Muska Börek…

Osmanlı döneminden günümüze kadar meşhur olan börek, tüm Balkan ülkelerinde yaygın olarak tüketilen bir hamur işidir. Hammaddesi yufka veya açılmış hamur olan börekler isteğe göre içine konulan malzeme ile birlikte çok lezzetli bir hal alır. Genellikle kıyma, patates, ıspanak, peynir veya çeşitli sebzeler konularak hazırlanan börekler çay saatimizin ve kahvaltı sofralarımızın vazgeçilmez lezzetidir.

Börek türleri içine konulan malzemeler ile çeşitlenip çoğalırken, şekil ve yapılarına göre de adlandırılırlar. Tıpkı tepsiye dizdiğimizde muskayı andırdığı için “Kaşar Peynirli ve Patatesli Muska Börek” diye adlandırılan tarifimiz gibi. Bugün muska şeklinde bir el açması hamur işini sizler için hazırladık. 5 çaylarınızın vazgeçilmezi olacak bu tarif el açması sevenler içindir… Nefis bir patatesli muska börek tarifimiz… Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 👍👍👍

Malzemelerimiz:

  • 3 adet patates,
  • 125 gram oda sıcaklığında tereyağı,
  • 125 gram oda sıcaklığında bitkisel margarin,
  • 100 gram kaşar peyniri,
  • aldığı kadar un,
  • ½ çay kaşığı karabiber,
  • 1 su bardağı yoğurt,
  • 1 adet yumurta,
  • 1 adet yumurtanın sadece akı,
  • 1 adet yumurtanın sadece sarısı (böreğin üzerine sürmek için),
  • yeteri kadar üzeri için sıvı yağ,
  • 1 paket kabartma tozu,
  • ½ tatlı kaşığı tuz,

Yapılışı:

1- Patatesleri haşlayıp soyun ve sıcakken içerisine 100 gram rendelenen kaşar peyniri, ½ çay kaşığı karabiber, ½ tatlı kaşığı tuz ekleyip, ezerek karıştırın.

2- Bir kapta oda sıcaklığındaki tereyağı ve yine oda sıcaklığındaki bitkisel margarin, 1 adet yumurta, 1 adet yumurtanın akı, yoğurt, kabartma tozu ile aldığı kadar unu yoğurun.

3- Elinize yapışmayacak kıvamda bir hamur elde edin ve tezgaha biraz un serperek hamuru rulo yaparak 4 parçaya bölün.

4- Bölünen parçaları bir büyük tabak kadar açıp, kenar kısımlarını keserek düzgünleştirin.

İlginizi Çekebilir: Karadenizin Sevilen Lezzeti Laz Böreği Tarifi.Lütfen Tıklayınız….

5- Üzerine, fırça yardımıyla biraz sıvı yağ sürün ve üç parmak kalınlığında şeritler halinde kesin.

6- Şeritlerin uç kısmına hazırlanan patatesli harçtan koyup, bir sağa bir sola katlayarak muska şeklini verin. Kalan 3 parça hamur için de aynı işlemleri yapın.

7- Yağlı kağıtlı fırın tepsisine dizin ve üzerine fırça ile yumurta sarısı sürüp, susam serpiştirin.

8- Daha sonra önceden ısıtılan 190 derecelik fırında kızarana kadar pişirin.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 👍👍👍