Kapat

Gribe Ne İyi Gelir? Hangi Besinler Tüketmeliyiz?

Anasayfa
Blog Gribe Ne İyi Gelir? Hangi Besinler Tüketmeliyiz?

Gribe Ne İyi Gelir? Hangi Besinler Tüketmeliyiz?

Grip enfeksiyonuna yakalandıktan sonra hızla iyileşebilmek, hastalığın şiddetini ve uzamasını önlemek için, grip veya soğuk algınlığı tedavisi sırasında dengeli ve yeterli beslenme çok önemlidir.

Enfeksiyon hastalıklarında vücudun enerji ihtiyacı sağlıklı insan vücuduna göre daha fazla olmaktadır. Vücudun gereksinim duyduğu enerji ihtiyacının karşılanması için; protein, posa, vitamin ve minerallerden zengin bir beslenme programı uygulanması önerilmektedir. Grip ve soğuk algınlığında su tüketimi de olası sıvı kaybı nedeniyle günlük 2,5-3 litre civarında olmalıdır.

Grip ya da soğuk algınlığına iyi gelen bağışıklık sistemine destek sağlayacak vitamin, mineral ve besinler:

C vitamini: 

Doktora danışılmadan her gün alınan vitamin formundaki C vitamini gribi önlemenin yolu değildir. “C vitamini” vitamin formunda değil, besinlerden alınmalıdır. Çünkü, “C vitamini” besinlerden alındığında bu gıdalardaki fotokimyasal maddelerden de yararlanılır. 

C vitamini; yeşilbiber, maydanoz, tere, roka, karnabahar, ıspanak, kivi, portakal, limon, mandalina, domates, greyfurt, nar, kuşburnu gibi besinlerde bol miktarda bulunmaktadır.

Çinko ve selenyum: 

Bağışıklık sistemi için önemli minerallerdir. Selenyum; karides, somon, ton balığı gibi deniz ürünlerinde, mantar, dana, et, soğan ve sarımsakta bulunur.  

İlginizi Çekebilir: Farklı Bir Lezzet İstavrit Tava.. Lütfen Tıklayınız…

Savunma mekanizması için önemli bir yeri olan Çinko ise kabak çekirdeği başta olmak üzere; çiğ fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, hindi eti, kuzu eti, kuşkonmaz ve mantarda bulunur.  Bu iki mineral de vücudun toksinlere karşı savaşan hücrelerini güçlendirir.

Omega 3 yağ asitleri: 

Bunlar en değerli yağlardır. Omega -3 yağ asitleri kan basıncını düşürüyor, aynı zamanda kanın pıhtılaşma eğilimini ve koroner hastalık riskini azaltıyor.

Balık, omega-3 dışında vücudun üretemediği elzem aminoasitleri de içerir ki bunlar hücrelerin yenilenmesi ve yaşlanmaya karşın gereklidir.

Çiğ fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar da “Omega 3” içermektedir.

İlginizi Çekebilir:  Tavuk Cordon Bleu Tarifi…Lütfen Tıklayınız….

Beta-karoten:

Balkabağı, havuç, ananas, hurma ve kayısı en fazla beta-karoten içeren sebze ve meyvelerdir.

Kuersetin içeren turunçgiller, elma, kırmızı üzüm, soğan, çilek, dut, böğürtlen gibi meyveler ve kırmızı soğan gibi besinlerin de bağışıklık sistemi için önemli güçlü bir antioksidan olarak grip ve soğuk algınlığında tüketilmeleri gerekiyor.

Prebiyotik besinler, zencefil, zerdeçal, kakule ve ekinezya da bağışıklık sisteminin etkinliğini destekler. Ginseng, değerli ve etkili bir bitkidir. Ginseng; vücut direncini artırır, bağışıklık sistemini düzenler.

İlginizi Çekebilir:  Kişniş Nedir? Faydaları Nelerdir?…Lütfen Tıklayınız….

Gripten korunmanın yolları neler?

Gripten korunmak için verilen öneriler;

1- Grip temas yoluyla bulaşabildiğinden, hasta kişiyle temas edilmemelidir.

2- Hastanın kullandığı eşyalardan (havlu, bardak vb…) uzak durulmalıdır.

3- Gün içinde eller bol su-sabun ile sık sık yıkanmalıdır.

4- Eller bir süre yıkanmadıysa; yüze, göze, ağza temasta bulunulmamalıdır.

5- Mutfak tezgahı, lavabo gibi yüzeyler virüs barındırabileceğinden sık sık temizlenmelidir.

6- Grip olanların maske takması grip enfeksiyonunun diğer insanlara bulaşmasını önleyebilir. Diğer yandan hasta olmayan kişiler de hasta olanların yanına giderken maske kullanmalıdır.

7- Bulunulan kapalı ortam (iş yeri-okul vb.) sık sık havalandırılmalıdır.

8- Havaya göre giyinmeli, dengeli ve sağlıklı beslenmeye dikkat edilmelidir.

9- Gripten korunmanın en önemli yollarından biri de grip aşısı olmaktır.

Grip aşısı kimlere yapılmaz?

6 aydan büyük herkes grip aşısı olabilmektedir. Özel durumlarda aşının kesinlikle uygulanamayacağı kişiler ise şöyledir:

1- 6 aydan küçük bebekler,

2- Yumurta veya grip aşısının birleşenlerine karşı alerjisi olanlar,

İlginizi Çekebilir:  Toprak Güveç Kullanımı ve Bakımının Yapılması....

3- Hamileliğin ilk 3 ayı içinde olan kadınlar (Doktorun gerekli gördüğü durumlarda aşı olunabilir),

4- 38 derece üstünde ateşi olan hasta kişiler,

5- İnfluenza aşısı yapılmasını takiben 6 hafta içinde Gullian- Barre sendromu geçirme öyküsü olan kişiler,

İlginizi Çekebilir:  Günde Bir Avuç Vişne Ödem Atmaya Yardımcı Oluyor…Lütfen Tıklayınız….

Böğürtlen Nasıl Kullanılır? Faydaları Nelerdir?

Böğürtlen, gülgillerden Rubus cinsine ait kırmızı ya da mor renkli lezzetli ve çok yönlü bir meyvedir. Vitaminler, mineraller ve lif bakımından oldukça zengindir. Yüksek antioksidan özelliği yanı sıra iltihap ve bakteri önleyici özelliği vardır. İyi bir aminoasit kaynağıdır ve zararlı kolesterol içermez. Bu meyveyi yabani olarak bulup kullanmak ve taze tüketmek önemlidir. Böğürtlen, meyve salatalarına, keklere ve turtalara eklenebilir veya reçel yapımında kullanılabilir. Ayrıca kurutulmuş kök ve yapraklarından çay yapılarak tüketilebilir. En yüksek 10 antioksidan besinden biridir.

Ülkemizde Karadeniz, Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerinde yetişir. Fundalıklarda, bahçelerde, çalılıklarda ya da yol kenarında yetişen böğürtlenin birçok çeşidi bulunmaktadır. Genelde Ağustos ve Eylül ayında meyve verir.

Böğürtlen Nasıl Kullanılır?

Böğürtlenin meyvesi, kökü ve yaprakları kullanılabilir. Kökü ve yaprağı kaynatılarak “çay” olarak içilebilir. Ayrıca yaprakları kaynatılarak “gargara” gibi kullanılabilir. Meyvesini taze olarak tüketmek besin değerinden tam olarak yararlanabilmenizi sağlar. Yoğurtla karıştırıp yiyebilirsiniz. “Reçeli” ve” şurubu” da son derece lezzetlidir.

İlginizi Çekebilir: Kahvaltı Sofranız İçin Kabaklı Yumurta Tarifi… Lütfen Tıklayınız….

Böğürtlenin faydaları nelerdir?

  • İltihap önleyicidir, Kalp ve damar sağlığını korur,
  • Beyin sağlığını korur, hafızayı güçlendirir,
  • Adet ağrısına ve kanamasına iyi gelir,
  • Ağız sağlığına iyi gelir,
  • Sindirimi güçlendirir,
  • Göz sağılığını korur, Kemik sağlığını korur,
  • Cilt sağlığını korur ve kırışıkları önler,
  • Kilo vermeye yardımcı olur,
  • Kanın normal pıhtılaşmasını sağlar,
  • Bağışıklık sistemini düzenler,
Böğürtlenin Vitaminleri ve Besin Değeri

A, B1, B2, B3, B6, B9, E, C ve K vitaminlerini, potasyum, kalsiyum, sodyum, fosfor, magnezyum, demir, çinko, bakır, mangan ve selenyum minerallerini, lifleri ve organik asitleri içermektedir.

Böğürtlen Çayı Nasıl Hazırlanır?

Taze böğürtlenleri kaşıkla ezip suyunu çıkartın ve posasıyla birlikte kaynar suya atın. On dakika kadar kaynattıktan sonra posayı süzün. Suyunu çay olarak içebilirsiniz. Günde iki fincandan fazla tüketilmemesi önerilir.

Böğürtlen Kökü Çayı

En önemli özelliği sakinleştirici etkisidir. Tüketilen çay vücudun vitamin ve mineral ihtiyacını karşılamak için faydalıdır. Sinirsel hastalıklar ve anksiyete için doğal bir reçetedir.

Yapılışı:

Bir büyük fincana 1 tatlı kaşığı böğürtlen kökü kurusu yeterlidir. Önce su kaynatılır ve ocaktan alınarak böğürtlen kökü eklenir. On dakika kadar demlendikten sonra içilir.

İlginizi Çekebilir:  Leziz mi Leziz Kavurmalı Bulgur Pilavı…Lütfen Tıklayınız….

Böğürtlen Yaprağı Çayı

İshali keser, yüksek tansiyona iyi gelir. Solunum yolu rahatsızlıklarını gidermeye yardımcı olur. Kan şekerini düşürür. Hazırlanan çay gargara olarak kullanıldığında ağızda oluşan iltihapları giderebilir. Ayrıca harici kullanımda ağrı kesici etkiye sahiptir. Böğürtlenin taze yaprakları dövülerek lapa kıvamına getirildiğinde ise yanık ve basurlarda iyileştirici etki yaratır.

Yapılışı:

Kurutulmuş böğürtlen yaprakları demliğe konur ve üzerine kaynamış su eklenip 10 dakika demlenir. Böğürtlen yapraklarını kesinlikle su ile birlikte kaynamaya bırakmayın. 

Uzmanlar böğürtlenin içeriğindeki tanenlerin etkisini azaltmak için özellikle böğürtlen yaprağı ya da kökü ile hazırlanan çayın sütle kullanımını önerirler.

Böğürtlen Reçeli:

Malzemelerimiz:

  • 500 gram böğürtlen,
  • 500 gram toz şeker,
  • ½ adet limon,
  • tercihe göre 1-2 adet karanfil,

Yapılışı:

*Böğürtlenleri ayıklayıp, bol suda yıkayın ve fazla suyunu iyice süzdürün.

*Böğürtlenleri tencereye bir sıra böğürtlen bir sıra toz şeker olmak üzere sırayla dizin.

*Toz şekerli böğürtlenlerin suyunu salması için, tencerenin kapağını kapatıp yaklaşık 2 saat bekletin.

*Böğürtlenler suyunu saldıktan sonra 20-25 dakika pişirin (meyvelerin dağılmaması için karıştırmayın).

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-151.png

*Kıvamı yoğunlaşınca, ateşten indirmeden 1-2 dakika önce içine ½ limon suyunu ilave edin.

İlginizi Çekebilir:  Omega 3 Yağ Asitleri Nedir? Hangi Gıdalarda Daha Çok Bulunur?

*Ocaktan alın ve sonra, ilk sıcağı geçer-geçmez soğutmadan öncededn steril edilmiş kavanozlara aktarın.

*Reçelin kıvamı size sulu gelirse cam bir kaba boşaltıp üzerine tülbent örterek güneşli, tozsuz ve rüzgârlı bir yerde arada bir karıştırarak 1-2 gün bekletin. Böylece kıvamının koyulaşmasını sağlayabilirsiniz.

Sağlıklı kalmanız dileğiyle… Afiyet olsun…😂😂😂

İlginizi Çekebilir:  Tavuk Suyunda Havuçlu ve Bademli Pilav…Lütfen Tıklayınız….

Böğürtlen Şurubu;

Malzemelerimiz:

  • 1 kilo böğürtlen,
  • 10 yemek kaşığı şeker,
  • 1 tatlı kaşığı limon tuzu (veya ½ limon suyu),
  • yeteri kadar su,

Yapılışı:

*Olgun ve iri böğürtlenleri iyice ayıklayıp yıkayın.

*Tencereye dizip, üzerine şeker ilave ederek pişirin. Böğürtlen kendi suyunu bırakacağı için üzerine su ilavesi yapmayın.

*Kaynadıktan sonra, limon tuzu (veya limon suyu) ilave edin ve 2-3 dakika sonra ocaktan alın.

*Tel süzgeçten geçirip posasını suyundan ayırın. Çekirdeklerinin şuruba karışmasını önlemek için özellikle süzgecin aralıklarının sık olmasına dikkat edin.

*Posasından hiçbir şey şuruba karışmamalıdır. Bu işlem böğürtlen sıcakken yapılmalıdır.

*Şurup katı ve kıvamlı olduğundan mutlaka içme suyu ile seyreltilmelidir.

*Kullanılmayan miktar buzdolabının dondurucusunda saklanmalıdır.

Sağlıklı kalmanız dileğiyle… Afiyet olsun…😂😂😂

Böğürtleni Nasıl Seçmeliyiz?

*Taze böğürtlen toplarken mantar gibi bir hastalık taşımadıklarına dikkat edin. Genellikle tam olgunlaşmayanlar koyu kırmızı veya mor renktir. Yenilecek olgunlaşmış böğürtlenler koyu siyah renkte olurlar.

*Taze böğürtlen 3-4 günde yenmelidir. Üst üste gelmeyecek şekilde sığ bir kapta muhafaza edin ve çürümeyi önlemek için buzdolabında tutun.

Böğürtlenin yan etkileri var mı?

Kanser tedavisi olmuş veya olan kişiler kesinlikle böğürtlen yaprağı veya kökünden yapılmış çaylardan kaçınmalıdır. Çünkü özellikle böğürtlenin yaprak ve köklerinde bol miktarda bulunan tanen, tümör gelişimine katkıda bulunabilir.

Bazı insanlarda alerjik reaksiyona neden olabilir. Bu yüzden yedikten sonra el, ağız veya dudaklarınızda şişlik veya kaşıntı hissederseniz hemen yemeyi bırakınız!

Böbrek taşlarına duyarlıysanız böğürtlen tüketimini en aza indirmelisiniz çünkü içeriğindeki oksalatlar bu taşların üretimini artırabilir.

Böğürtlen kökü ve yaprağı çayı, kolit gibi kronik gastrointestinal problemlerden muzdarip bireylere önerilmez.

İlginizi Çekebilir: Bursa Geleneğinden Cevizli Kına Lokumu Tarifi… Lütfen Tıklayınız….

Çok fazla miktarda böğürtlen yaprağı ya da kökü çayı içmek, vücuttaki çok sayıda tanenin aşırı derecede yükselmesine ve mide bulantısı ve kusma gibi mide komplikasyonlarına neden olabilir.

Hamile ve emziren anneler, normal miktarlarda böğürtlen meyvesi yiyebilir, ancak böğürtlen yaprağı çayından kaçınmalıdır. Ayrıca 24 aylıktan küçük çocuklara da böğürtlen yaprağı çayı verilmemelidir.

İlginizi Çekebilir: Fırında Susamlı Ispanaklı Börek… Lütfen Tıklayınız….

Bademin Faydaları Nelerdir? Nasıl Tüketilmelidir?

İçeriği yüksek oranda kalsiyum ve fosfor içeren badem, gelişim çağında olan çocuklar ve hamileler için şiddetle tüketilmesi tavsiye edilen besinlerdendir. E vitamini ve diğer değerli vitaminler sayesinde badem öne çıkan besin olmaktadır. Bağışıklık sistemini güçlendirmeye olan etkisi nedeniyle pek çok hastalıktan korunmada ve tedavi aracı olarak badem önerilmektedir.

Badem; gülgiller familyasına ait olan badem ağacının meyvesidir. Badem ağacının neredeyse her yerde yetişme gibi bir özelliği vardır. Acı badem, asla kuruyemiş ya da bir meyve değildir. Bilinçsiz tüketimlerde zehirlemeye neden olabilir. Acı bademin, 2-3 tane yendiği takdirde idrar söktürücü, öksürük kesici ve kurt düşürücü gibi faydalı özellikleri bulunur.

Acı bademin fazlası vücudu zehirleyebilir. O nedenle; 10 adet acı badem yemek bağırsak bozukluğuna, 20 adet ise zehirlenmelere neden olabilir. Mümkün oldukça az yemek gerekir. Zehirlenme meydana gelirse, sarımsaklı cacık yenmesi önerilir ve acilen doktora gitmek gerekir.

Acı bademin faydaları saymakla bitmez ancak, fazla tüketildiği zaman zehirlenme görülebileceği ifade ediliyor. Acı bademi, günde 2-3 adetten fazla tüketmemekte fayda vardır.

İlginizi Çekebilir:  Şifa Kaynağı Fındık ve Faydaları....

İlginizi Çekebilir:  Ocağın Ateşleyicisi Çalışmıyorsa…Lütfen Tıklayınız….

Acı Badem Bitkisi Yan Etkileri Nelerdir

*10 adet acı badem yenilmesi mecburiyetinde bağırsak bozukluğuna, 20 tane tüketilmesinde ise zehirlenmelere yol açabilir.

*Acı Bademin Uygulanışı Tedavisi için mümkün oldukça az tüketmek gereken bitki türleri içerisindedir.

*Zehirlenmeye maruz kalınırsa hemen sarımsaklı cacık tüketilmesi fayda sağlayacaktır.

*Zehirlenmede hemen acil olarak bir doktora gidilmelidir.

Acıbadem Yağı Nedir?

Yağ oranı açısından zengin olan badem bitkisinden üretilen yağlar; “acıbadem yağı” ve “tatlı badem yağı” olarak ikiye ayrılmaktadır. Tüketiciye tıbbi özellikler sunan acıbadem yağı, yüzyıllardır insanlar tarafından kullanılmaktadır. Günümüzde genellikle cilt ve saç bakımında kullanılan acıbadem yağı, zengin besin içeriği sayesinde vücudumuza farklı açılardan fayda sağlıyor.

Acıbadem Yağı Ne İşe Yarar, Faydaları Nelerdir?

Nemlendirici özellikleri ile öne çıkan acıbadem yağı, özellikle kuru cilt tipine sahip kişilerin gönül rahatlığı ile kullanabileceği bitkisel yağ çeşitlerinden biridir. Zengin besin içeriği sayesinde insan vücuduna birçok açıdan fayda sağlayan “acıbadem yağı” nın faydaları:

  • Nemlendirici etkisi sayesinde özellikle kış aylarında cildinizin nem dengesini sağlayarak cildinizin kurumasının önüne geçiyor.
  • Öksürüğün giderilmesinde etkili olan acıbadem yağı, mukusların açılmasını sağlayarak solunum yolu rahatsızlıklarının giderilmesine yardımcı oluyor.
  • İdrar söktürücü özelliği vardır.
  • Acıbadem yağı, vücudunuzda bulunan kurtların düşürülmesine etkili oluyor.
  • Acıbadem yağı, düzenli tüketilmesi, kan şekerinin yükselmesini sağlayarak üşümenize engel oluyor.
  • Hoş bir kokuya sahip olan acıbadem yağı teneffüs edildiğinde yorgunluğu giderici bir özellik gösteriyor.
  • Vücudunuzda stres oranının düşürülmesini sağlayan acıbadem yağı, sinirli ruh halinin giderilmesinde de etkili oluyor.
  • Makyaj yapmadan önce cildinize masaj yaparak acıbadem yağı uygulamanız, cildinizi makyaja hazırlayacaktır.

İlginizi Çekebilir: İspanya Mutfağının Böreği Empana…. Lütfen Tıklayınız….

  • Acıbadem yağı, makyajın temizlenmesinde de etkilidir.
  • İçerisinde yüksek miktarda bulunan E vitamini sayesinde acıbadem yağı, ciltteki kırışıklıkların, akne ve sivilce lekelerinin giderilmesinde etkili oluyor.
  • Acıbadem yağı, zengin içeriği sayesinde güneşten oluşan yanıkların giderilmesinde de etkili oluyor.
  • Sindirim sistemini rahatlatan acıbadem yağı, kabızlığın giderilmesinde de etkili oluyor.
  • Çatlayan dudaklarınıza birkaç damla acıbadem yağı sürüp masaj yapmanız halinde dudaklarınızın sağlığını koruyabilirsiniz.
  • Saçlar üzerinde de olumlu etkiler gösteren acıbadem yağı, saç derisinde oluşan kepek probleminin giderilmesinde etkilidir. Acıbadem yağı bunun yanı sıra saçlarınızın sağlıklı bir biçimde uzamasına olanak da sağlıyor.

Acıbadem Yağı Nasıl Kullanılır?

Acı badem yağı cilde nasıl uygulanır,  saça nasıl uygulanır merak edilmektedir. Kullanım alanları oldukça geniş olan acıbadem yağı, vücudumuza birçok fayda sağlıyor. Bu şifalı yağı, haricen cildinize masaj yaparak uygulayabileceğiniz gibi şampuanınıza, saç kreminize ya da banyo suyunuza ekleyerek de kullanabilirsiniz.

Acıbadem yağını içerek kullanmayı düşünüyorsanız öncesinde doktorunuza danışmanız sağlığınız açısından yararlı olacaktır. Acıbadem yağını sabah kahvaltılardan sonra bir su bardağı suyun içerisine 3 veya 4 damla damlatarak içebilirsiniz.

Acı badem yağı ile tatlı badem yağı arasındaki farklar nelerdir?

Badem yağları genel olarak tatlı badem ürünleri kullanılarak üretilmektedir. Fakat bazı ürünler de acı bademden elde edilir. Temelde tatlı badem ile acı badem arasında benzerlikler olsa da tatlı badem yağı sabit yağ sınıfına girmektedir. Yine tatlı badem yağı içinde faydalı yağ asitleri bulunur. Ancak, acı badem yağında yağ asitleri bulunmaz ve bu yüzden ”esansiyel” sınıfına girer.

İlginizi Çekebilir:  Tatlı Lor Peynirinden Labne Yapılışı Tarifi…Lütfen Tıklayınız….