Kapat

Karadeniz Mutfağından Fırında Hamsi Kuşu…

Anasayfa
Ana Yemek Karadeniz Mutfağından Fırında Hamsi Kuşu…

Karadeniz Mutfağından Fırında Hamsi Kuşu…

Beslenmemizde balık önemli ve kaliteli bir protein kaynağıdır. Balık yağları “omega-3” yağ asitleri bakımından zengindir. Balıkta bulunan bu yağ asitleri kan damarlarını koruduğu gibi kalp krizi riskini azaltacaktır. Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle… Afiyet olsun…😀😀😀

Porsiyon: 4-5 kişilik,

Malzemelerimiz:

  • 1 kilo hamsi (temizlenmiş kılçıksız hali 800-850 gram),
  • 1 su bardağı mısır unu (veya tam buğday unu),
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı,
  • 1 çay kaşığı toz karabiber,
  • 1 tatlı kaşığı tuz,

Yapılışı:

1- Geniş bir tepsiye un ve tuz ile karabiberi koyun. Elinizle karıştırarak tepsinin tabanına yayın.

2- Kılçıkları çıkartılan hamsileri, derileri aşağıda kalacak şekilde unlu tepsiye yerleştirin. Balığın iç kısımları birleşecek şekilde, iki balığı birbirine yapıştırın.

3- Unlanan balıkları yağlı kağıt serili fırın tepsisine yan yana sıkıştırarak balıklar bitene kadar yerleştirin.

4- Zeytinyağını balıkların üzerine gezdirin.

5- Önceden 200 derecede ısıtılan fırında, hamsiler kızarana kadar yaklaşık 20 dakika kadar pişirin.

6- Fırından çıkartıp, sıcak sıcak servisinizi yapın. 

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle… Afiyet olsun…😀😀😀 

Balık Nedir? Faydaları Nelerdir?

Beslenmemizde balık önemli ve kaliteli bir protein kaynağıdır. Balık yağları “omega-3” yağ asitleri bakımından zengindir. Balıkta bulunan bu yağ asitleri kan damarlarını koruduğu gibi kalp krizi riskini azaltacaktır.

Omega-3 yağ asitleri, balıkların türlerine göre azalır ve çoğalır. Çeşitli balık türlerinin içerdeği yağ asitleri miktarı %1 den %25 kadar değişkenlik göstermektedir.

Az yağlı balıklarda balık yağları, kas etinde değil daha çok karaciğerde depolanır. Çok yağlı balıklarda ise balık yağları, deri altı ve kaslarda depolanmaktadır.

Çok yağlı balıklara örnek: uskumru, ringa balığı, yılan balığı, somon v.s.

Az yağlı balıklara örnek: morina balığı, deniz somonu, mezgit balığı v.s.

İlginizi Çekebilir: Patatesli Çerkez Mantısı Tarifi… Lütfen Tıklayınız…

Balık, yağda çözülür vitaminlerden A ve D vitamini ile B grubu vitaminlerden zengindir. Mineral olarak balık eti; potasyum, demir, kalsiyum ve iyot bakımından oldukça zengindir. Haftada 1-2 kere balık tüketimi, iyot yetersizliği görülen bölgelerde insanlarda oluşan guatr hastalığının oluşumunu engeller.

Balık eti çok açık renklidir. Bunun sebebi, kaslarında kırmızı kasların az olmasından kaynaklanmaktadır. Balık eti düşük oranda bağ dokusuna sahip olmasından dolayı sindirimi kolaydır. Bu yapısıyla balık eti çabuk bozulur. Yukarıda bahsettiğimiz protein, enerji, vitamin ve minerallerden yararlanmak için, balık tüketimi yaparken balığın taze tüketilmesine özen gösterilmelidir. Afiyet olsun…

Balıklar Hakkında Yanlış Bilinenler ve Doğruları Nelerdir?

1- Yanlış Olarak Bilenen:

Balıkla beraber yoğurt ve diğer süt ürünleri yenmemelidir. Çünkü zehirlenmeye yol açıyor.

İlginizi Çekebilir:  Tavada Balık Kızartması Nasıl Yapılır?

Doğrusu:

Bu bilginin hiçbir gerçekliği ve doğruluğu yoktur. Bazı deniz ürünleri, süt ürünleri içeren soslarla hazırlanıp tüketilebilmektedir. Önemli olan her iki ürünün de taze olmasıdır.

Ürünlerden birinin bayat olması sağlığımız açısından istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Fakat bu diğer et ve süt ürünleri için de geçerli olup sadece balığa özgü bir risk değildir.

2- Yanlış Olarak Bilenen:

Konserve balıklar sağlık açısından zararlı olabilir.

Doğrusu:

Konserve işleminde balıklar pişirildikten sonra sos ve sıvı yağ ile kutulanarak yüksek sıcaklıkta sterilize edilirler. Böylece bakteri yönünden güvenli hale getirilerek uzun süre muhafaza edilebilmeleri sağlanır. Dolayısıyla en az diğer ürünlerin konserveleri kadar sağlıklıdır.

3- Yanlış Olarak Bilenen:

Dondurulmuş balıkları tüketmek risklidir.

Doğrusu:

Dondurulmuş gıdalar uzun süre sağlıklı bir şekilde saklanabilme özelliği taşır. Çünkü mikroorganizmalar çok düşük ısıda faaliyet gösteremezler. En taze su ürünleri hiçbir katkı maddesi kullanmadan derhal dondurularak tüketicilere sunulur. Her ürün gurubunda ve her sektörde olduğu gibi güvenilir marka ve işletmelerin dondurulmuş ürünlerini güvenle tüketilebilir.

4- Yanlış Olarak Bilenen:

Lakerda, çiroz ve marinat çiğ olduğu için sağlık açısından zararlıdır.

Doğrusu:

Bu ürünlerde pişirme işlemi yapılmamakta fakat pastırma veya turşuda olduğu gibi tuzlama, salamura ya da kurutma işlemi sayesinde bu ürünler de tüketime hazır hale getirilmektedir. Bilinen ve güvenilir markalar tarafından hazırlanan bu tür gıdalar sağlık açısından hiçbir sakınca içermemektedir.

5- Yanlış Olarak Bilenen:

Hamilelikte balık tüketmek sakıncalıdır.

Doğrusu:

Hamilelikte balık tüketiminin bebek gelişimi için çok önemli faydaları vardır. İçerdiği vitamin ve mineraller fetüs gelişimi açısından son derece değerlidir.

Ancak, sushi gibi çiğ balık ve midye ile uzun ömürleri sebebiyle insan sağlığı açısından zararlı olan ağır metalleri bünyelerinde biriktirme özelliği taşıyan ton balığı, kılıç gibi balıkların hamile ve emziren hanımlar tarafından çok tercih edilmemesi isabetli olacaktır.

Bunun dışında hamsi, sardalye, çinekop, mezgit, levrek, alabalık gibi balıkların bayat olmamak koşuluyla hamilelikte tüketimi önerilmektedir.

Balıklar Sağlıklı Olarak Nasıl Saklanır?

Dondurma yöntemi ile saklamak…

Balıklar kış aylarında oda sıcaklığında en fazla bir gün tazeliklerini koruyabilir. Eğer, birkaç gün sonra tüketilecekse mutlaka temizlenip buzdolabına konulup saklanmalıdır. Buzdolabının +5 derecelik bölmesinde 3 güne kadar balıklarınızı bekletebilirsiniz.

Balıklarınızı daha uzun zaman saklayıp tüketmek istiyorsanız, “derin dondurucu” ya ihtiyacınız var demektir. Derin dondurucularda ya da buzdolabınızın derin dondurucu bölümünde hamsi, sardalya gibi küçük balıklar 3 ay, 3-4 adeti bir kilo gelen Çipura, Lüfer gibi balıklar 5 ila 6 ay, bir kilodan büyük balıklar ise 6 ila 8 ay süre ile bekletilebilirler. Balık etinin diriliğini korumak için, dondurmadan önce hafifçe tuzlamalısınız.

İlginizi Çekebilir:  Arpa Şehriyeli Toyga Çorbası Tarifi

Dondurulan balıkları, çözdürdünüz takdirde tekrar dondurmayınız. Aksi halde bakteri üretecektir. Bu nedenle, balıkları kullanacağınız porsiyon miktarına göre paketlemenizi ve üzerine de dondurduğunuz tarihi içeren bir etiket yapıştırmanızı öneririz.

Tütsüleme yöntemi ile saklamak…

Çiftçilerin ve avcıların kullandığı besin saklama yöntemlerinden olan tütsüleme, yiyeceklere güzel bir aroma da katan iyi bir gıda saklama şeklidir.

Tütsüleme (ya da fümeleme) gıdaların dumana maruz bırakıldığı bir çeşit pişirerek saklama tekniğidir. En çok peynir, et ve balıkta kullanılır. Somon, mersin, alabalık, istavrit, uskumru, lüfer, sardalya ve yılan balığı bu yöntemin en yaygın kullanıldığı balıklardır.

Tütsülemede; gıdanın içerisindeki suyun bir kısmı işleme yöntemiyle uzaklaştırılır. Dumanda yer alan patojen düşmanı bazı maddeler, işleme yoluyla gıdaya geçer ve gıdada mikroorganizmalar üremesini önleyerek gıdanın daha uzun süre dayanmasını sağlar.

Tütsülemede meşe, akçaağaç, kayın gibi sert ağaçlar kullanılır. Reçineli ağaçlar ise tütsülemeye uygun değildir. Tütsülemede kullandığınız ağaç türü gıdaya kendine özgü aromasını verecektir.

Bu geleneksel yöntem dışında, gelişen teknolojiyle artık tütsüleme yapılan fırınlar da mevcuttur.

Tütsüleme Nasıl Yapılır?

Balığı kan kalmayacak şekilde iyice temizleyip yıkayın. Sonra elinizi ıslatarak tuza batırın. Kullanacağınız tuz; kaya tuzu, iyotlu tuz ya da deniz tuzu değil, iyotsuz sofra tuzu ya da konserve tuzu olmalıdır. Elinize yapışan tuzlarla karın boşluğu dahil balığı iyice ovalayıp tuzları yedirin.

Tuzlanan balıkları karınları yukarı doğru bakacak şekilde bir kaba dizerek ya da kuyruklarından asarak hafif rüzgarlı ve direkt güneş ışığına maruz kalmayacakları bir şekilde yaklaşık 10 saat kurumaya bırakın.

Kuruduktan sonra yukarıda bahsedilen ağaç türlerinden birinin talaşını kapaklı mangal ya da tütsü fırınına hazırladıktan sonra ızgarayı, talaşlara değmeyecek şekilde 10 cm kadar yukarı yerleştirin.

Balıkları, mangalın kenarlarına değmeyecek şekilde dizerek, ateşi yakın ve mangalı üzerine koyun. Mangalın kapağını iyice kapattığınızdan emin olun.

Balık bu dumanla tütsülenecek, seçtiğiniz ağacın talaşıyla aromalanacak ve lezzetlenecektir.

Tuzlama yöntemi ile saklamak…

Et ve balığı tuzlayıp saklayan ilk uygarlığın Mısırlılar olduğu ve çok daha eski tarihlerden kalan Mısır mezarlarında tuzlanmış balık ve kuş etinin bulunduğu bilinmektedir.

Balıkların tuzla muhafaza yöntemlerinde ülkeler arası ve aynı coğrafya içerisindeki farklı bölgelerde farklı uygulama şekilleri bulunmaktadır. Dünyada tuzlu balığın en yaygın olarak kullanıldığı ülkelerin başında İspanya, Kuzey ülkelerinde ise İzlanda ve Norveç gelmektedir.

İlginizi Çekebilir:  Sofranızın Tavuk Lezzeti Helise...

Bizde balıkların tuzlanarak saklanması daha çok sahil kesimlerinde balıkların Marine edilmesi veya Salamura edilmesi şeklinde yapılmaktadır. Karadeniz bölgesinde de hamsi balığı üzerine yapılmış değişik tuzlama yöntemleri mevcuttur.

Nakliye, soğutma ve işleme tekniklerinin günümüzde gelişmesi ile Karadeniz Bölgesi’nde eskiden bir ticari mal olan tuzlanmış balık, artık önemini yitirmiştir. Sadece, yöresel bir lezzet olarak kısmen devam etmektedir.

Van Gölü’nden avlanan İnci Kefalinde ise bu yöntem halen kullanılmaktadır. Tuzlu balık yörede “Şor” balık diye adlandırılır.

Balık Nasıl Tuzlanır?

Birinci yöntemde; balık önce tuzlanır ve bir gün boyunca kendi suyunda bekletilir. Sonra, suyu süzdürülür ve yeniden kat kat tuzlanarak sandığa dizilir.

İkinci yöntemde ise; tuzlanıp beklemeye bırakılan balıklar, ertesi gün çıkarılır ve yaklaşık bir saat boyunca güneşe serilir. Bu şekilde suyu çekilen balıklar tuzlanarak sandığa dizilir.

Tuzlama yapılırken temizlenmiş 3 kilo balık için 1 kilo tuz kullanılmaktadır. Tuzlama işleminde kullanılacak olan tuzun temiz, iyotsuz ve kalın olması önemlidir. İnce tuzlar, balığın dokusuna nüfuz edemeden eriyeceği için balık dokusundaki suyun dışarı çıkmasını sağlayacak ortam oluşturmaz. Bu nedenle ince tuz kullanılarak yapılan tuzlama işlemlerinde bozulmalar olabilir.

İlginizi Çekebilir: Çok Kolay Tarif: Havuç ve Kremalı Makarna.. Lütfen Tıklayınız…

Eğer, kuru tuzlama yapılmayacaksa uygun kaplar kullanılmalıdır. Tahta kasa ve çuval gibi uygun olmayan malzemelerin kullanılması, tuzlama ve depolama için olumsuz ortam oluşturacağından balığın bozulmasını çabuklaştırır.

Hem kuru tuzlama yönteminde, hem de salamura tuzlama yöntemlerinde tuzlanmış balıkların soğuk ortamlarda saklanması gerekmektedir.

Konserve yöntemi ile saklamak…

Palamut Konservesi…

Malzemelerimiz:

  • 2 adet Palamut balığı,
  • 8-10 adet tane karabiber,
  • 4 yemek kaşığı domates rendesi,
  • 2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı,
  • 1 adet defne yaprağı (isteğinize göre),
  • 2 tatlı kaşığı kaya tuzu,

Konservenin Yapılışı:

1- Balığın kılçık, baş, iç organlarını ayıklayıp soğuk suyla yıkayın ve iyice temizleyiniz.

2- Dilimlenen (ya da fileto olarak kesilen) balığı soğuk su ile yıkanarak çok sıkıştırmadan kavanoza yerleştirin.

3- Diğer malzemelerini de kavanoza ekleyerek kavanozun kapağını sıkıca kapatın.

4- Kavanozunuzu, kapağı yukarı bakacak şekilde bir tencerenin içine yerleştirin. Tencereye kavanozun üstünü örtecek kadar su doldurup, 2 saat (düdüklü tencerede 30 dakika) kadar kaynatın.

5- Kavanozu, sudan bir maşa yardımıyla dikkatlice çıkararak ters vaziyette, kapağı tabana gelecek şekilde bir bezinin üstüne alın ve bir gece boyunca dinlenmeye bırakın. Artık, Palamut konserveniz hazırdır.

6- Konservenizi oda sıcaklığında ve doğrudan ışık almaması şartıyla 24 ay saklayabilirsiniz.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 👍👍👍