Kapat

Leziz mi Leziz Kavurmalı Bulgur Pilavı…

Anasayfa
Ana Yemek Leziz mi Leziz Kavurmalı Bulgur Pilavı…

Leziz mi Leziz Kavurmalı Bulgur Pilavı…

Reyhan nane ailesinden olup, besleyiciliği yoğundur. Diğer faydalı otlar gibi aromatik bir ottur. Çeşitli tariflere lezzet katmak için kullanılır. Reyhan öz yağının ve özütünün, günümüzde pek çok sağlık sorunlarını önlemeye yardımcı olduğu kanıtlanmıştır. Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle… Afiyet olsun… 😂😂😂

Porsiyon: 6 kişilik,

Malzemelerimiz:

  • 1 kase kavurma,
  • 3 yemek kaşığı tereyağı,
  • 2 su bardağı pilavlık bulgur,
  • 1 çay bardağı zeytinyağı,
  • 2 adet (doğranmış) yeşil sivri biber,
  • 2 adet (doğranmış) domates,
  • 3 adet (kıyılmış) taze soğan,
  • 2 adet (doğranmış) kuru soğan,
  • ½ demet (kıyılmış) maydanoz,
  • ½ demet (kıyılmış) dereotu,
  • yeteri kadar (kıyılmış) reyhan,
  • yeteri kadar tuz,

Yapılışı:

1- Tencerede tereyağ ile zeytinyağını birlikte eritilerek kızdırın.

2- Üzerine ince doğranan kuru soğanı ilave edin ve biraz kavurun.

3- Sonra bulguru ilave ederek kavurmaya devam edin.

4- İçine sivri biber, domates, kavurma, ince kıyılan taze soğan, dereotu, maydanoz ve reyhan ile tuzu ilave edin.

5- Sonra 3 bardak su ekleyin ve kaynamaya bırakın.

(Bulgur’un suyunu, 1′ e 1,5 oranında koyun. Çünkü, içinde domates ve sebzeler olduğu için fazla su kaldırmayabilir. Ancak, arzu edilirse hafif suluda yenilebilir.)

6- Tercihinize göre diğer baharat çeşitlerinden de ilave edebilirsiniz. Acı seven, farklı acı ilavesi yapabilir.

7- Tencere kaynayınca ateşten alın ve demlenmeye bırakın. Servisinizi soğutmadan yapın.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle… Afiyet olsun…😂😂😂

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-40.png

Yarı Hazır Gıda Maddesi Bulgur Nedir?…

Köftelik bulgurun bir boy küçüğü olan ince bulgur, sarı bulgur çeşitlerinin en küçük boylu olanıdır. Daha az suyla yumuşayıp daha kolay yoğrulduğu için genelde “çiğköfte” yapımında tercih edilir. Çiğköftenin yanı sıra “köfte” ve “kısır” yapımında da köftelik bulgurla birlikte kullanılabilir. Mutfağımızın en sevilen lezzetlerinden olan “Kısır”, özellikle de çay saatlerinin olmazsa olmazıdır. Hazırlanışı oldukça kolay olan Kısır, sofranızda meze olarak da sunulabilir. Yiyenin bir daha isteyeceği Kısır’ ı mutlaka sizlerde denemelisiniz. Pişman olmayacağınıza eminiz… Sağlıklı kalmanız dileğiyle… Afiyet olsun… 😂😂😂

İlginizi Çekebilir:  Neden Düzenli Olarak Su İçmeliyiz?… Lütfen Tıklayınız….

Yarı Hazır Gıda Maddesi Bulgur…

Bulgur, buğdayın temizlenmesi, kaynatılması, kurutulması, kabuğunun soyularak değişik tipte değirmenlerde öğütülmesi, farklı boyutlardaki taneciklerinin ayrılmasıyla elde edilen sadece su ve buğdaydan oluşan oldukça değerli ve besleyici, yarı hazır bir gıda maddesidir.

Mineral bakımından zengin ve önemli karbonhidrat kaynağı olan bulgur, tahıl grubu içerisinde yer alan değerli bir besindir. Bulguru daha iyi anlamak için ana hammaddesi olan buğdayı çok iyi tanımak gerekiyor.

Buğday, öz kepek ve endosperm olarak 3 bölümden oluşur ve gerekli olan besin öğelerinin birçoğu öz ve kepek bölümü içerisinde yer alır. Endosperm içerdiği karbonhidrat ve az proteinlerle buğdayın sadece enerji veren bir bölümdür.

İlginizi Çekebilir:  Kafein Nedir? Ne Değildir?… Lütfen Tıklayınız….

Buğdayın yapısında bulunan öz ve kepek; çinko, magnezyum, krom gibi mineralleri, diyet posasını, bazı fenolleri, fitatları ve selenyumunu; ayrıca da B12 dışındaki bütün B vitaminlerini içerir.

Tam Tahıl Bulgurun Farkı

Buğdaydan yapılan ürünlerde genel olarak buğdayın işlenmesi esnasında bütün öz ve kepek bölümündeki mikro besinler ayrılmakta ve beyaz ekmekte de olduğu gibi bize sadece buğdayın enerji veren bölümü ulaşmaktadır.

Fakat bulgur tam tahıl tanımına uygun bir üründür; çünkü bu öğütülme aşamasını buğday, bulgur üretimi esnasında yaşamamakta ve protein, vitamin, mineral, diyet posasının, daha yüksek olduğu bir ürün ortaya çıkmaktadır.

Ayrıca makarna ve pirince göre glisemik endeksinin daha düşük olması bulguru bu tarz gıdalar arasında daha da sağlıklı yapmaktadır. Kısaca bulgur; posa, lif açısından zengin, karbonhidrat değeri daha düşük ve protein değeri yüksek oldukça değerli bir gıda maddesi olarak bizlere ulaşmaktadır.

İlginizi Çekebilir:  Bu Doğru -Yanlış Testinde 10 Doğru Yapabilecek misin?…. Lütfen Tıklayınız….

Bulgurun Faydaları

Günlük 25-30 gram civarında lif ihtiyacımız bulunmaktadır. 1 tabak bulgur bu ihtiyacımızı önemli miktarda karşılamaktadır. Yapısındaki B1 vitaminleri; sinir ve sindirim sistemimizin güçlenmesinde önemli rol oynamaktadır.

Oldukça yüksek miktarda lif içermesi bulguru bağırsak çalışmasından önemli bir pozisyona getirmiştir. Liflerin ayrıca tok tutucu bir özelliğe sahip olması, bulgura kilo kontrolünde etkili olmaktadır.

Bulgurun glisemik endeksini düşük olması sebebiyle, bulgur uzun süre tok tutar, kana yavaş karıştığı içinde diyetlerde kullanılabilecek bir üründür. Ayrıca da şeker hastalarına tavsiye edilir. Ayrıca salatalarda, sıcak ve soğuk yemeklerde kullanılan bir malzeme olması nedeniyle oldukça çeşitlilik sunan bir üründür.

İlginizi Çekebilir:  Arnavut Damat Paçası

Bulgurdaki protein, kalsiyum, potasyum ve fosfor pirinçten daha fazladır. B vitaminleri ve demirin miktarı ise pirinç ve makarnadan üç kat daha yüksektir. Buğdayın kaynatılması sırasında suya geçen mineral maddeler ve B vitaminleri, tane tarafından tekrar emildiği için, bulgurun besin değerinde kayıp olmaz.

İlginizi Çekebilir:  Kış Aylarının Ziyafeti Tereyağlı Muhallebi… Lütfen Tıklayınız….

Bulgur kepekli olması nedeni ile posa yönünden iyi kaynaktır. Bulgurdaki kepek suda çözünmez. Bu yüzden şeker ve yağın emilimini azaltarak kan şekeri ve kan yağlarının yükselmesini önler. Sindirim sisteminin çalışmasını hızlandırarak hareketsizliğin insan vücuduna getirdiği olumsuzlukların bir çoğunu engeller (kabızlık, kalın bağırsak kanseri gibi).

Üretim esnasında uygulanan ön pişirme işlemi ile buğdaydaki nişasta jelatinize olur, kurutma işleminden sonra sert bir yapı kazanır. Dolayısıyla daha uzun süre dayanır. Ayrıca ön pişirme işleminden dolayı pişirilmesi ve sindirimi kolaylaşır. Bulgur, besleyici, doyurucu, lezzetli ve ekonomik bir besindir.

Bulgur çeşitleri üç ana sınıfta toplanır..

Kepekli Bulgur: 

Durum buğdayından üretilen bu bulgur çeşidi, buğdayın üst kabuğunun daha az soyulmasından dolayı kepek bölümünü, sarı bulgurla kıyaslandığında, çok daha fazla içerir. Lif miktarı sarı bulgura göre daha fazla olan kepekli bulgur, diyetlerde ve kilo kontrollerinde çokça önerilir.

Esmer Bulgur: 

Halk arasında esmer buğday olarak bilinen bir bulgur çeşididir. Renk ve tat olarak farklı olan esmer bulgurun yapısı daha yumuşaktır. Sarı bulgura göre elastikiyeti daha fazla olan esmer bulgur, daha çok çiğ köfteciler tarafından kullanılır.

Sarı Bulgur: 

En fazla tüketimi olan ve durum buğdayından üretilen bulgur çeşididir. Sarı olması buğdayın türünden ve renginden kaynaklanır.

Besin ÖğeleriPilavlık BulgurPirinçMakarna
Enerji (kcal)338329338
Karbonhidrat (g)70.274.071.4
Protein (g)12.26.710
Yağ (g)0.860.701.40
Posa/Lif (g)8.235.2
Potasyum (mg)328.596.7192.6
Kalsiyum (mg)14.83.712.2
Fosfor (mg)22699121
Demir (mg)1.300.601.60
B1 Vitamini (mg)0.310.100.30
B2 Vitamini (mg)0.070.020.04
Kolesterol
  • B.02.1.TBT.5.01.08.00-181.06.03-1073/3779 TUBİTAK Raporu
  • Besinlerin Bileşimleri: Türkiye Diyetisyenler Derneği Yayını: 1 (Ankara, 1991)

İlginizi Çekebilir:  Dalgona Kahve Nedir? Nasıl Yapılır?… Lütfen Tıklayınız….

Bulgur Nasıl Yapılıyor?

Temizleme, kaynatma, kurutma, kırılma-öğütme ve eleme-paketleme olmak üzere 5 evreden oluşmaktadır. Bulgur; sırasıyla aşağıdaki süreçlerden geçerek yapılmaktadır.

Temizleme

Temizleme sürecinde, bulgurun hammaddesi buğday, içine karışmış olan arpa, saman vb maddelerden fiziksel ayırma yöntemleri kullanarak arındırılır.

Kaynatma

Temizlemeden sonraki süreçte buğday kaynatılır. Bulgurun kaynatılmasında kullanılan su, son derece önemli olup istenilen lezzetin yakalanmasında da oldukça etkilidir.

Kurutma

Kaynatılan bulgur bir sonraki süreçte kurutulur. Günümüzde modern metotlarla yapılan kurutma işlemi kurutma kuleleri olarak adlandırılan paslanmaz çelikten yapılmış dev kulelerde gerçekleştirilir.

Kırılma-Öğütme

Kurutmadan sonraki süreçte, kurutulan buğday öğütülür. Taş değirmenlerde günümüze uyarlanmış modern metotlarla işlem gerçekleşir.

Eleme

Bulgur farklı boylara göre ayrılır. Bulgur, hepimizin bildiği üzere pilavlarda kullandığımız pilavlık bulgur, kısırda kullandığımız köftelik bulgur gibi irili ufaklı boylardadır.

İlginizi Çekebilir: Pastane Usulü Tuzlu Kurabiye…(YouTube Video)… Lütfen Tıklayınız….

Kırmızı Et Nedir ve Faydaları?….

** Kırmızı et, başta protein olmak üzere demir, çinko mineralleri ile B12 vitamini kaynağıdır. 100 gramında yaklaşık 119 kkal enerji vardır. İçeriğinde bulunan demir kırmızı kan hücrelerinin oksijen taşıması için gereklidir. Çinko hem bağışıklık sisteminde hem de DNA sentezinde rol oynarken B12 vitamini ise sinir sistemini destekler. Kırmızı ette bulunan proteinin vücutta kullanılabilirliği bitkisel proteinlere kıyasla çok daha yüksektir.

** Etin içeriğindeki Kreatin, B6, B12 vitaminleri ve OMEGA-3 beyni geliştirir. İçerdiği besinler kısa sürede enerjiye dönüşerek vücudun zinde kalmasına destek olur. Özellikle, Kreatin ve protein bakımından zengin olması sayesinde kas yapımını ve gelişimini destekler.

** Kırmızı et ve suyu demir, çinko ve magnezyum gibi kemik sağlığı ve gelişimine faydalı mineraller bakımından oldukça zengindir. Demir açısından çok zengin bir besin kaynağı olduğu için anemiyi (kansızlık) engeller ve kan sağlığının korunmasını destekler.

İlginizi Çekebilir:  Hatay'a Özgü Lezzet Şıhıl Mahşi Dolması

** Selenyum açısından zengindir, kolon kanseri gibi ciddi hastalıklardan korunmaya yardımcıdır.

** İçerdiği B kompleks vitaminleri sayesinde saç, cilt ve göz sağlığını korur.

Çocuklar İçin Gerekli Bir Besin Kaynağı

** Bilimsel verilere göre, 4-6 yaş arasındaki çocukların fiziki ve zihinsel gelişimlerini tamamlayabilmeleri için günde 20-25 gram protein tüketmeleri gerekir. Bu da yaklaşık olarak 100-125 gram kırmızı et demektir. 7-9 yaş arasındaki çocukların günlük protein ihtiyacı 26-38 grama çıkarken, 10-13 yaş aralığında ise 39-60 gram arasında değişiklik gösterir.

** Kırmızı et protein, demir ve B grubu vitaminler bakımından çok zengin bir besin kaynağı olması nedeniyle çocukların zihinsel ve fiziksel gelişimi açısından olmazsa olmazdır.

** Yeterli miktarda kırmızı et tüketmeyen çocukların zihinsel faaliyetlerinde durgunluk, kas ve iskelet sisteminin sağlıklı gelişememesi, kansızlık ve bünye zayıflığı gibi rahatsızlıkları ortaya çıkarabilir.

İlginizi Çekebilir: Lezzetli Izgara Köfte… Lütfen Tıklayınız…

Hamilelik Durumunda…

** Et proteinlerinin en önemli özelliği, insan organizması tarafından sentezlenemeyen ve dışarıdan besin maddeleriyle birlikte mutlak alınması gereken temel aminoasitleri yeterli ve dengeli bir biçimde içermesidir. Kırmızı et, gebelikte hem anne hem de bebek sağlığı için iyi bir protein, demir ve B vitamini kaynağıdır.

** Bu nedenle, özellikle hamilelik döneminde vücudumuzun yapıtaşları olan kaliteli et proteinlerinin et tüketimi yoluyla anne adayları tarafından alınması gerekir.

** Hamilelikte normal dönemlere oranla, günlük olarak 10 ile 14 gram fazla protein almak gerekir. Bu oran hamileliğin sonlarına doğru daha da artmalıdır.

Et Alınırken Nelere Dikkat Edilmeli?

1- Et güvenilir yerden satın alınmalıdır. Etin özelliğine göre damgalanmış olmasına, siz satın alırken parçalanmış, canlı ve parlak kırmızı renkte olmasına, yüzeyinde aşırı ıslaklık ve yapışkanlık bulunmamasına dikkat edilmelidir.

İlginizi Çekebilir: Kilis Yöresel Lezzetlerinden Abugannuş… Lütfen Tıklayınız…

2- Alınan etin tüketicilerde hastalanma riski yaratmaması ve besleyici olabilmesi için, hayvanların kesilmeden önce mutlaka veteriner hekim kontrolünden geçmiş olmalıdır.

3- Hayvanın kesiminin, parçalanmasının, soğutulmasının, ambalajlamasının ve paketlemesinin teknik ve hijyenik şartları taşıyan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca onaylanmış tesislerde ve usullere uygun olarak yapılmış olmasıdır.

4- Et uzun süreli muhafazaya bağlı olarak, yüzey rutubetini kaybetmiş ve kurumaya bağlı olarak donuklaşmış, koyu kahve veya kararmış olmamalıdır.

5- Dondurulmuş ürün alınıyorsa, son kullanma tarihi mutlaka kontrol edilmelidir.

6- Etin kendine özgü kokusunun dışında ağırlaşmış kötü bir kokusu, ilaç kokusu veya dezenfektan kokusu olmamasına dikkat edilmelidir.

7- Günlük ihtiyaçtan fazla alınan etler, tek seferde tüketilebilecek porsiyonlara bölünerek, derin dondurucularda muhafaza edilmelidir.

8- Kasaptan veya reyondan et satın aldıktan sonra mümkün olduğunca kısa sürede eve getirilmeli ve buzdolabında muhafaza edilmelidir.

9- Kaynağı belli olmayan markasız ürünler satın alınmamalıdır.

İlginizi Çekebilir: Gaziantep Mutfağının Mangalda Altı Ezmeli Kebabı…. Lütfen Tıklayınız…

Et Tüketiminde Rengine Dikkat Edilmeli…

1- Etin rengi parlak kırmızıdır. Oksijene maruz kalmamış (örneğin vakumla paketlenmiş) et bordo veya morumsu renktedir. Ortalama 15 dakikalık havayla temasından sonra, etin rengi parlak kırmızıya döner.

2- Et buzdolabında 5 gün civarında saklandıktan sonra rengi kahverengiye dönebilir. Uzun süre bekleyerek kahverengiye dönmüş et bozulmuş olabilir. Rengi dışında hoş olmayan bir kokusu ve yapışkan bir dokusu da oluşur.

3- Eti tüketirken yapısına ve rengine dikkat edilmesi gerekmektedir.

Marketten Et Ne Zaman Alınmalı?…

** Et kolay bozulabilir bir besin olduğu için alışverişte en son almaya dikkat edilmelidir.

** Alışverişte her türlü sızıntının önüne geçmek için çiğ et paketlerini ayrı ayrı plastik torbalara koyun ve hemen tüketmeyecekseniz +4 derecede buzdolabında veya -18 derecede dondurucuda saklayın.

** Buzdolabında saklanan eti, 3-5 gün içinde de mutlaka tüketmeye önem verin.

Önceden Pişirilmiş Et Nasıl Tüketilmeli?…

1- Köfte veya hamburger gibi önceden pişirilmiş etleri aldığınızda sıcak olmasına dikkat ediniz ve 2 saat içinde de (ortam sıcaklığı 30 derecenin üstündeyse 1 saat içinde) tüketin.

2- Pişirilmiş et, +4 derecede kapalı kaplarda buzdolabında veya -18 derecede dondurucuda saklayın.

İlginizi Çekebilir:  Hem Besleyici Hem de Doyurucu Olan Ayran Aşı Çorbası...

3- Buzdolabında saklanan pişmiş et, en fazla 3-4 gün içinde soğuk olarak ya da 75 dereceye kadar yeniden ısıtarak tüketilmeli.

Et Nasıl Saklanmalı?…

Günlük tüketiminizden daha fazla et alımında, eti porsiyonlara bölerek dondurmak daha uygun olacaktır. Etler kıyma haline getirilecek ise kıyma makinasının dezenfeksiyonu yapılmalı ve içinde kesinlikle et kalıntısı olmamalıdır. Parça etler üzerinde kan bulunmamalı ve sarı, yeşil veya farklı oluşumlar olmamalıdır. Donmuş etleri çözdürmenin en doğru yolu etleri buzluktan alıp buzdolabı sıcaklığında (+4° C) bekleterek çözdürmek olacaktır. Çözdürülmüş etleri tekrar dondurmak hijyen kuralarına aykırı olup sağlık için de sakıncalı bir işlemdir.

1- Hemen tüketilmeyecek olan et derin dondurucuda saklanmalı. Derin dondurucuda saklanacak olan eti, çiğ olarak küçük parçalar halinde veya pişmiş olarak plastik buzdolabı poşeti ya da yağlı fırın kağıtlarında saklanmalıdır.

2- Et, kesinlikle alüminyum folyoya sararak saklamayın. Alüminyum bir süre sonra ete geçmeye başlayacağı için, sağlık açısından tehlikeli olacaktır.

3- Dondurulmuş et, en çok 1 yıl içerisinde tüketilmelidir. Dondurulmuş eti çözdürmek için buzdolabının alt raflarında bekletiniz.

4- Dondurulmuş eti bir sefer çıkartıp çözdürdükten sonra, yeniden dondurmayın. Çözülmüş et, en kısa zamanda tüketilmelidir.

Sağlıklı ve Mutlu Kalmanız Dileğiyle.. Afiyet olsun… 

İlginizi Çekebilir: Lezzetine Bayılacağınız İç Yağında Saç Kavurma…. Lütfen Tıklayınız…

Kırmızı Etin Kolesterol İçeriği Yüksek midir?

Her besin grubunda olduğu gibi, yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri kırmızı et için de geçerlidir. Bir porsiyon 85 gram pişmiş yağsız kırmızı et 76 mg kolesterol içerir.

Amerikan Kalp Derneği’ne göre günlük kolesterol alımı 300 mg ile sınırlandırılmalıdır. Bazı hayvansal besinlerin 100 gramındaki kolesterol miktarı şu şekildedir:

Hayvansal Besinler
(100 gram)
Kolesterol
(mg)
Dana eti (az yağlı)70
Dana eti (yağlı)110
Keçi eti57
Koyun eti (az yağlı)140
Koyun eti (yağlı)160
Karaciğer (dana)511
İşkembe (sığır)250

Et Alerjisi Nedir?

Kırmızı et yedikten sonra burun tıkanıklığı, vücutta kaşıntı veya mide bulantısı hatta nefes darlığı baş dönmesi sonrasında baygınlık hissi gelişmişse et alerjisi akla gelmelidir. Ülkemizde özellikle kurban bayramında et alerjisi artış gösterebilmektedir.

Et alerjisi sığır, kuzu, keçi gibi hayvanların etlerini yedikten sonra karşımıza çıkabilmektedir. Bir et alerjisi hayatta her zaman gelişebilir. Bir tür ete alerjiniz varsa, tavuk, hindi ve ördek gibi diğer etlere ve özellikle tavuk etine de alerjiniz var olabilir.

Araştırmalar, süt alerjili çocukların çok küçük bir yüzdesinin de sığır eti alerjisi olduğunu göstermektedir. Süte karşı alerjisi olan çocukların diyetinden sığır etini de çıkarmanız gerekip gerekebilir. Çocuk alerji uzmanları bu konuda yardımcı olur.

Ixodes ricinus ( kedi ve köpeklerde bulunan keneler) ve Amblyomma americanum cinsi kenelerle ısırılmak ile et alerjisi arasında bir ilişki olduğunu gösteren çalışmalar vardır. Et alerjisi olanların büyük çoğunluğunda öncesinde kene tarafından ısırıldığı görülmüştür.

Kırmızı Et Alerjisi Belirtileri Nelerdir ?

Kırmızı eti yemenizden sonra vucüdunuzda;

  • Ciltte kaşıntı kızarıklık ve kabarıklık şeklinde ürtikeryal döküntü,
  • Mide bulantısı, mide krampları, hazımsızlık, kusma, ishal, karın ağrısı,
  • Burun akıntısı, tıkanıklık,
  • Hapşırma,
  • Baş ağrısı,
  • Astım,
  • Anafilaksi, nefes darlığı baş dönmesi ile birlikte olan alerjik reaksiyon,

şikayetleri ortaya çıkıyorsa kırmızı et alerjisinde söz edilebilir.

Balığın Fırındaki Lezzeti Çipura….

Çipuranın eti az kılçıklı, sert, beyaz ve çok lezzetlidir. Izgarada pişirilmesi tercih edilir. Ayrıca, üretim kültürüne uygunluğu nedeniyle ekonomik değeri çok yüksektir. Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle… Afiyet olsun… 😂😂😂

Porsiyon: 4 kişilik,

Malzemelerimiz:

  • 4 adet çipura balığı,
  • 600 gram domates,
  • bol miktarda zeytinyağı,
  • 5 adet kuru soğan,
  • 1 dal biberiye otu,
  • 1 adet defneyaprağı,
  • 2 yemek kaşığı sirke,
  • 1 demet maydanoz,
  • 1 tutam kırmızı biber,
  • 2-3 adet dövülmemiş karabiber,
  • yeteri kadar toz karabiber,
  • yeteri kadar tuz,

Yapılışı:

1- Balıkları temizleyin ve içini-dışını bol suda yıkayıp, suyunu iyice süzün (balıklar bütün kalacak, sadece içi temizlenecek),

2- Domatesin kabuklarını soyup, dilim dilim doğrayın. Yarım soğanı rendeleyin.

3- Balığın karnına rendelenen soğanla, birkaç dilim domates, birkaç tane karabiber, defne yaprağı ve biberiye dalını doldurun. Kalan soğanı ince doğrayın.

4- Domates dilimlerinin yarısını cam fırın tepsisine yayın.

5- Üstüne tuz, karabiber ve kırmızıbiber serpiştirip zeytinyağını gezdirin. Sonra üzerine bir kat doğranan soğanı yayıp tuz, kara ve kırmızıbiber serpiştirin ve zeytinyağını gezdirin.

6- Bunların üstüne balığı tüm olarak koyun. Balığın üstüne önce kalan doğranmış soğanları yayın. Sonra tuz ve biberleri serpiştirip biraz zeytinyağı döktükten sonra domates dilimlerini yayın.

7- Üzerine tekrar zeytinyağını gezdirin ve sonra fırına sürerek balık pişirin.

8- Balığı fırından çıkarmadan birkaç dakika önce ince kıyılan maydanozu üstüne serpiştirip, tekrar tepsiyi fırına verin.

9- Birkaç dakika sonra tepsiyi fırından çıkartın ve üzerine sirkeyi gezdirin. Hiç soğutmadan sıcak sıcak servisinizi yapın.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle… Afiyet olsun…😂😂😂