Kapat

Cizre’den Acılı Bulgur Pilavı…

Anasayfa
Ana Yemek Cizre’den Acılı Bulgur Pilavı…

Cizre’den Acılı Bulgur Pilavı…

Bulgurdaki protein, kalsiyum, potasyum ve fosfor pirinçten daha fazladır. B vitaminleri ve demirin miktarı ise pirinç ve makarnadan üç kat daha yüksektir. Buğdayın kaynatılması sırasında suya geçen mineral maddeler ve B vitaminleri, tane tarafından tekrar emildiği için, bulgurun besin değerinde kayıp olmaz. Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle…Afiyet olsun… 👍👍👍

Porsiyon: 5-6 kişilik,

Malzemelerimiz:

  • 2 su bardağı iri bulgur,
  • 2 su bardağı et suyu,
  • 2 adet domates,
  • 1 adet kuru soğan,
  • yeteri kadar zeytinyağı,
  • 2 adet yeşilbiber,
  • 1 yemek kaşığı biber salçası,
  • 2 yemek kaşığı domates salçası,
  • 2 yemek kaşığı isot,
  • yeteri kadar karabiber,
  • yeteri kadar kaya tuzu,
  • 1 su bardağı su,

Yapılışı:

1- Soğan, domates ve biberleri yemeklik olarak ince ince kıyın.

2- Tencerede soğanı zeytinyağı ile kavurmaya başlayın (pilav demlenirken tekrar zeytinyağı kullanılacağı için zeytinyağını az ilave edin).

3- Daha sonra üzerine bulgur ile salçaları ekleyip, kavurma işlemine devam edin.

4- Domatesi, biberi, isotu, tuzu ve karabiberi ekleyin. 2-3 dakika daha kavurup et suyu ile suyu koyun.

5- Kaynamaya başlayınca altını iyice kısın ve 15 dakika kadar pişmeye bırakıp, sonra da ocağı kapatın.

6- Diğer bir tavada zeytinyağını ısıtın ve pilavın üzerine gezdirin ve 15 dakika ağzı kapalı şekilde dinlenmeye bırakın.

7- Yanında ayran ve kuru soğanla servisinizi yapın.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle…Afiyet olsun… 👍👍👍

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-40.png

Yarı Hazır Gıda Maddesi Bulgur…

Bulgur, buğdayın temizlenmesi, kaynatılması, kurutulması, kabuğunun soyularak değişik tipte değirmenlerde öğütülmesi, farklı boyutlardaki taneciklerinin ayrılmasıyla elde edilen sadece su ve buğdaydan oluşan oldukça değerli ve besleyici, yarı hazır bir gıda maddesidir.

Mineral bakımından zengin ve önemli karbonhidrat kaynağı olan bulgur, tahıl grubu içerisinde yer alan değerli bir besindir. Bulguru daha iyi anlamak için ana hammaddesi olan buğdayı çok iyi tanımak gerekiyor.

Buğday, öz kepek ve endosperm olarak 3 bölümden oluşur ve gerekli olan besin öğelerinin birçoğu öz ve kepek bölümü içerisinde yer alır. Endosperm içerdiği karbonhidrat ve az proteinlerle buğdayın sadece enerji veren bir bölümdür.

İlginizi Çekebilir:  Meksika’dan Süt Reçeli (Cajeta) Tarifi…Lütfen Tıklayınız….

Buğdayın yapısında bulunan öz ve kepek; çinko, magnezyum, krom gibi mineralleri, diyet posasını, bazı fenolleri, fitatları ve selenyumunu; ayrıca da B12 dışındaki bütün B vitaminlerini içerir.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-36.png

Tam Tahıl Bulgurun Farkı

Buğdaydan yapılan ürünlerde genel olarak buğdayın işlenmesi esnasında bütün öz ve kepek bölümündeki mikro besinler ayrılmakta ve beyaz ekmekte de olduğu gibi bize sadece buğdayın enerji veren bölümü ulaşmaktadır.

Fakat bulgur tam tahıl tanımına uygun bir üründür; çünkü bu öğütülme aşamasını buğday, bulgur üretimi esnasında yaşamamakta ve protein, vitamin, mineral, diyet posasının, daha yüksek olduğu bir ürün ortaya çıkmaktadır.

Ayrıca makarna ve pirince göre glisemik endeksinin daha düşük olması bulguru bu tarz gıdalar arasında daha da sağlıklı yapmaktadır. Kısaca bulgur; posa, lif açısından zengin, karbonhidrat değeri daha düşük ve protein değeri yüksek oldukça değerli bir gıda maddesi olarak bizlere ulaşmaktadır.

İlginizi Çekebilir:  Süt Kefirinden Cacık Tarifi…Lütfen Tıklayınız….

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-37.png

Bulgurun Faydaları

Günlük 25-30 gram civarında lif ihtiyacımız bulunmaktadır. 1 tabak bulgur bu ihtiyacımızı önemli miktarda karşılamaktadır. Yapısındaki B1 vitaminleri; sinir ve sindirim sistemimizin güçlenmesinde önemli rol oynamaktadır.

Oldukça yüksek miktarda lif içermesi bulguru bağırsak çalışmasından önemli bir pozisyona getirmiştir. Liflerin ayrıca tok tutucu bir özelliğe sahip olması, bulgura kilo kontrolünde etkili olmaktadır.

İlginizi Çekebilir:  Portakallı ve Ananaslı Tavuk

Bulgurun glisemik endeksini düşük olması sebebiyle, bulgur uzun süre tok tutar, kana yavaş karıştığı içinde diyetlerde kullanılabilecek bir üründür. Ayrıca da şeker hastalarına tavsiye edilir. Ayrıca salatalarda, sıcak ve soğuk yemeklerde kullanılan bir malzeme olması nedeniyle oldukça çeşitlilik sunan bir üründür.

Bulgurdaki protein, kalsiyum, potasyum ve fosfor pirinçten daha fazladır. B vitaminleri ve demirin miktarı ise pirinç ve makarnadan üç kat daha yüksektir. Buğdayın kaynatılması sırasında suya geçen mineral maddeler ve B vitaminleri, tane tarafından tekrar emildiği için, bulgurun besin değerinde kayıp olmaz.

İlginizi Çekebilir:  Hurmalı ve Cevizli Pasta…..Lütfen Tıklayınız….

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-38.png

Bulgur kepekli olması nedeni ile posa yönünden iyi kaynaktır. Bulgurdaki kepek suda çözünmez. Bu yüzden şeker ve yağın emilimini azaltarak kan şekeri ve kan yağlarının yükselmesini önler. Sindirim sisteminin çalışmasını hızlandırarak hareketsizliğin insan vücuduna getirdiği olumsuzlukların bir çoğunu engeller (kabızlık, kalın bağırsak kanseri gibi).

Üretim esnasında uygulanan ön pişirme işlemi ile buğdaydaki nişasta jelatinize olur, kurutma işleminden sonra sert bir yapı kazanır. Dolayısıyla daha uzun süre dayanır. Ayrıca ön pişirme işleminden dolayı pişirilmesi ve sindirimi kolaylaşır. Bulgur, besleyici, doyurucu, lezzetli ve ekonomik bir besindir.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-41.png

Bulgur çeşitleri üç ana sınıfta toplanır..

Kepekli Bulgur: 

Durum buğdayından üretilen bu bulgur çeşidi, buğdayın üst kabuğunun daha az soyulmasından dolayı kepek bölümünü, sarı bulgurla kıyaslandığında, çok daha fazla içerir. Lif miktarı sarı bulgura göre daha fazla olan kepekli bulgur, diyetlerde ve kilo kontrollerinde çokça önerilir.

Esmer Bulgur: 

Halk arasında esmer buğday olarak bilinen bir bulgur çeşididir. Renk ve tat olarak farklı olan esmer bulgurun yapısı daha yumuşaktır. Sarı bulgura göre elastikiyeti daha fazla olan esmer bulgur, daha çok çiğ köfteciler tarafından kullanılır.

Sarı Bulgur: 

En fazla tüketimi olan ve durum buğdayından üretilen bulgur çeşididir. Sarı olması buğdayın türünden ve renginden kaynaklanır.

Besin ÖğeleriPilavlık BulgurPirinçMakarna
Enerji (kcal)338329338
Karbonhidrat (g)70.274.071.4
Protein (g)12.26.710
Yağ (g)0.860.701.40
Posa/Lif (g)8.235.2
Potasyum (mg)328.596.7192.6
Kalsiyum (mg)14.83.712.2
Fosfor (mg)22699121
Demir (mg)1.300.601.60
B1 Vitamini (mg)0.310.100.30
B2 Vitamini (mg)0.070.020.04
Kolesterol
  • B.02.1.TBT.5.01.08.00-181.06.03-1073/3779 TUBİTAK Raporu
  • Besinlerin Bileşimleri: Türkiye Diyetisyenler Derneği Yayını: 1 (Ankara, 1991)

İlginizi Çekebilir: Sağlığınız İçin Pırasalı Ekşili Nohut Yemeği…Lütfen Tıklayınız….

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-43.png

Bulgur Nasıl Yapılıyor?

Temizleme, kaynatma, kurutma, kırılma-öğütme ve eleme-paketleme olmak üzere 5 evreden oluşmaktadır. Bulgur; sırasıyla aşağıdaki süreçlerden geçerek yapılmaktadır.

Temizleme

Temizleme sürecinde, bulgurun hammaddesi buğday, içine karışmış olan arpa, saman vb maddelerden fiziksel ayırma yöntemleri kullanarak arındırılır.

Kaynatma

Temizlemeden sonraki süreçte buğday kaynatılır. Bulgurun kaynatılmasında kullanılan su, son derece önemli olup istenilen lezzetin yakalanmasında da oldukça etkilidir.

Kurutma

Kaynatılan bulgur bir sonraki süreçte kurutulur. Günümüzde modern metotlarla yapılan kurutma işlemi kurutma kuleleri olarak adlandırılan paslanmaz çelikten yapılmış dev kulelerde gerçekleştirilir.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-42.png

Kırılma-Öğütme

Kurutmadan sonraki süreçte, kurutulan buğday öğütülür. Taş değirmenlerde günümüze uyarlanmış modern metotlarla işlem gerçekleşir.

Eleme

Bulgur farklı boylara göre ayrılır. Bulgur, hepimizin bildiği üzere pilavlarda kullandığımız pilavlık bulgur, kısırda kullandığımız köftelik bulgur gibi irili ufaklı boylardadır.

İlginizi Çekebilir:  Ciğer Sarma

İlginizi Çekebilir:  Diş Sağlığımız İçin Ne Yapmalıyız?….Lütfen Tıklayınız….

Yemeklerimizin Tadı-Tuzu İsot…

Yemeklerimizin tadı tuzu olan baharatlar ile, sade yemeği enfes bir lezzete dönüştürmek mümkün oluyor. Yalnızca yemeklerin lezzetine değil, sağlığımıza da sayısız katkısı olan baharatları iyi tanımak ise daha çok önemli oluyor. Bu sayede, hem hangi baharatın hangi yemeğe yakıştığını bilebilir, hem de sağlığımız için en uygun baharatı seçebiliriz.

Dünya mutfaklarında ve Türkiye mutfaklarında kullanılan yüzlerce çeşit baharat bulunmaktadır. Baharatların kullanımı, kültüre göre de farklı oluyor. Çeşitli baharatların karışımı ile hazırlanan “Köri” denilince Hint mutfağının, “Safran” denilince ise aklımıza İran mutfağının gelmesi gibi. Kebap türlerinin ön plana çıktığı ülkemizde ise, aklımıza gelen ilk baharatlardan biri de pul biber oluyor.  

Pul biber almayı düşünürken “İsot” almaya karar verdiğinizde Güneydoğu Anadolu mutfağına uzaksanız, “İsot” ile pul biber arasındaki farkları da bilmiyorsanız, ikisini birbirine karıştırabilirsiniz. Oysa, “Pul Biber” ile “İsot” arasında elde edilişinden, tadına ve kullanım yerlerine kadar pek çok farklılık bulunuyor. O nedenle “Pul Biber” ile “İsot “arasındaki farka bir göz atalım ve özellikle de” İsot” u daha yakından tanıyalım.

İlginizi Çekebilir:  Gerçek Çorba Severler Bu Testte Full Çekiyor!Lütfen Tıklayınız….

İsot Nedir ve Nasıl Elde Ediliyor?

Şanlıurfa ile özdeşleşen “İsot” aslında tıpkı pul biber gibi acı kırmızı biberden elde ediliyor. Pul bibere göre güneş altında daha fazla tutulduğundan rengi siyaha dönüşüyor. Bu işlem, “İsot”un yalnızca rengini değiştirmekle kalmıyor. İsot bu işlem ile kendine özgü bir tada kavuşuyor. Pul biber gibi acı olmayan “İsot”, damaklarda önce hafif tatlı sonra da hafif acı bir tat bırakarak kullananlara ayrı bir lezzet sunuyor.

Yazın toplanan “İsot” biberleri güzelce yıkanır ayıklanır. Temiz bir zemine serilere güneşte kurutmaya bırakılır. En fazla 3 günde kuruyacaktır. Biberler geceleri toplanıp gündüzleri tekrar serilmelidir. Biberler 1. gün toplandığında kırmızı, 2. gün toplandığında mor, 3. gün toplandığında siyah renkte olacaktır. Siyah rengini bulunca biberler toplanıp öğütme makinesiyle öğütülür. Dövülme esnasında zeytin yağı ve tuzda ilave edilir. Baharat olarak kullanılmaya hazırdır.

Baharat olarak çok sevilen bir çeşittir. Köfte çeşitlerine ayrı bir lezzet katar vazgeçilmezidir. Ağzı kapaklı hava almayacak kavanozlarda saklanmalıdır.

İsot’un faydaları;

  • Sindirimi kolaylaştırır,
  • Ülserlere fayda sağlar,
  • Doğal antibiyotik etkisi vardır,
  • Metabolizmayı hızlandırdığı için kilo vermeye yardımcıdır,
  • İdrar söktürücüdür,

İsotun Faydaları Var mı?

Yiyenin içini ısıttığından önce “Isı Ot” adını alan, sonrasında adı günümüzde kullanıldığı gibi “İsot” a dönen bu lezzetli baharatın vücudumuza da pek çok faydası bulunuyor.

Metabolizmayı hızlandırdığından kilo vermeyi hızlandıran İsot, gaz ve idrar sökmeye de yarıyor. Kan şekerini dengeleyen İsot’un kalp ve damar sağlığını koruduğu, sindirim sistemini düzenlediği ve cilde iyi geldiği de biliniyor. Mide rahatsızlığı olanların, İsot’u yoğurtla birlikte tüketmesi tavsiye ediliyor.

İlginizi Çekebilir: Çikolatalı Çatlak Kurabiye Lütfen Tıklayınız….

İsot Hangi Yemeklerde Kullanılıyor?

İsot denilince ilk akla gelen lezzet tabidir ki kebaplar oluyor. İsot kebabın yapımında kullanıldığı gibi, piştikten sonra da servis edildiğinde tercih edilir. Güneydoğu ve Doğu mutfağının bizlere hediyesi olan “lahmacun” ve “çiğ köfte” de İsot ile olması gereken lezzetler arasındadır.

İlginizi Çekebilir:  Tandırda Balık Pişirelim...

İsot’un kullanıldığı yiyecekler kebap ve çiğ köfte ile sınırlı değil. İsot, sulu tencere yemeklerine de çok yakışmakta, özellikle ekşili köfte gibi sulu yemeklere sumakla birlikte İsot da ekleyerek yemeğin lezzetini artırılmakta.

İsot’u domatesli, soğanlı kaşık salatalara ekleyebilir ve çorbalarınıza serpiştirerek lezzetini daha da artırabilirsiniz.

İlginizi Çekebilir: Mis Gibi Taze Lor Peyniri Kurabiyesi.. Lütfen Tıklayınız….

Biber Çeşitleri

C vitamini deposu olan ve çeşitli renkleri olan hemen hemen tüm yemeklere yakışan çok çeşitli biberler vardır? Biber, C vitaminin yanı sıra A, B1, B2, E, P, K  vitaminleri yönünden oldukça zengin oluyor. Çorbalarda, et yemeklerinde, salatalarda, mezelerde, menemende vazgeçilmez olabileceği gibi tek başına mangalda pişen ya da kızartması ile son derece leziz olan biberin birçok çeşidi var.

Acısı ayrı lezzet, tatlısı başka lezzetli olan biberin çarliston, köy biberi, dolmalık, sivri, kıl biber, kırmızı biber (kapya), isot, konik, cin, arnavut, mor biber, şili, california wonder,  jalapeno, madame jeanette, aleppo, tabasco, cayanne, habanero, trinidad scorpion cardı, ghost (bhut jolokia),  carolina reaper gibi bir çok çeşidi var.

Semt pazarlarında bizim topraklarımızda yetişen biber çeşitleri çarliston, sivri, dolmalık, kapya, cin, mor biber, arnavut biberdir.

Sivri biberler: 

Bu grupta uzun, narin yapılı, genelde orta koyulukta yeşil renkli, ince duvarlı, genelde tatlı bazen acı biberler yer alır. Bu gruptaki biberler daha koyu yeşil, daha kalın duvarlı, oldukça sert dokulu, daha kısa boyludur. Sivri biber hem acı hem acı olmayan şekilde yetişir ve hem ızgara hem salata hem de sıcak yemeklerin gözdesidir.

Çarliston biberler: 

Sarı ve yeşil renkli çeşitleri olduğu gibi lezzetleri de acı veya tatlı olabilir. Uzun, iri, daha kalın duvarlı ve etli olduğundan ayrı bir grup teşkil eder. Çarliston biber genellikle  yemeklerde kullanılmakta ve özellikle et yemeklerinde ve uzun süre pişen yemeklerde kullanılan tatlı bber türleri arasında çok tercih edilenler arasında.

İri kırmızı biberler: 

Özellikle acı olanlar daha ziyade kırmızı toz biber üretiminde ve pastırma yapımında geniş ölçüde kullanılır. Bu grupta yer alan daha tatlımsı çeşitler ise çoğunlukla biber salçası yapımında ve evlerde özel şekilde hazırlanan turşu yapımında kullanılır. Biber hem salata hem yemek hem de bazı mutfaklarda çorba katığı olarak kullanılabilmektedir. Tatlı yapısı ile çocuklara biber sevdiren türden biberler arasındadır.

İlginizi Çekebilir: Ruşeym Nedir? Nasıl Tüketmeliyiz?…. Lütfen Tıklayınız….

Konik biberler: 

Tamamen kızardıklarında daha ziyade biber salçası ve kırmızı toz biber yapımında kullanılır. Yeşil veya sarı renkli, kalın duvarlı, çoğunlukla tatlıdır. Acı türleri de mevcuttur. Konik biber özellikle turşusu çok tercih edilen biberler arasındadır. Diğer bir adıyla halk arasında torpil biber olarak anılmaktadır.

Domates biberler: 

Şekli domatese benzediğinden bu isimle anılır. Kırmızı renkli, dolgun etli ve tatlı lezzetli olan bu biberler ülkemizde salça üretiminde kullanıldığı gibi içi doldurularak turşu halinde de değerlendirilir.

Dolmalık biberler: 

Yuvarlak iri biberler grubunu teşkil eden bu biberler sarı veya muhtelif tonda yeşil renklidir. Renk, irilik ve duvar kalınlıkları değişiklik gösterir. Dolmalık biberler genelde tatlı olurlar fakat acı olanlarına da rastlanır. Genellikle sadece pirinç ile yapılan dolma yemeklerinde tercih edilir fakat bazı mutfaklarda bir çok yemek içerisinde kullanılabilmektedir.

Küçük biberler: 

Bunlar daha çok acı biberlerden oluşur. Halk arasında Arnavut biberi, süs biberi diye anılır. Özellikle turşusu yapılan bu biber az acı biber sınıfındadır etli yapısı ile özellikle ızgara et yanında tercih edilir. Genellikle doğranarak turşu olarak sunulur.

Oldukça acı olan bu türler taze tüketildiği gibi, turşu yapımında da yaygın olarak kullanılır.

İlginizi Çekebilir:  Salçayı Nasıl Saklayalım?Lütfen Tıklayınız….