Kapat

Kuzu Etli ve Yoğurtlu Çorba: Lebeniye Tarifi…

Anasayfa
Ana Yemek Kuzu Etli ve Yoğurtlu Çorba: Lebeniye Tarifi…

Kuzu Etli ve Yoğurtlu Çorba: Lebeniye Tarifi…

Lebeniye, Güneydoğu Anadolu bölgesine ait bir çorba tarifidir. Adına, köfteli çorba ya da etli çorba da deniliyor. İsmi, Leben kelimesinden türemiştir ve Arapça’da yoğurt demektir. Tam ismine layık yoğurtlu bir çorbadır. Sağlıklı ve huzurlu günleriniz olması dileğiyle… Afiyet olsun…😂😂😂

Porsiyon: 6-8 kişilik,

Malzemelerimiz:

  • 500 gram süzme yoğurt,
  • 150 gram yağsız kuzu kuşbaşı,
  • 3 yemek kaşığı sızma zeytinyağı,
  • ½ su bardağı haşlanmış nohut,
  • ½ çay bardağı pirinç,
  • ½ kaşık un,
  • 1 adet yumurta,
  • ½ yemek kaşığı nane,
  • yeteri kadar karabiber,
  • yeteri kadar kaya tuzu,
  • 2-3 su bardağı su,

Yapılışı:

1- Tencerede kuzu etini; su, tuz, karabiber ile yaklaşık 1 saat kadar haşlayın.

2- Haşlanan etleri tencereden çıkarıp didikleyin ve tekrar tencereye koyun.

3- Tencerenin içine haşlanmış nohut, pirinç ile karabiberi ilave edin ve 30 dakika daha pişirmeye bırakın.

4- Diğer tarafta ayrı bir tencerede yoğurdu, yumurta ile unu birlikte iyice çırpın ve kısık ateşte ocağa koyun. Ocakta iken, yoğurtdan dumanlar çıkıncaya hiç durmadan çırpmaya devam edin.

5- Diğer tarafta pişen nohut-pirinç karışımını tencerenin altını kapatın ve yoğurdu içine ilave edin. Yoğurdu içine ilave ederken, yoğurdun kesilmemesi için karıştırarak ve ağır ağır ilave edin.

6- Bir tavada zeytinyağını kızdırın ve içine naneyi koyun. Zeytinyağ ile kızaran naneleri çorbanın üzerine dökün ve güzelce karıştırıp servisinizi yapın.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 😂😂😂

Lezzetini Seveceğiniz Soya Köftesi…

Soya bitkileri baz alınarak un, protein tozu, süt, sos ve yağ gibi oldukça çeşitli ürünler oluşturulmaktadır. Faydası saymakla bitmeyecek olan fasulyenin tüm metabolizma üzerinde olumlu etkileri olduğunu söylemek mümkündür. Diyabet hastalığı, kemik sağlığı, hormonal sağlık, organ hasarları, vitamin ve mineral eksikliklerinin hemen hepsinde etkili bir yiyecektir. Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 👍👍👍

Porsiyon: 2 kişilik,

Malzemelerimiz:

  • 100 gram soya kıyması (GDO’suz soya olmasına dikkat ediniz),
  • 1 adet yumurta,
  • 1 yemek kaşığı domates püresi,
  • 3 diş sarımsak,
  • 1 adet orta boy kuru soğan,
  • 3 çorba kaşığı tam buğday unundan galeta unu,,
  • yeteri kadar kuru kekik,
  • yeteri kadar taze yeşil maydanoz,
  • yeteri kadar kimyon,
  • yeteri kadar karabiber,
  • doğal kaya tuzu,

Yapılışı:

*Soya kıymasına, baharatları ve tuzu ilave ederek domates püresi ile yumuşatın.

*Soğan, sarımsak ve maydanozu iyice kıyıp soya kıymasına ilave ederek az yoğurun.

*Daha sonra, üzerine yumurtayı da ilave ederek yoğurun. Gerektiği kadar galeta unu ilavesi yapın.

*Köfteye şekil vermeden önce, yoğurulan karışımı 1 saat buzdolabında dinlendirin.

*Sonra, avucunuzla köfteye şekil verip tava veya ızgarada pişirin.

*Semizotu salatası ile servisinizi sıcak olarak yapın.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 👍👍👍

*** Bir Buket Faydalı Bilgi ***

1 porsiyon soya köftesi içerisinde 245 kalori, 27 gram protein, 2.5 gram yağ ve 29 gram karbonhidrat vardır. Bu değerler de bu tarifin yağdan yoksun yüksek proteinli ve düşük kalorili olması sebebiyle hem çok sağlıklı hem de diyet yapmak isteyenlerin bir öğünde çok rahat bir şekilde tüketebileceği bir tarif olduğunu göstermektedir. Mutlaka denemenizi tavsiye ederiz. Sağlıklı kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun…

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-14.png

Soya Soslu Et Sote Tarifi….

Soya Soslu Et Sote yemeği Uzak Doğu mutfağından bizim mutfağımıza yakın bir etli yemek tarifidir. İçindeki zengin malzemeler ve baharatlar sayesinde çok beğeneceğiniz bir et yemeğidir. Özel davetler için özel yemek menülerini süsleyecek nefis bir tarif olacaktır. Yapılışı oldukça basit olan soya soslu et sote, sadece malzemelerin doğrama şekli ile soslar farklılık gösterir. Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 👍👍👍

Porsiyon: 6-8 kişilik,

Malzemelerimiz:

  • 500 gram dana eti (şeritler halinde kesilmiş bonfile),
  • 4 yemek kaşığı soya sosu,
  • 1 yemek kaşığı bal,
  • 2 yemek kaşığı margarin,
  • 1 adet kabak (şeritler halinde kesilmiş),
  • 2 adet havuç (şeritler halinde kesilmiş),
  • 2 adet çarliston biber (şeritler halinde kesilmiş),
  • 1 adet kırmızı biber (şeritler halinde kesilmiş),
  • 2 adet sarı dolmalık biber (şeritler halinde kesilmiş),
  • 1 tatlı kaşığı taze zencefil (rendelenmiş),
  • 1 adet kuru soğan (şeritler halinde kesilmiş),
  • 1 tatlı kaşığı köri,
  • yeteri kadar karabiber,
  • yeteri kadar tuz,

Yapılışı:

*Wok tavaya (yoksa büyükçe bir tava) 2 yemek kaşığı margarin ile etleri atın. Etleri, suyunu bırakıp tekrar çekene kadar pişirin.

*Suyunu çeken etleri, başka bir kaba alın.

*Aynı tavaya, kalan margarini ve köriyi ekleyip kokusu çıkana kadar kavurun.

*Daha sonra, aynı boyutlarda kesilen soğan, biberler ve havucu tavaya ekleyip kavurun.

İlginizi Çekebilir:  Koruk Ekşili, İrmikli Yahni Tarifi...

*Kavrulan sebzelere, zencefil rendesi ve kabağı, soya sosu ile balı ilave edin. Kokular ve aromalar birbirine karışana kadar kavurun. Tuz ve karabiber ile tatlandırın.

*En son olarak kenara aldığınız etleri, kavrulan sebzelerin üzerine katıp etler ısınana kadar ocakta tutun. Servisinizi yemeği soğutmadan yapın.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 👍👍👍

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı soya-fasulyesi-1.png

Asya Mutfağının Soya Fasulyesi ve Faydaları…

Soya Fasulyesi, B1 ve B2 vitaminleriyle E ve K vitaminlerini ihtiva eder. Niacin  maddesince, madeni tuzlar,  kalsiyum bakımından zengindir. Buna ilâveten bol miktarda fosfor, demir, bakır, manganez, potasyum ve sodyum ihtiva eder. Soya fasulyesi, vücudumuzun muhtaç olduğu protein bakımından da en zengin ve mükemmel bir gıda maddesidir.

Soya fasulyesi olarak da adlandırılan soya bitkisi, Doğu Asya baklagilleri arasında yer almaktadır. Asya yemekleri ile ünlenen bu bitki, binlerce yıldır lezzetini kaybetmeden dünya geneline taşınmıştır. Günümüzde çoğunlukla Güney Amerika, Kuzey Amerika ve Asya kıtalarında yetiştirilen bu bitki, uygun koşullar altında hemen her kıtada yetiştirilmeye uygundur.

Asya kökenli bir bitki olan Soya Fasulyesi (Glycine max) baklagiller familyasındandır. Çin, Kore ve Japonya’da ıslahı yapılmış ve yüzyıllar boyunca tarım bitkisi olarak ekilip biçilip tüketilmiştir. 20. Yüzyılın başlarında batıda da yetiştirilmeye başlanmıştır. Üreyen Altın, Kutsal Bitki, Harika Bitki, Kemiksiz Et gibi isimleri de vardır. Tazesine “Edamme” denir.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı soya-fasulyesi.png

Soya bitkileri baz alınarak un, protein tozu, süt, sos ve yağ gibi oldukça çeşitli ürünler oluşturulmaktadır. Faydası saymakla bitmeyecek olan fasulyenin tüm metabolizma üzerinde olumlu etkileri olduğunu söylemek mümkündür. Diyabet hastalığı, kemik sağlığı, hormonal sağlık, organ hasarları, vitamin ve mineral eksikliklerinin hemen hepsinde etkili bir yiyecektir.

İlginizi Çekebilir: Mutfağınızın En Sevilen Lezzetlerinden Elmalı Kısır.. Lütfen Tıklayınız…

Mutfakta diğer fasulyeler gibi taze ve kuru olarak tüketilebilir. Soya yağı, soya sütü, soya yemi, soya eti, soya tofu/tempesi, soya sosu çeşitleri mevcuttur. Soya fasulyesinden soya et , kıyma , köfte, dolma, makarna, mantı, börekler, tas kebabı, yahni gibi bir çok yemek çeşidi yapılabilmektedir.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı soya-filizi.png
soya filizi

Ayrıca; gıda dışında petrol sanayi, cam sanayi, eczacılık, kozmetik, kaplama, tekstil ve seramik sanayi olmak üzere sayısız sanayi sektöründe kullanılmaktadır.

Besin değeri…

Soya, %18-24 oranında yağ ve %35-45 oranında protein içerir. %30 karbonhidrat ve %5 oranında mineral, çok sayıda vitamin ve değerli aminoasitler içerir.

Soya bitkisi, farklı iklim bölgelerine uyumludur. Dünyanın pek çok yerince başarıyla yetişmektedir. Yine de en iyi verim Mayıs-Eylül ayları arasında sıcaklığın 25°C olduğu iklimlerde alınır. 18°C’nin altındaki ve 40°C’nin üstündeki sıcaklıklar soyanın gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir. Soya, çok kumlu topraklar hariç, değişik toprak türlerinde yetişebilir.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-173.png

Sağlığımıza Faydaları…

*Damar sertliği ve kalp-damar hastalıklarına karşı vücudu korur. Damar tıkanıklığı riskini azaltır. Soya kalbimizin dostudur, kalp hastalıklarıyla baş etmemize yardımcı olur: Yapılan araştırmalarda, günlük diyete soya katıldığında, birkaç hafta içinde kolesterol düzeyinin düştüğü gözlemlenmiştir. Bunun nedeni, soyanın içerdiği doymamış yağlar, linoleik asitler, omega 3 yağ asitleri ve yüksek orandaki liflerdir.

*Vücuttaki yağları eritme özelliği vardır. Vücuda giren yağların depolanmadan yok edilmesini sağlar. Bu nedenle kilo vermeye yardımcıdır.

*Beyin fonksiyonlarının sağlıklı ve doğru çalışmasına yardımcı olur. Güçlü bir beyin besleyicisidir.

*Kronik yorgunluk sendromuna ve zarar gören karaciğer hücrelerinin onarımına yardımcı olur.

*Yaşlanma etkilerini azaltır.

*Kolesterol seviyesini düşürür.

*Hayati organların ve damarların yağlanmasını engeller. İçerdiği kolay çözülen ve çözülmeyen yüksek orandaki lifleriyle kabızlığı ve diğer kalın bağırsak rahatsızlıklarını geçirir.

*Şeker hastalarında insülin ihtiyacını azaltır. Soya kan şekeri düzene sokar: Bu bakımdan şeker hastaları için değerli bir besindir.

*Sivilce, ekzema, sedef gibi cilt hastalıklarının tedavisinde kıymetli bir maddedir.

*Ciltteki sarı-kahverengi görünüm veren yağ depolanmalarının ortadan kalkmasına yardımcı olur.

*Soya yüksek tansiyonu düşürür: Bunun nedeni, yüksek oranda potasyum, kalsiyum ve demir içermesidir.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-174.png

İlginizi Çekebilir: Mis Gibi Taze Lor Peyniri Kurabiyesi.. Lütfen Tıklayınız…

*Soya kadınlarda, menopozun oluşturduğu sıkıntıları hafifletir: Yapılan araştırmalar, günde 45 gr. soya unu ya da ezmesi yiyen menopoz dönemindeki kadınların, bu diyete başlamasından 6-12 hafta sonra ateş basması ve gece terlemelerini atlattığını göstermiştir.

*Soya değerli bir kas yapıcısıdır: içerdiği yüksek orandaki protein ve aminoasitler gibi maddeleriyle soya, sporcuların vazgeçmemesi gereken bir besin maddesidir.

Soya Fasulyesi Nasıl Tüketilir ve Pişirilir?

Taze ve kuru haliyle vejetaryen menülerinin vitamin kaynağı olan ve yemek kültürümüzde kendine has bir yer bulan soya fasulyesi, haşlanarak çeşitli yemeklerin yanında servis edilir veya kendi yemeği yapılır.

İlginizi Çekebilir:  Yılbaşı Ziyafeti: Fırında Hindi Tarifi

Soya fasulyesinin pişirilmesi ise oldukça kolaydır. Sert bir yapıda olan ve kolay pişmesi için bir gece önceden suda ıslatılan fasulye, ertesi gün bol suda yıkanarak haşlama işlemine geçilir.

Ortalama olarak 20- 25 dakika haşlandığında yumuşayan soya, tarife uygun bir şekilde hazırlanarak servis edilir.

Besin Değerleri;

100 gram çiğ (pişirilmemiş) soya fasulyesinin içerdiği besin
değerleri şunlardır:

  • 141 kalori,
  • 14 gr. protein,
  • 10,1 gr. karbonhidrat,
  • 0 kolesterol
  • 17,3 gr. yağ (bunun %84’ü
  • doymamış yağlardır)
  • 1.4 gr. lif,
  • 191 mgr. fosfor,
  • 83 mgr. kalsiyum,
  • 3 mgr. demir,
  • 510 mgr. potasyum,
  • 0,9 mgr. çinko,
  • 660 IU A vitamini,
  • 0,31 mgr. B1 vitamini,
  • 0,13 mgr. B2 vitamini,
  • 1,2 mgr. B3 vitamini,
  • 54 mgr. folik asit,
  • 17 mgr. C vitamini ,
  • 1,1 mgr. E vitamini,

Kırmızı Et Nedir ve Faydaları?….

** Kırmızı et, başta protein olmak üzere demir, çinko mineralleri ile B12 vitamini kaynağıdır. 100 gramında yaklaşık 119 kkal enerji vardır. İçeriğinde bulunan demir kırmızı kan hücrelerinin oksijen taşıması için gereklidir. Çinko hem bağışıklık sisteminde hem de DNA sentezinde rol oynarken B12 vitamini ise sinir sistemini destekler. Kırmızı ette bulunan proteinin vücutta kullanılabilirliği bitkisel proteinlere kıyasla çok daha yüksektir.

** Etin içeriğindeki Kreatin, B6, B12 vitaminleri ve OMEGA-3 beyni geliştirir. İçerdiği besinler kısa sürede enerjiye dönüşerek vücudun zinde kalmasına destek olur. Özellikle, Kreatin ve protein bakımından zengin olması sayesinde kas yapımını ve gelişimini destekler.

** Kırmızı et ve suyu demir, çinko ve magnezyum gibi kemik sağlığı ve gelişimine faydalı mineraller bakımından oldukça zengindir. Demir açısından çok zengin bir besin kaynağı olduğu için anemiyi (kansızlık) engeller ve kan sağlığının korunmasını destekler.

** Selenyum açısından zengindir, kolon kanseri gibi ciddi hastalıklardan korunmaya yardımcıdır.

** İçerdiği B kompleks vitaminleri sayesinde saç, cilt ve göz sağlığını korur.

Çocuklar İçin Gerekli Bir Besin Kaynağı

** Bilimsel verilere göre, 4-6 yaş arasındaki çocukların fiziki ve zihinsel gelişimlerini tamamlayabilmeleri için günde 20-25 gram protein tüketmeleri gerekir. Bu da yaklaşık olarak 100-125 gram kırmızı et demektir. 7-9 yaş arasındaki çocukların günlük protein ihtiyacı 26-38 grama çıkarken, 10-13 yaş aralığında ise 39-60 gram arasında değişiklik gösterir.

** Kırmızı et protein, demir ve B grubu vitaminler bakımından çok zengin bir besin kaynağı olması nedeniyle çocukların zihinsel ve fiziksel gelişimi açısından olmazsa olmazdır.

** Yeterli miktarda kırmızı et tüketmeyen çocukların zihinsel faaliyetlerinde durgunluk, kas ve iskelet sisteminin sağlıklı gelişememesi, kansızlık ve bünye zayıflığı gibi rahatsızlıkları ortaya çıkarabilir.

İlginizi Çekebilir: Cizre’den Acılı Bulgur Pilavı…. Lütfen Tıklayınız…

Hamilelik Durumunda…

** Et proteinlerinin en önemli özelliği, insan organizması tarafından sentezlenemeyen ve dışarıdan besin maddeleriyle birlikte mutlak alınması gereken temel aminoasitleri yeterli ve dengeli bir biçimde içermesidir. Kırmızı et, gebelikte hem anne hem de bebek sağlığı için iyi bir protein, demir ve B vitamini kaynağıdır.

** Bu nedenle, özellikle hamilelik döneminde vücudumuzun yapıtaşları olan kaliteli et proteinlerinin et tüketimi yoluyla anne adayları tarafından alınması gerekir.

** Hamilelikte normal dönemlere oranla, günlük olarak 10 ile 14 gram fazla protein almak gerekir. Bu oran hamileliğin sonlarına doğru daha da artmalıdır.

Et Alınırken Nelere Dikkat Edilmeli?

1- Et güvenilir yerden satın alınmalıdır. Etin özelliğine göre damgalanmış olmasına, siz satın alırken parçalanmış, canlı ve parlak kırmızı renkte olmasına, yüzeyinde aşırı ıslaklık ve yapışkanlık bulunmamasına dikkat edilmelidir.

İlginizi Çekebilir: Doldurma Kabak Tatlısı… Lütfen Tıklayınız…

2- Alınan etin tüketicilerde hastalanma riski yaratmaması ve besleyici olabilmesi için, hayvanların kesilmeden önce mutlaka veteriner hekim kontrolünden geçmiş olmalıdır.

3- Hayvanın kesiminin, parçalanmasının, soğutulmasının, ambalajlamasının ve paketlemesinin teknik ve hijyenik şartları taşıyan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca onaylanmış tesislerde ve usullere uygun olarak yapılmış olmasıdır.

4- Et uzun süreli muhafazaya bağlı olarak, yüzey rutubetini kaybetmiş ve kurumaya bağlı olarak donuklaşmış, koyu kahve veya kararmış olmamalıdır.

5- Dondurulmuş ürün alınıyorsa, son kullanma tarihi mutlaka kontrol edilmelidir.

6- Etin kendine özgü kokusunun dışında ağırlaşmış kötü bir kokusu, ilaç kokusu veya dezenfektan kokusu olmamasına dikkat edilmelidir.

7- Günlük ihtiyaçtan fazla alınan etler, tek seferde tüketilebilecek porsiyonlara bölünerek, derin dondurucularda muhafaza edilmelidir.

8- Kasaptan veya reyondan et satın aldıktan sonra mümkün olduğunca kısa sürede eve getirilmeli ve buzdolabında muhafaza edilmelidir.

İlginizi Çekebilir:  Hiç Bademli Pirinç Pilavı Denediniz mi?

9- Kaynağı belli olmayan markasız ürünler satın alınmamalıdır.

İlginizi Çekebilir: Kıymasız Soyalı Ispanak Köftesi Tarifi.. Lütfen Tıklayınız…

Et Tüketiminde Rengine Dikkat Edilmeli…

1- Etin rengi parlak kırmızıdır. Oksijene maruz kalmamış (örneğin vakumla paketlenmiş) et bordo veya morumsu renktedir. Ortalama 15 dakikalık havayla temasından sonra, etin rengi parlak kırmızıya döner.

2- Et buzdolabında 5 gün civarında saklandıktan sonra rengi kahverengiye dönebilir. Uzun süre bekleyerek kahverengiye dönmüş et bozulmuş olabilir. Rengi dışında hoş olmayan bir kokusu ve yapışkan bir dokusu da oluşur.

3- Eti tüketirken yapısına ve rengine dikkat edilmesi gerekmektedir.

Marketten Et Ne Zaman Alınmalı?…

** Et kolay bozulabilir bir besin olduğu için alışverişte en son almaya dikkat edilmelidir.

** Alışverişte her türlü sızıntının önüne geçmek için çiğ et paketlerini ayrı ayrı plastik torbalara koyun ve hemen tüketmeyecekseniz +4 derecede buzdolabında veya -18 derecede dondurucuda saklayın.

** Buzdolabında saklanan eti, 3-5 gün içinde de mutlaka tüketmeye önem verin.

Önceden Pişirilmiş Et Nasıl Tüketilmeli?…

1- Köfte veya hamburger gibi önceden pişirilmiş etleri aldığınızda sıcak olmasına dikkat ediniz ve 2 saat içinde de (ortam sıcaklığı 30 derecenin üstündeyse 1 saat içinde) tüketin.

2- Pişirilmiş et, +4 derecede kapalı kaplarda buzdolabında veya -18 derecede dondurucuda saklayın.

3- Buzdolabında saklanan pişmiş et, en fazla 3-4 gün içinde soğuk olarak ya da 75 dereceye kadar yeniden ısıtarak tüketilmeli.

Et Nasıl Saklanmalı?…

Günlük tüketiminizden daha fazla et alımında, eti porsiyonlara bölerek dondurmak daha uygun olacaktır. Etler kıyma haline getirilecek ise kıyma makinasının dezenfeksiyonu yapılmalı ve içinde kesinlikle et kalıntısı olmamalıdır. Parça etler üzerinde kan bulunmamalı ve sarı, yeşil veya farklı oluşumlar olmamalıdır. Donmuş etleri çözdürmenin en doğru yolu, etleri buzluktan alıp buzdolabı sıcaklığında (+4° C) bekleterek çözdürmek olacaktır. Çözdürülmüş etleri tekrar dondurmak hijyen kuralarına aykırı olup, sağlık için de sakıncalı bir işlemdir.

1- Hemen tüketilmeyecek olan et derin dondurucuda saklanmalı. Derin dondurucuda saklanacak olan eti, çiğ olarak küçük parçalar halinde veya pişmiş olarak plastik buzdolabı poşeti ya da yağlı fırın kağıtlarında saklanmalıdır.

2- Et, kesinlikle alüminyum folyoya sararak saklamayın. Alüminyum bir süre sonra ete geçmeye başlayacağı için, sağlık açısından tehlikeli olacaktır.

3- Dondurulmuş et, en çok 1 yıl içerisinde tüketilmelidir. Dondurulmuş eti çözdürmek için buzdolabının alt raflarında bekletiniz.

4- Dondurulmuş eti bir sefer çıkartıp çözdürdükten sonra, yeniden dondurmayın. Çözülmüş et, en kısa zamanda tüketilmelidir.

Sağlıklı ve Mutlu Kalmanız Dileğiyle.. Afiyet olsun… 

İlginizi Çekebilir: Sebze Yemeği Yapalım: Bulgurlu Ispanak… Lütfen Tıklayınız…

Kırmızı Etin Kolesterol İçeriği Yüksek midir?

Her besin grubunda olduğu gibi, yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri kırmızı et için de geçerlidir. Bir porsiyon 85 gram pişmiş yağsız kırmızı et 76 mg kolesterol içerir. Amerikan Kalp Derneği’ne göre günlük kolesterol alımı 300 mg ile sınırlandırılmalıdır. Bazı hayvansal besinlerin 100 gramındaki kolesterol miktarı şu şekildedir:

Hayvansal Besinler
(100 gram)
Kolesterol
(mg)
Dana eti (az yağlı)70
Dana eti (yağlı)110
Keçi eti57
Koyun eti (az yağlı)140
Koyun eti (yağlı)160
Karaciğer (dana)511
İşkembe (sığır)250

Et Alerjisi Nedir?

Kırmızı et yedikten sonra burun tıkanıklığı, vücutta kaşıntı veya mide bulantısı hatta nefes darlığı baş dönmesi sonrasında baygınlık hissi gelişmişse et alerjisi akla gelmelidir. Ülkemizde özellikle kurban bayramında et alerjisi artış gösterebilmektedir.

Et alerjisi sığır, kuzu, keçi gibi hayvanların etlerini yedikten sonra karşımıza çıkabilmektedir. Bir et alerjisi hayatta her zaman gelişebilir. Bir tür ete alerjiniz varsa, tavuk, hindi ve ördek gibi diğer etlere ve özellikle tavuk etine de alerjiniz var olabilir.

Araştırmalar, süt alerjili çocukların çok küçük bir yüzdesinin de sığır eti alerjisi olduğunu göstermektedir. Süte karşı alerjisi olan çocukların diyetinden sığır etini de çıkarmanız gerekip gerekebilir. Çocuk alerji uzmanları bu konuda yardımcı olur.

Ixodes ricinus ( kedi ve köpeklerde bulunan keneler) ve Amblyomma americanum cinsi kenelerle ısırılmak ile et alerjisi arasında bir ilişki olduğunu gösteren çalışmalar vardır. Et alerjisi olanların büyük çoğunluğunda öncesinde kene tarafından ısırıldığı görülmüştür.

Kırmızı Et Alerjisi Belirtileri Nelerdir ?

Kırmızı et tüketiminden sonra;

  • Ciltte kaşıntı kızarıklık ve kabarıklık şeklinde ürtikeryal döküntü,
  • Mide bulantısı, mide krampları, hazımsızlık, kusma, ishal, karın ağrısı,
  • Burun akıntısı, tıkanıklık,
  • Hapşırma,
  • Baş ağrısı,
  • Astım,
  • Anafilaksi, nefes darlığı baş dönmesi ile birlikte olan alerjik reaksiyon,

şikayetleri ortaya çıkıyorsa kırmızı et alerjisinde söz edilebilir.

İlginizi Çekebilir: Lezzetli Bir Tarif: Tavuklu Yumurtalı Pilav… Lütfen Tıklayınız…