Kapat

Unutulan Tehlike: Gizli Tuz Tüketimi…

Anasayfa
Mutfak Gıda Ürünleri Unutulan Tehlike: Gizli Tuz Tüketimi…

Unutulan Tehlike: Gizli Tuz Tüketimi…

Tuz, suyun buharlaşması sonucu oluşan beyaz ve kokusuz kristallere denir. Doğada en yüksek miktarda sodyum içeren besin tuzdur. Aynı zamanda kalsiyum, potasyum, çinko ve bakır barındırır. Sofralar da kullanılan ve bitkisel tedavi de kullanılan tuz farklı yapılara sahiptir. Ayrıca, her tuz tüketilmez sofralarda yemeklere lezzet katan tuzlar işlenmiş tuzlardır. Çünkü; tuzun içerdiği maddelerin oranları yüksek olduğundan insan vücuduna zarar verebilir. Bu nedenle, tuzun faydalarından yararlanmak için tüketim miktarına da dikkat edilmelidir.

Tuz tüketimi ile hipertansiyon arasında yakın bir ilişki vardır. Ayrıca fazla tuz tüketimi, idrarla kalsiyum atılmasını arttırarak kemiklerden “kalsiyum kaybı”na neden olur.

1- Tuz tüketimini azaltmak için; lezzetine bakılmadan yemeklere tuz eklenmemeli. Daima taze ve aşırı tuz içermeyen besinler tercih edilmeli.

İlginizi Çekebilir: Sivas Mutfağının Bahar Lezzeti: Madımak Yemeği…. Lütfen Tıklayınız

2- Satın alınan hazır ürünlerin etiketleri mutlaka okunmalı. Tuzsuz ya da tuzu azaltılmış besinler tercih edilmeli. Masada tuz kullanılmamalı. Baharat ve maydanoz, nane, kekik, dereotu, rezene, fesleğen gibi aroma sağlayıcılar tuz yerine tercih edilmelidir.

3- Turşu, ketçap, hardal, soya sosu vb. yiyeceklerin tuz içeriği çok fazladır. Bu besinlerden uzak durulmalı ya da az ve seyrek tüketilmeli. Sebze ve meyve tüketimi arttırılmalı. Bol su içilmeli. Su genelde az sodyum içerir. Şişe suları ve maden sularının sodyum içeriğini etiketinden kontrol edilmelidir.

Aşırı Tuz Tüketimini Azaltmak İçin Öneriler:

1- Satın alınan işlenmiş ürünlerin etiket bilgisini mutlaka okuyun ve tuzsuz ya da tuzu azaltılmış ürünler tercih edin.

3- Tuz oranı yüksek olan kavrulmuş kuru yemişleri değil taze olanları tercih edin.

4- Taze sebze ve meyve tüketimini artırın, fast-food tüketimi ise azaltın.

İlginizi Çekebilir: Cizre’den Acılı Bulgur Pilavı… Lütfen Tıklayınız…

5- Yemek hazırlama, pişirme ve tüketim sırasında ilave edilen tuz miktarını azaltın.

6- Tuz tüketiminiz, günlük olarak 5 gramı (1 tepeleme çay kaşığı veya 1 silme tatlı kaşığı) geçmemeli ve iyotlu tuz kullanılmalı.

7- Geleneksel olarak evlerde hazırlanan turşu, salça, tarhana, kurut, yaprak salamurası vb. yiyeceklerin tuz içeriği oldukça fazladır. Bu nedenle daha az tüketilmeli ve hazırlarken yüksek miktarda tuz kullanımından kaçınılmalı.

İlginizi Çekebilir:  Grip ve Soğuk Algınlığında İyi Gelen Besinlerimiz...

8- Sofrada, yemeklere tuz ilavesi yapılmamalı ve sofradan tuzluk kaldırılmalı.

9- Zeytin, peynir, salamura ürünlerin tuz içeriğinin azaltılması için yemeden ve kullanmadan önce suda yıkama ve bekletme gibi işlemler yapın.

10- Ev dışı beslenmede yemeklerin ve besinlerin içindeki tuz miktarı öğrenilmeli, mümkünse az tuzlu veya tuzsuz hazırlanması istenmeli.

11-Tuz tüketiminin azaltılması konusunda bir süre ısrarlı olunması halinde, kişinin tuzu azaltılmış beslenme biçimine alışacaktır.

12-Tuz yerine doğal lezzet arttırıcılar (sarımsak, soğan, baharatlar, limon, sirke, nane, biber, dereotu, kekik, maydanoz, fesleğen vb.) kullanılmalı.

Tuz; Kimya sanayinde çok geniş anlamda kullanılan tuz “NaCl” sembolü ile ifade edilmektedir.

Kübik sistemde kristalleşen tuz, “Na” ve “Cl” iyonlarından oluşur, saf halde iken yaklaşık % 40 sodyum, % 60 klor’dan meydana gelir. Yüksek basınç altında plastik özellik gösteren tuzun sertliği 2-2,5 olup, özgül ağırlığı  2,1-2,55 gr/cm arasında değişir.

Erime noktası 800 °C , kaynama noktası ise 1412 °C dır. Genellikle renksiz, üretildiği şekliyle rengi gri, sarı, kırmızı hatta mavi ve yeşil olabilir.

Ekonomik bir değer taşıyan tuz kaynakları katı ve sıvı olarak ikiye ayrılmaktadır. Tuz sıvı halde denizlerde, göllerde, tuzlu su kaynaklarında ve tuzlu su kuyularında bulunmakta olup katı halde kaya tuzu şeklindedir.

DENİZ TUZLARI

Bitmez ve tükenmez tuz kaynağı olan denizler dünyamızın en büyük tuz rezervlerini oluşturmaktadır. Denizlerdeki tuzluluk derecesi, tatlı su alıp almadıklarına, coğrafik durumlarına ve iklim koşullarına göre değişiklik gösterir.

KAYA TUZLARI

Yeraltında az veya çok derinlerden katı halde elde edilen tuz kaya tuzu olarak tanımlanır. Kaya tuzu yatakları, jeolojik devirlerde buharlaşma sonucu denizlerin ya da kapalı iç havzaların kuruması ile oluşmuştur. Değişik devirlerde ülkemizin birçok yöresinde bu şekilde oluşan kaya tuzu yatakları mevcuttur.

Kaya tuzları deniz tuzlarının aksine bileşimlerine giren yabancı maddelerin oranları bakımından büyük değişiklikler gösterirler. Özellikle saflık oranları her maden için ayrı olabileceği gibi aynı madenden alınan çeşitli numuneler de çok büyük farklılıklar gösterebilir.

İlginizi Çekebilir:  Propolis Nedir?

İlginizi Çekebilir: İngiliz Mutfağından Kayısılı Krambil (Crumble) Tarifi… Lütfen Tıklayınız…

Kaya tuzlarındaki yabancı maddeler ve kil, tuza değişik renkler verir. Genellikle gri, siyaha yakın kil renginde olan kaya tuzu, nadiren beyaz, şeffaf beyaz olarak bulunur.

Yurdumuzda kaya tuzu madenleri genellikle gri renkte olup, bir kısmı da siyaha yakın renktedir.

KAYNAK TUZLARI

Karalarda kaya tuzları dışında suyu az veya çok tuz içeren akarsular, kuyular, kaynaklar ve göller de vardır.

Genel olarak bunların kaynağı kaya tuzlarıdır. Yeraltı sularının akıntıları bir kaya tuzu tabakasından geçerken, tuzların bir kısmını eriterek kendi bünyesine almakta, kuyu ve derecikler halinde yeryüzüne çıkarmaktadır.

Bu suların içerdiği NaCl oranı, tatlı suyun tuz tabakasıyla temas süresi ve şiddeti ile orantılı şekilde az veya çok olmaktadır.

GÖL TUZLARI

Tuz göllerinin bir kısmı eski iç deniz kalıntıları olabileceği gibi bazıları da geniş yer çöküntülerinde, civar bölgelerdeki kaya tuzlarından geçerek, bu çukurlarda toplanan tuzlu sulardan meydana gelmiş olabilir.

Tuzlu su gölleri ile tuzlu su kaynakları ve kuyularına hemen her ülkede rastlanmaktadır. Yurdumuzda bulunan Tuz Gölü de en önemli tuz göllerinden biridir. Bu göllerden alınan tuz hemen hemen saf bir şekilde bulunur.

Türkiye’de ham tuz üretimi 4 değişik doğal kaynak kullanarak yapılmaktadır. Bunlar;

1- Deniz suyundan tuz üretimi

2- Göl suyundan tuz üretimi

3- Kaya (Yeraltı Madenciliği) yöntemiyle tuz üretimi

4- Kaynak (Yeraltı) suyundan tuz üretimi

Deniz ve göl tuzu üretim yöntemi rüzgar ve güneş ışınlarının etkisi ile tabii buharlaşmadır. Kaya Tuzu üretim sistemi oda-topuk yöntemidir. Kaynak tuzu ise tuzlu su kaynaklardaki suyun buharlaşma ve kristalleşme havuzlarında bome dereceleri yükseltilmesi yöntemiyle elde edilmektedir.

Deniz, Göl, Kaynak Tuzu Üretimi

Yurdumuzda deniz suyundan tuz üretimi İzmir / Çamaltı ve Balıkesir / Ayvalık Tuzlalarında yapılmaktadır.

Üretim; iklim koşullarına bağlı olarak Solar Evaporasyon yöntemiyle temin edilmektedir. Denizden Evaparosyon havuzlarına su basma işlemi Mart ayında başlar.

İlginizi Çekebilir:  Kış Mevsiminin En Çok Sevilen Lezzetlerinden Kestane Pişirelim....

İlginizi Çekebilir: Süzme Yoğurt Nedir? Nasıl Yapılır? Lütfen Tıklayınız…

Mevsime göre 2-2,5 veya 4,5-5 bomede olan bu sular havuzlarda güneş tesiriyle buharlaştırılarak 6 bomeye getirilir. Bu sular soğuk su yedeği adı verilen bir sonraki havuzlara gönderilir. Soğuk su yedeği havuzlarına gelen sular bu havuzlarda 6-9 bome arasında tutulur.

Bekleme sırasında CaCO3, Fe2O3 gibi yabancı maddeler dibe çökertilir. Sonra bu sular sıra ile yedek su havuzlarına gönderilir. Her birinde sıra ile 9-13 bome, 13-17 bome ve 17-20 bome ‘ye gelinceye kadar bekletilir. Bu havuzlarda CaSO4 çöker, yoğunlukları 20 bomeye kadar artan bu sular sıcak su havuzlarına gönderilir ve burada 25 bomeye gelinceye kadar bekletilir.

Sıcak su havuzları, kristalizasyon havuzlarının ana çözelti kaynağı durumundadır. Bu işlem üretim sonuna kadar tekrar edilerek yaklaşık 18-20 cm kalınlığında tuz elde edilebilir.

Kaya Tuzu Üretimi

Ülkemizde beş kaya tuzlasında kapalı madencilik yöntemiyle tuz üretimi yapılmaktadır. Üretim yöntemi oda topuk olup, kullanılan teknoloji çok eskidir.

Oda ve topuk’ların boyutu iş emniyeti ve cevherin ekonomik bir şekilde kazanılması için 10×10 ve 8×8 m boyutlarında bırakılmıştır. Yükseklik ise 6 metredir. Göl Tuzlalarımızda talebi karşılayacak kadar üretim yapıldığından işletmeciliği daha masraflı bulunan maden Tuzlalarımıza kapasite arttırıcı yatırım götürülmesi şimdilik düşünülmemektedir.

Üretilen kaya tuzunun %95’inden fazlası kimya sanayinde ve %3’üde sofra tuzu olarak kullanılmaktadır. Kaya tuzu en fazla tüketimi kireçtaşı ile işlenmesinden elde edilen Na2CO3 bileşimli ‘Soda Külü’ yapımında gerçekleşmektedir.

İlginizi Çekebilir: Daha İyisi Yok: Pilav Üstü Kaburga… Lütfen Tıklayınız…

Ayrıca kömürlerden kükürdün temizlenmesi, seramik yapımı, tarım ilaçları, alçı yapımı ve zeolitlerin yeniden kullanılır hale getirilmesi gibi alanlarda kaya tuzundan faydanılmaktadır.

Türkiye’de tuz üretiminin %28’i İzmir-Çamaltı’nda deniz suyundan, %64’ü Tuz Gölü, Seyfe Gölü ve Palas Gölü’nden, kalanı da kaya tuzu yataklarından yapılmaktadır.

Türkiye’de önemli kaya tuzu yatakları Çankırı, Nevşehir-Gülşehir ve Yozgat-Sekili’de bulunmaktadır.

İlginizi Çekebilir: Kakaolu Çift Renkli Kek Tarifi… (YouTube Video) Lütfen Tıklayınız…