Kapat

Kış Aylarının Sıcak Tarhana Çorbası…

Anasayfa
Ana Yemek Kış Aylarının Sıcak Tarhana Çorbası…

Kış Aylarının Sıcak Tarhana Çorbası…

Belli oranlarda un, sebze ve diğer baharatların katılması ve kurutulması ile elde edilen bir gıda ürünüdür. Tarhananın yapılma zamanı, sebze ve meyvenin çok olduğu yaz aylarıdır. Yapılan tarhana hamurunun fermantasyona uğraması ve sonrasında kurutulması yaz aylarında daha kolay olmaktadır. Tarhana besin değerleri yüksek gıdalar arasında yer almaktadır. Tarhanayı yaparken kullanılan ürünlerden dolayı tarhana içerisinde bolca vitamin ve mineral vardır. Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle… Afiyet olsun…😋😋😋

Porsiyon: 4-6 kişilik,

Malzemelerimiz:

  • 5 çorba kaşığı un tarhanası,
  • 1 çorba kaşığı domates salçası,
  • ½ çorba kaşığı biber salçası,
  • ½ tatlı kaşığı toz isot,
  • 1 tatlı kaşığı kuru nane,
  • yeteri kadar kaya tuzu,
  • 6 su bardağı su,

Yapılışı:

1- Tencereye, tarhanayı koyun ve biraz çözülmesi için suda (1 su bardağı) 15-20 dakika kadar bekletin.

2- Sonra, kalan 5 bardak suyu ve diğer tüm malzemeleri tencereye ilave edin.

3- Orta ateşte, kaynayana kadar karıştırın ve kaynadıktan sonra 1-2 dakika karıştırmadan ocakta bekletin.

4- Ocağı kapatın ve tuzunu atıp, 20-25 dakika kadar dinlenmeye bırakın. Servisinizi sıcak olarak yapın.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle…Afiyet olsun…😋😋😋

İlginizi Çekebilir:  Samsun Mutfağının Lezzeti: Mısır Yarması Çorbası… Lütfen Tıklayınız….

Tarhana Nasıl Yapılıyor?

Malzemelerimiz: 

  • 8 kilo un,
  • 2 kilo yoğurt,
  • 500 gram domates salçası,
  • 10 kilo tarhanalık kırmızı biber,
  • 2 kilo domates,
  • 2 kilo kuru soğan,
  • 20 gram ekmek mayası,
  • ½ su bardağı tuz,

Yapılışı:

1- Kırmızı biberleri yıkayın, saplarını kesin ve çekirdekleri çıkartın. Sonra parçalara bölerek tencereye koyun. Üzerine, 3 bardak su ekleyin ve ocakta kaynamaya bırakın.

2- Domatesin kabukları soyun ve soyulan domatesleri kuşbaşı olarak doğrayın. Sonra, domatesleri ocakta kaynamakta olan kırmızı biberlerin üstüne ilave edin.

3- Domates ve kırmızı biber karışımı kaynamaya devam ederken, ara ara karıştırın. Karışım pişince, ocağı kapatın ve soğumaya bırakın.

4- Biber ile domatesler soğuyunca, bakır kevgirden büyük bir kabın içerisine avucunuzla ovalayarak geçirin. Kalan posaları çöpe atın.

5- Diğer tarafta, kuru soğanı piyazlık olarak doğrayın. Üzerine, kırmızı biber-domates karışımından bir kepçe su alıp içine katın ve büyük bir tavada ocağa pişmek için koyun.

6- Kuru soğanları yumuşayıp, tatlanıncaya kadar pişirin ve soğumaya bırakın.

7- Buğday ununu elekten geçirerek, büyük bir leğene koyun. Ortasını, havuz yapılarak açın. Kırmızı biber ile domates karışımını, buğday ununun ortasına boşaltın.

8- Sırasıyla havuzun ortasına; kuru soğan, yoğurt, yaş ekmek mayası, salça ve tuz ilave edin. Katı malzemeler ezilerek, ortasından kenarlara doğru olacak şekilde karıştırın. Tarhana hamuru, fermantasyon işlemi için hazırdır.

9- Tarhana hamurunun üzerine, temiz bir bez örtün ve 12 saat kadar dinlenmeye bırakın. Tarhana hamurunu günde 3-4 defa yoğurun. 10-12 gün boyunca yoğurma işlemine devam edin.

10- Daha sonra, tarhana hamurundan ceviz büyüklüğünde bezeler kopartın ve temiz bir çarşafın üzerine sererek kurumaya bırakın.

11- Ertesi gün; topak halinde kuruyan tarhanayı, avuç içiyle kevgirden geçirerek toz haline getirin ve tekrar kurumaya bırakın.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle…Afiyet olsun…😋😋😋

İlginizi Çekebilir:  Erzincan Mutfağından Sofranıza Gelen Lezzet: Erişte Çorbası… Lütfen Tıklayınız….

Tarhana Yapımında Kullanılan Malzemeler

Tarhana içinde kullanılan malzemeler yukarıda da bahsettiğimiz gibi bölgesel olarak farklılıklar göstermektedir. Organik tarhana içinde genel olarak domates, yeşil biber, kuru soğan, kırmızı biber, yağlı yoğurt, maydanoz, dere otu (bazı yörelerde tarhana otu), süt, tuz, acı ve tatlı kırmızı biber vardır.

Öncelikle bu malzemeler karıştırılır ve 10 gün kadar bekletilir. Daha sonra içerisinde posaya dönüşen sebzeler süzgeçten geçirilir. Bu mis gibi kokan öze yeterli miktarda un konularak ele yapışacak kıvamda tarhana hamuru yoğrulur ve bu şekilde belli bir süre mayalanmaya bırakılır.

Mayalanma işleminden sonra arzuya göre bir bölümü cam kavanozlarda hamur olarak kiler ya da buzdolaplarında kışa kadar saklanır. Kalan yaş tarhana ise temiz bezlere parça parça serilir ve güneşte ara sıra çevrilerek kurutulur. Bu da elekten geçirilip toz halinde yine kurutulmaya bırakılır. Sonrasında da bez torbalara konularak kışa bırakılır.

Tarhananın Faydaları

  • Tarhana mayalama yani fermantasyon sonucu elde edildiği için her yaş grubu tarafından rahatlıkla tüketilebilecek bir besindir. Özellikle bebek tarhanası ve yaşlıların sık sık tüketmesi gerekmektedir.
  • Bolca vitamin ve mineral barındırır.
  • A, B grubu vitaminleri ile kalsiyum, demir ve çinko minerallerini içerir. Un, biber, domates olduğu için karbonhidrat açısından zengin olan tarhana çorbası protein ve likopen bakımından da zengindir.
  • Tarhana çorbası bağışıklığı güçlendirmesinin yanında kış aylarında sıkça yakalandığımız grip ve soğuk algınlığı gibi hastalık süreçlerinin hızlı atlatılmasını sağlar.
  • Sindirimi kolaylaştırır.
  • Sindirimi kolay olan tarhananın faydaları arasında sindirimi düzenlemesini de oldukça önemli faydaları arasındadır.
  • Kemik gelişiminde etkilidir.
  • Bebekler gibi gelişme çağındaki çocuklar için de çok faydalı olan tarhana, kemik gelişimine de katkı sağlar ve kemikleri güçlendirir.

İlginizi Çekebilir: Sevenleri İçin: Farklı Bir Salatalık Turşusu Yapalım… Lütfen Tıklayınız….

Baharatları Nasıl Saklamalıyız? Baharatlar Bozulur mu?

Kısaca söylemek gerekirse, baharatlar da mutfağımızdaki diğer tüm yiyecek ve besin maddeleri gibi bozulurlar.

Çoğumuzun aklına zaman zaman baharatlar bozulur mu sorusu gelir. Özellikle, sadece bazı tariflerde kullandığımız, her zaman kullanmadığımız ve baharatlığımızda uzun süre kalan, uzun süre gözümüzden kaçan baharat kavanozları zaman zaman kafamızda soru işaretleri doğurur.

Baharatların bozulduğu nasıl anlaşılır?

1- Baharatların bozulması genellikle tadı ve kokusunun gitmesi şeklinde olur.

2- Baharat kullanmanın temel amacı yemeklere lezzet ve koku katmak olduğundan, bu seviyeye gelmiş baharatın kullanım tarihinin geçtiğini kabul etmek daha doğru olacaktır.

3- Baharatların, koku ve tatlarını kaybettikleri noktada, sağlıklı bileşenlerini de kaybetmiş oldukları hiç şüphesizdir.

İlginizi Çekebilir:  Çam Fıstıklı Kabak Mücveri Tarifi.....

4- Baharatların topaklanması durumu ve renginin değişmesi bozulup bozulmadıklarını anlamanın bir diğer yoludur.

Baharatlar ne kadar süre dayanır?

1- Baharatların ideal kullanım süresi 1 yıldır.

2- Bununla birlikte düzgün saklama koşullarında bu süre 2 yıla kadar çıkarılabilir.

3- Baharatların dayanma sürelerini hesaplamak ve takip edebilmek için ilk aldığınızda üzerine aldığımız tarihi not ediniz.

4- Toz biber, pul biber, köri, dolma baharı, kimyon gibi sıcaklıktan çok hızlı etkilenebilen baharatlar olup, bunları buzdolabında saklamayı tercih edin.

5- Böylece saklama sürelerini uzatmış oluruz. Bunun için ağzı sıkıca kapanan kavanozları kullanın.

6- Tüm bunlarla birlikte, baharatları uzun süre kullanmanın en doğrusu baharatları taze olarak satın almaktır.

7- Güvenilir bir satıcı baharatların dayanma sürelerini bilir, alım ve satım miktarlarını ona göre ayarlar, saklama ve satış koşullarını en uygun şekilde sağlar.

8- Baharatları doğru saklamanın kuralı, hem evde son tüketici için hem de satış ve sergileme esnasında, nemsiz, kuru ve ışık almayacak şekilde tutmaktır.

9- Bu nedenle açıkta satılan, güneş ışığına ve sürekli havaya maruz kalan baharatlar satın alınmamalı. Çünkü bu şekildeki ürünlerin, daha mutfağınıza ulaşmadan bayatlamaya başlamış olmaları kuvvetle muhtemeldir.

İlginizi Çekebilir:  Kesmeli Mercimek Çorbası… Lütfen Tıklayınız….

Baharatlar nasıl saklanır?

1- Evde baharatları saklamak için de, kalorifer ve sıcak su borusu gibi ısı değişimlerinin olabildiği noktalardan uzak, sürekli açılıp kapanmayan, içine ışık almayan bir dolabı tercih edilmeli.

2- Kullanım kolaylığı sağladığı için baharatları ocağın çevresinde koymak genellikle çok sık rastlanan bir tercihtir. Ancak ısı değişiminden kaçınmak gerektiği için, bu yöntem doğru değildir.

3- Kullanımının sık olan, sürekli pişirilen yemeklerde kullanılan ve baharat kavanozlarının bir iki haftada bir boşalıp yeniden doldurulan baharatlar için kısmen kabul edilebilir.

4- Ağzı tam kapanmayan plastik poşetler yerine, ağzı sıkı sıkı kapanan ve hava almayan cam kavanozları seçmek, baharatların dayanma süresini artıracaktır.

5- Eğer baharatlar tezgah üzerinde tutulacaksa, cam kavanozlar yerine içine ışık almayan, kapalı porselen kapları kullanmamız daha doğru olacaktır.

6- Baharatları kullanırken de, direkt kavanozdan tencereye boşaltmamak önemlidir. Çünkü bu durumda, baharatlar tencereden gelen buharı içine çekerek, nemlenme nedeniyle bozulması daha çabuk olacaktır.

7- Son olarak, baharatları toz şeklinde değil, tane şeklinde almayı deneyin. Kullanmak istediğimizde zaman kendiniz öğütün. Örneğin, karabiberi tane halinde alabiliriz. Zencefil, zerdeçal, tarçın gibi baharatları, kök veya kabuk şeklinde alıp, küçük bir rende ile rendeleyerek kullanabiliriz.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle… Afiyet olsun…👍👍👍

İlginizi Çekebilir: Süzme Peynirli Ballı Profiterol… Lütfen Tıklayınız….

Yemeklerimizin Tadı-Tuzu İsot…

Yemeklerimizin tadı tuzu olan baharatlar ile, sade yemeği enfes bir lezzete dönüştürmek mümkün oluyor. Yalnızca yemeklerin lezzetine değil, sağlığımıza da sayısız katkısı olan baharatları iyi tanımak ise daha çok önemli oluyor. Bu sayede, hem hangi baharatın hangi yemeğe yakıştığını bilebilir, hem de sağlığımız için en uygun baharatı seçebiliriz.

Dünya mutfaklarında ve Türkiye mutfaklarında kullanılan yüzlerce çeşit baharat bulunmaktadır. Baharatların kullanımı, kültüre göre de farklı oluyor. Çeşitli baharatların karışımı ile hazırlanan “Köri” denilince Hint mutfağının, “Safran” denilince ise aklımıza İran mutfağının gelmesi gibi. Kebap türlerinin ön plana çıktığı ülkemizde ise, aklımıza gelen ilk baharatlardan biri de pul biber oluyor.  

Pul biber almayı düşünürken “İsot” almaya karar verdiğinizde Güneydoğu Anadolu mutfağına uzaksanız, “İsot” ile pul biber arasındaki farkları da bilmiyorsanız, ikisini birbirine karıştırabilirsiniz. Oysa, “Pul Biber” ile “İsot” arasında elde edilişinden, tadına ve kullanım yerlerine kadar pek çok farklılık bulunuyor. O nedenle “Pul Biber” ile “İsot “arasındaki farka bir göz atalım ve özellikle de” İsot” u daha yakından tanıyalım.

İlginizi Çekebilir:  Kayısılı Fırın Muhallebi Tatlısı…. Lütfen Tıklayınız….

İsot Nedir ve Nasıl Elde Ediliyor?

Şanlıurfa ile özdeşleşen “İsot” aslında tıpkı pul biber gibi acı kırmızı biberden elde ediliyor. Pul bibere göre güneş altında daha fazla tutulduğundan rengi siyaha dönüşüyor. Bu işlem, “İsot”un yalnızca rengini değiştirmekle kalmıyor. İsot bu işlem ile kendine özgü bir tada kavuşuyor. Pul biber gibi acı olmayan “İsot”, damaklarda önce hafif tatlı sonra da hafif acı bir tat bırakarak kullananlara ayrı bir lezzet sunuyor.

Yazın toplanan “İsot” biberleri güzelce yıkanır ayıklanır. Temiz bir zemine serilere güneşte kurutmaya bırakılır. En fazla 3 günde kuruyacaktır. Biberler geceleri toplanıp gündüzleri tekrar serilmelidir. Biberler 1. gün toplandığında kırmızı, 2. gün toplandığında mor, 3. gün toplandığında siyah renkte olacaktır. Siyah rengini bulunca biberler toplanıp öğütme makinesiyle öğütülür. Dövülme esnasında zeytin yağı ve tuzda ilave edilir. Baharat olarak kullanılmaya hazırdır.

Baharat olarak çok sevilen bir çeşittir. Köfte çeşitlerine ayrı bir lezzet katar vazgeçilmezidir. Ağzı kapaklı hava almayacak kavanozlarda saklanmalıdır.

İsot’un faydaları;
  • Sindirimi kolaylaştırır,
  • Ülserlere fayda sağlar,
  • Doğal antibiyotik etkisi vardır,
  • Metabolizmayı hızlandırdığı için kilo vermeye yardımcıdır,
  • İdrar söktürücüdür,

İsotun Faydaları Var mı?

Yiyenin içini ısıttığından önce “Isı Ot” adını alan, sonrasında adı günümüzde kullanıldığı gibi “İsot” a dönen bu lezzetli baharatın vücudumuza da pek çok faydası bulunuyor.

Metabolizmayı hızlandırdığından kilo vermeyi hızlandıran İsot, gaz ve idrar sökmeye de yarıyor. Kan şekerini dengeleyen İsot’un kalp ve damar sağlığını koruduğu, sindirim sistemini düzenlediği ve cilde iyi geldiği de biliniyor. Mide rahatsızlığı olanların, İsot’u yoğurtla birlikte tüketmesi tavsiye ediliyor.

İlginizi Çekebilir: Karadeniz Mutfağının Lezzetli Mısır Yarmalı Karalahana Çorbası… Lütfen Tıklayınız….

İsot Hangi Yemeklerde Kullanılıyor?

İsot denilince ilk akla gelen lezzet tabidir ki kebaplar oluyor. İsot kebabın yapımında kullanıldığı gibi, piştikten sonra da servis edildiğinde tercih edilir. Güneydoğu ve Doğu mutfağının bizlere hediyesi olan “lahmacun” ve “çiğ köfte” de İsot ile olması gereken lezzetler arasındadır.

İlginizi Çekebilir:  Kölük Aşı

İsot’un kullanıldığı yiyecekler kebap ve çiğ köfte ile sınırlı değil. İsot, sulu tencere yemeklerine de çok yakışmakta, özellikle ekşili köfte gibi sulu yemeklere sumakla birlikte İsot da ekleyerek yemeğin lezzetini artırılmakta.

İsot’u domatesli, soğanlı kaşık salatalara ekleyebilir ve çorbalarınıza serpiştirerek lezzetini daha da artırabilirsiniz.

İlginizi Çekebilir: Küçük Kek Kağıtlarında Üzümlü Kek Tarifi…  Lütfen Tıklayınız….

Biber Çeşitleri

C vitamini deposu olan ve çeşitli renkleri olan hemen hemen tüm yemeklere yakışan çok çeşitli biberler vardır? Biber, C vitaminin yanı sıra A, B1, B2, E, P, K  vitaminleri yönünden oldukça zengin oluyor. Çorbalarda, et yemeklerinde, salatalarda, mezelerde, menemende vazgeçilmez olabileceği gibi tek başına mangalda pişen ya da kızartması ile son derece leziz olan biberin birçok çeşidi var.

Acısı ayrı lezzet, tatlısı başka lezzetli olan biberin çarliston, köy biberi, dolmalık, sivri, kıl biber, kırmızı biber (kapya), isot, konik, cin, arnavut, mor biber, şili, california wonder,  jalapeno, madame jeanette, aleppo, tabasco, cayanne, habanero, trinidad scorpion cardı, ghost (bhut jolokia),  carolina reaper gibi bir çok çeşidi var.

Semt pazarlarında bizim topraklarımızda yetişen biber çeşitleri çarliston, sivri, dolmalık, kapya, cin, mor biber, arnavut biberdir.

Sivri biberler: 

Bu grupta uzun, narin yapılı, genelde orta koyulukta yeşil renkli, ince duvarlı, genelde tatlı bazen acı biberler yer alır. Bu gruptaki biberler daha koyu yeşil, daha kalın duvarlı, oldukça sert dokulu, daha kısa boyludur. Sivri biber hem acı hem acı olmayan şekilde yetişir ve hem ızgara hem salata hem de sıcak yemeklerin gözdesidir.

İlginizi Çekebilir:  Protein Kaynağı Yumurta Nedir?.. Lütfen Tıklayınız….

Çarliston biberler: 

Sarı ve yeşil renkli çeşitleri olduğu gibi lezzetleri de acı veya tatlı olabilir. Uzun, iri, daha kalın duvarlı ve etli olduğundan ayrı bir grup teşkil eder. Çarliston biber genellikle  yemeklerde kullanılmakta ve özellikle et yemeklerinde ve uzun süre pişen yemeklerde kullanılan tatlı bber türleri arasında çok tercih edilenler arasında.

İri kırmızı biberler: 

Özellikle acı olanlar daha ziyade kırmızı toz biber üretiminde ve pastırma yapımında geniş ölçüde kullanılır. Bu grupta yer alan daha tatlımsı çeşitler ise çoğunlukla biber salçası yapımında ve evlerde özel şekilde hazırlanan turşu yapımında kullanılır. Biber hem salata hem yemek hem de bazı mutfaklarda çorba katığı olarak kullanılabilmektedir. Tatlı yapısı ile çocuklara biber sevdiren türden biberler arasındadır.

Konik biberler: 

Tamamen kızardıklarında daha ziyade biber salçası ve kırmızı toz biber yapımında kullanılır. Yeşil veya sarı renkli, kalın duvarlı, çoğunlukla tatlıdır. Acı türleri de mevcuttur. Konik biber özellikle turşusu çok tercih edilen biberler arasındadır. Diğer bir adıyla halk arasında torpil biber olarak anılmaktadır.

Domates biberler: 

Şekli domatese benzediğinden bu isimle anılır. Kırmızı renkli, dolgun etli ve tatlı lezzetli olan bu biberler ülkemizde salça üretiminde kullanıldığı gibi içi doldurularak turşu halinde de değerlendirilir.

Dolmalık biberler: 

Yuvarlak iri biberler grubunu teşkil eden bu biberler sarı veya muhtelif tonda yeşil renklidir. Renk, irilik ve duvar kalınlıkları değişiklik gösterir. Dolmalık biberler genelde tatlı olurlar fakat acı olanlarına da rastlanır. Genellikle sadece pirinç ile yapılan dolma yemeklerinde tercih edilir fakat bazı mutfaklarda bir çok yemek içerisinde kullanılabilmektedir.

Küçük biberler: 

Bunlar daha çok acı biberlerden oluşur. Halk arasında Arnavut biberi, süs biberi diye anılır. Özellikle turşusu yapılan bu biber az acı biber sınıfındadır etli yapısı ile özellikle ızgara et yanında tercih edilir. Genellikle doğranarak turşu olarak sunulur.

Oldukça acı olan bu türler taze tüketildiği gibi, turşu yapımında da yaygın olarak kullanılır.

İlginizi Çekebilir:  Günde Bir Avuç Vişne Ödem Atmaya Yardımcı OluyorLütfen Tıklayınız….

Mutfakta Kullanılan Malzemelerin Birim Ölçüleri…

Tarif hazırlarken en önemli adımlardan birisi doğru malzemenin doğru miktarda kullanılmasıdır. Katı besinler gram ve kilogram ile ölçülürken, sıvılar ise mililitre, santilitre, litre gibi değerlerle ölçülürler. Bu şekildeki ölçümlere “teknik ölçü” denir.

Teknik ölçünün yanı sıra mutfağımızda en sık kullanılan ölçü birimleri ise; çay kaşığı, yemek kaşığı, su bardağı veya tatlı kaşığı gibi ekipmanlarla yapılan ölçülerdir. Bu çeşit ölçümlere ise pratik ölçülendirme denilmektedir.

Mutfakta genel olarak terazi kullanılmıyor, bunun yerine pratik ölçülendirme kullanılıyor.

Tatlı yapılırken kesin sonuç isterseniz evinizde mutlaka teknik ölçü için terazi bulundurmanız tarifinizin başarılı olmasını garantilemektedir.

Sizler için hazırlamış olduğumuz yazımızda teknik ölçü birimlerine karşılık gelen pratik ölçüleri paylaşacağız.

İlginizi Çekebilir:  New York Usulü Cheese Cake Tarifi….Lütfen Tıklayınız….

Malzeme1 su bardağı1 çay bardağı1 kahve fincanı1 çorba kaşığı
Toz şeker170 gr75 gr65 gr10 gr
Pudra şekeri90 gr50 gr30 gr8 gr
Fındık, badem (dövülmüş)110 gr50 gr40 gr10 gr
Ceviz içi (tane)80 gr40 gr25 gr10 gr
Hindistan cevizi65 gr25 gr25 gr6 gr
Un100 gr45 gr40 gr8 gr
İrmik150 gr70 gr55 gr12 gr
Arpa şehriye150 gr70 gr65 gr12 gr
Pirinç150 gr70 gr65 gr12 gr
Bulgur150 gr70 gr65 gr12 gr
Mercimek170 gr70 gr75 gr14 gr
Nohut140 gr60 gr65 gr14 gr
Fasulye150 gr65 gr60 gr12 gr
Su, süt200 ml75 ml65 ml8 ml
Sıvı yağ170 ml85 ml70 ml10 ml
Margarin (erimiş)180 gr80 gr70 gr10 gr
Salça225 gr100 gr80 gr18 gr
Tuz280 gr130 gr20 gr
Kakao125 gr55 gr40 gr7.5 gr

Ölçüm tablomuzda temel olan ve en sık kullanılan malzemelerin, hangi kap içinde kaç gram etmektedir.

İlginizi Çekebilir:  Bulgurlu Çiriş Otu Yemeği Tarifi...

İlginizi Çekebilir: Böğürtlen Nasıl Kullanılır? Faydaları Nelerdir? Lütfen Tıklayınız….

Ölçü Birim Çevirici

Su Bardağı (cup) Sıvı Ölçü Kılavuzu

Amerika US ölçü birimi = 1 cup = 1 su bardağı ölçüsü ile eşdeğerdir.

Su Bardağı (cup) Sıvı Mililitre (ml)

  • 1 su bardağı 240 ml
  • ¾ su bardağı 180 ml
  • ⅔ su bardağı 160 ml
  • ½ su bardağı 120 ml
  • ⅓ su bardağı 80 ml
  • ¼ su bardağı 60 ml

Yemek Kaşığı/Çorba Kaşığı Sıvı Ölçüleri

Amerika US birimi = 1 tablespoon (tbsp) = 1 yemek kaşığı ölçüsü ile eşdeğerdir.

Yemek Kaşığı (tbsp) Sıvı Mililitre (ml)

  • 1 yemek kaşığı 15 ml
  • 2 yemek kaşığı 30 ml
  • 3 yemek kaşığı 45 ml
  • 4 yemek kaşığı 60 ml
  • 5 yemek kaşığı 75 ml

Çay Kaşığı/Tatlı Kaşığı Sıvı Ölçüleri

Amerikan US ölçü birimi = 1 teaspoon (tsp) = 1 çay kaşığı ölçüsü ile eşdeğerdir.

Tatlı Kaşığı (tsp) Sıvı Mililitre (ml)

  • 1 çay kaşığı 5 ml
  • 2 çay kaşığı 10 ml
  • 3 çay kaşığı 15 ml
  • 4 çay kaşığı 20 ml
  • 5 çay kaşığı 25 ml

İlginizi Çekebilir: Mis Gibi Kahveli Karamelli Kurabiye.. Lütfen Tıklayınız….

Su Bardağı – Yemek Kaşığı – Tatlı Kaşığı Arasındaki Dönüşümü

Su Bardağı (cup) Ölçüsü Yemek Kaşığı (tbsp) Çay Kaşığı (tsp)

  • 1 su bardağı 16 yemek kaşığı ya da 48 çay kaşığı
  • ¾ su bardağı 12 yemek kaşığı ya da 36 çay kaşığı
  • ⅔ su bardağı 11 yemek kaşığı ya da 32 çay kaşığı
  • ½ su bardağı 8 yemek kaşığı ya da 24 çay kaşığı
  • ⅓ su bardağı 5 yemek kaşığı ya da 16 çay kaşığı
  • ¼ su bardağı 4 yemek kaşığı ya da 12 çay kaşığı

Un = Gram Dönüştürme

Un /Gram (gr)

  • 1 su bardağı 140 gram
  • ¾ su bardağı 105 gram
  • ⅔ su bardağı 93 gram
  • ½ su bardağı 70 gram
  • ⅓ su bardağı 47 gram
  • ¼ su bardağı 35 gram
  • 1 yemek kaşığı 9 gram

Şeker = Gram Dönüştürme

Şeker Gram (gr)

  • 1 su bardağı 200 gram
  • ¾ su bardağı 150 gram
  • ⅔ su bardağı 135 gram
  • ½ su bardağı 100 gram
  • ⅓ su bardağı 70 gram
  • ¼ su bardağı 50 gram
  • 1 yemek kaşığı 13 gram

Su/Süt = Gram Dönüştürme

Su/Süt Gram (gr)

  • 1 su bardağı 240 gram
  • ¾ su bardağı 180 gram
  • ⅔ su bardağı 160 gram
  • ½ su bardağı 120 gram
  • ⅓ su bardağı 80 gram
  • ¼ su bardağı 60 gram
  • 1 yemek kaşığı 15 gram

İlginizi Çekebilir:  Nohut Köftesi Fırında Falafel… Lütfen Tıklayınız….

Bademin Faydaları Nelerdir? Nasıl Tüketilmelidir?

Badem; gülgiller familyasına ait olan badem ağacının meyvesidir. Badem ağacının neredeyse her yerde yetişme gibi bir özelliği vardır. Acı badem, asla kuruyemiş ya da bir meyve değildir. Bilinçsiz tüketimlerde zehirlemeye neden olabilir. Acı bademin, 2-3 tane yendiği takdirde idrar söktürücü, öksürük kesici ve kurt düşürücü gibi faydalı özellikleri bulunur.

Acı bademin fazlası vücudu zehirleyebilir. O nedenle; 10 adet acı badem yemek bağırsak bozukluğuna, 20 adet ise zehirlenmelere neden olabilir. Mümkün oldukça az yemek gerekir. Zehirlenme meydana gelirse, sarımsaklı cacık yenmesi önerilir ve acilen doktora gitmek gerekir.

Acı bademin faydaları saymakla bitmez ancak, fazla tüketildiği zaman zehirlenme görülebileceği ifade ediliyor. Acı bademi, günde 2-3 adetten fazla tüketmemekte fayda vardır.

Acı Badem Bitkisi Yan Etkileri Nelerdir

*10 adet acı badem yenilmesi mecburiyetinde bağırsak bozukluğuna, 20 tane tüketilmesinde ise zehirlenmelere yol açabilir.

*Acı Bademin Uygulanışı Tedavisi için mümkün oldukça az tüketmek gereken bitki türleri içerisindedir.

*Zehirlenmeye maruz kalınırsa hemen sarımsaklı cacık tüketilmesi fayda sağlayacaktır.

*Zehirlenmede hemen acil olarak bir doktora gidilmelidir.

Acıbadem Yağı Nedir?

Yağ oranı açısından zengin olan badem bitkisinden üretilen yağlar; “acıbadem yağı” ve “tatlı badem yağı” olarak ikiye ayrılmaktadır. Tüketiciye tıbbi özellikler sunan acıbadem yağı, yüzyıllardır insanlar tarafından kullanılmaktadır. Günümüzde genellikle cilt ve saç bakımında kullanılan acıbadem yağı, zengin besin içeriği sayesinde vücudumuza farklı açılardan fayda sağlıyor.

Acıbadem Yağı Ne İşe Yarar, Faydaları Nelerdir?

Nemlendirici özellikleri ile öne çıkan acıbadem yağı, özellikle kuru cilt tipine sahip kişilerin gönül rahatlığı ile kullanabileceği bitkisel yağ çeşitlerinden biridir. Zengin besin içeriği sayesinde insan vücuduna birçok açıdan fayda sağlayan “acıbadem yağı” nın faydaları:

  • Nemlendirici etkisi sayesinde özellikle kış aylarında cildinizin nem dengesini sağlayarak cildinizin kurumasının önüne geçiyor.
  • Öksürüğün giderilmesinde etkili olan acıbadem yağı, mukusların açılmasını sağlayarak solunum yolu rahatsızlıklarının giderilmesine yardımcı oluyor.
  • İdrar söktürücü özelliği vardır.
  • Acıbadem yağı, vücudunuzda bulunan kurtların düşürülmesine etkili oluyor.
  • Acıbadem yağı, düzenli tüketilmesi, kan şekerinin yükselmesini sağlayarak üşümenize engel oluyor.
  • Hoş bir kokuya sahip olan acıbadem yağı teneffüs edildiğinde yorgunluğu giderici bir özellik gösteriyor.
  • Vücudunuzda stres oranının düşürülmesini sağlayan acıbadem yağı, sinirli ruh halinin giderilmesinde de etkili oluyor.
  • Makyaj yapmadan önce cildinize masaj yaparak acıbadem yağı uygulamanız, cildinizi makyaja hazırlayacaktır.

İlginizi Çekebilir: İspanya Mutfağının Böreği Empana…. Lütfen Tıklayınız….

  • Acıbadem yağı, makyajın temizlenmesinde de etkilidir.
  • İçerisinde yüksek miktarda bulunan E vitamini sayesinde acıbadem yağı, ciltteki kırışıklıkların, akne ve sivilce lekelerinin giderilmesinde etkili oluyor.
  • Acıbadem yağı, zengin içeriği sayesinde güneşten oluşan yanıkların giderilmesinde de etkili oluyor.
  • Sindirim sistemini rahatlatan acıbadem yağı, kabızlığın giderilmesinde de etkili oluyor.
  • Çatlayan dudaklarınıza birkaç damla acıbadem yağı sürüp masaj yapmanız halinde dudaklarınızın sağlığını koruyabilirsiniz.
  • Saçlar üzerinde de olumlu etkiler gösteren acıbadem yağı, saç derisinde oluşan kepek probleminin giderilmesinde etkilidir. Acıbadem yağı bunun yanı sıra saçlarınızın sağlıklı bir biçimde uzamasına olanak da sağlıyor.

Acıbadem Yağı Nasıl Kullanılır?

Acı badem yağı cilde nasıl uygulanır,  saça nasıl uygulanır merak edilmektedir. Kullanım alanları oldukça geniş olan acıbadem yağı, vücudumuza birçok fayda sağlıyor. Bu şifalı yağı, haricen cildinize masaj yaparak uygulayabileceğiniz gibi şampuanınıza, saç kreminize ya da banyo suyunuza ekleyerek de kullanabilirsiniz.

Acıbadem yağını içerek kullanmayı düşünüyorsanız öncesinde doktorunuza danışmanız sağlığınız açısından yararlı olacaktır. Acıbadem yağını sabah kahvaltılardan sonra bir su bardağı suyun içerisine 3 veya 4 damla damlatarak içebilirsiniz.

Acı badem yağı ile tatlı badem yağı arasındaki farklar nelerdir?

Badem yağları genel olarak tatlı badem ürünleri kullanılarak üretilmektedir. Fakat bazı ürünler de acı bademden elde edilir. Temelde tatlı badem ile acı badem arasında benzerlikler olsa da tatlı badem yağı sabit yağ sınıfına girmektedir. Yine tatlı badem yağı içinde faydalı yağ asitleri bulunur. Ancak, acı badem yağında yağ asitleri bulunmaz ve bu yüzden”esansiyel” sınıfına girer.

İlginizi Çekebilir: Hastalıklardan Korunabilmek İçin Neler Yapabiliriz?..Lütfen Tıklayınız….