Kapat

Pratik Çözüm Arayanlar İçin: Fırında Karnabahar Tarifi….

Anasayfa
Ana Yemek Pratik Çözüm Arayanlar İçin: Fırında Karnabahar Tarifi….

Pratik Çözüm Arayanlar İçin: Fırında Karnabahar Tarifi….

Karnabahar, Türk mutfağında pek çok farklı türde yemeği pişirilen ve severek tüketilen bir sebzedir. Tencere yemeği olarak hazırlanabilen, yağda kızartması yapılan ve hatta daha sağlıklı bir yöntem olarak fırında da kızartılabilen Karnabaharın pek çok farklı pişirme yöntemi bulunmaktadır. Karnabahar’ın kalorisi ve besin değeri uzmanların da belirttiği gibi çok zengindir. Düzenli olarak tüketilmesi gereklidir. Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle… Afiyet olsun…👍👍👍

Porsiyon: 6 kişilik,

Malzemelerimiz:

  • 1 adet orta boy karnabahar,
  • ½ su bardağı zeytinyağı,
  • 2 yemek kaşığı isot,
  • 1 tatlı kaşığı kimyon,
  • 2 tatlı kaşığı kişniş,
  • ½ tatlı kaşığı,
  • yeteri kadar tuz,

Yapılışı:

1- Karnabaharı yıkayın ve elinizle küçük çiçeklere ayırın.

2- Kişniş ile kimyonu öğütün ve isot, tuz ve zeytinyağıyla birlikte geniş bir kaba koyun.

3- İçine, karnabaharı ilave edin ve iyice karıştırın.

4- Sonra, baharatla harmanlanan karnabaharı bir fırın tepsisine koyun.

5- Önceden 220 derecede ısıtılan fırında, 10 dakika kadar pişirin. Servisinizi sıcak olarak yapın.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle… Afiyet olsun…😄😄😄

İlginizi Çekebilir:  Soğuk Havaların Vitamin Kaynağı Karnabahar Kızartması…Lütfen Tıklayınız….

Karnabaharın kalorisi ve besin değeri

  • 100 gram karnabahar yaklaşık 25 kalori içermektedir.
  • Lif bakımından zengin bir sebzedir.
  • Protein oranı yüksektir.
  • C vitamini açısından zengindir.
  • Kalsiyum, magnezyum, demir ve fosfor içerir.
  • E vitamini türevlerini, A vitamini türevlerini B6 vitamini içermektedir.
  • K vitamini açısından zengindir.
  • Kafein ve kolesterol içermez.
  • Sodyum, potasyum ve çinko içeren sebzelerdendir.

Kişniş Nedir? Faydaları Nelerdir?

“İzni” diye de bilinen “kişniş”, bilimsel adıyla Coriandrum sativum L’dir. Aynı zamanda Çin maydanozu olarak da bilinir. Rutubetli ortamları seven bu bitkinin tohumu kurutularak toz haline getirilir ve baharat ya da ilaç olarak kullanılır. Maydanozgillerden olan kişnişin yaprakları maydanoz bitkisini andırır.

Burdur, Isparta ve Konya’da oldukça yaygındır. Ağustos ve Eylül aylarında olgunlaşan bu bitki toplanarak gölgeli ve havadar bir bölgede kurumaya bırakılır. Daha sonra bitki sapından tutularak sallanır ve tohumları dökülür.

En son ise toz haline getirilir. Ancak, toz haline getirirken ihtiyacımız kadarını toz haline getirmek doğru bir yaklaşımdır. Çünkü tüm tohumlar çekilecek olursa zamanla aromasını kaybedebilir. Toz haline gelmeyen tohumlar ise güneş görmeyen bir kısımda saklanmalıdır. Güzel aromasından dolayı genellikle çiğ ya da kurutulmuş şekilde kullanılır.

İlginizi Çekebilir:  Fırın ve Peynirin Tadını Alan Sebzeli Graten… Lütfen Tıklayınız….

Kişnişin Faydaları Nelerdir?

1- Romatizma ve artrit karşıtı özellikleri vardır. Şişlikleri iyileştirmede büyük rol oynar.

2- Kişnişin dezenfekte, zehir giderici, antiseptik, mantar karşıtı ve antioksidan özellikleri sayesinde ise egzama, kuruluk ve mantar iltihabı gibi cilt sorunlarında kullanılması da faydalıdır.

3- Kişnişte bulunan linoleik asit, oleik asit, palmitik asit, stearik asit ve askorbik asit (C vitamini) kandaki kolesterol seviyelerini düşürmede çok etkilidir.

4- Kişnişte bulunan borneol ve linalol gibi bitki özü bileşenleri sindirime, böbreklerin düzgün çalışmasına yardımcı olurken aynı zamanda ishalin azalmasına da yardımcı olur.

5- Yüksek demir oranı olan kişniş, anemi görülen kişiler için çok faydalıdır. Kandaki demir oranının düşük olması nefes darlığına, kalp çarpıntısına, aşırı yorgunluğa ve bilişsel işlevlerde düşüşe sebep olabilir. Demir aynı zamanda enerji ve kuvveti artırır, kemik sağlığını geliştirir.

İlginizi Çekebilir:  Kış Aylarının Ziyafeti Tereyağlı Muhallebi… Lütfen Tıklayınız….

6- Birçok araştırma kişnişin, mevsim alerjilerinin ve bahar nezlesinin rahatsız edici etkilerini azaltmaya yarayan yoğun antihistamik özellikleri bulunduğunu göstermektedir.

7- Kişniş yağı da bitkilerle, böceklerle, gıdalarla ya da diğer maddelerle temastan kaynaklanan alerjik tepkileri azaltır.

Kişnişin Zararları

Kişnişin zararları hemen hemen hiç yok denecek kadar azdır. Ancak, her yiyecekte olduğu gibi cilt alerjisine yol açabilir. Çok nadir görülmekle birlikte ciltte yarattığı hassasiyetten dolayı güneş yanığı riskini artırabilir. Ayrıca hamile kadınların kullanmamaları önerilir.

Kişnişli Domatesli Makarna Tarifi

Malzemelerimiz:

  • 1 paket makarna,
  • 3 adet domates,
  • 2 adet kuru soğan,
  • 1 çorba kaşığı ezilmiş sarımsak,
  • 1 çorba kaşığı baharat karışımı,
  • 1 tatlı kaşığı kırmızı biber,
  • 2 çay bardağı süt,
  • 1 çorba kaşığı taze kişniş,
  • 1 çorba kaşığı un,
  • 4 çorba kaşığı tereyağı,
Baharat karışımı:
  • 4 çay kaşığı kişniş tohumu,
  • 1 çay kaşığı kimyon tohumu,
  • 1 tatlı kaşığı zencefil tozu,
  • 1 çay kaşığı tane karabiber,
  • 1 adet defne yaprağı,
  • 1 çay kaşığı kakule,
  • ¾ çay kaşığı tarçın,
Baharatın hazırlanışı:

Tüm baharat malzemesini mutfak robotuyla toz haline getirin.

Yapılışı:

1- Tencerede 5 litre suya tuz ekleyerek kaynatın.

2- Kaynayan suya makarnayı ilave edin ve kapağı açık olarak tekrar kaynamaya bırakın. Arada sırada kontrol ederek 10 dakika haşlayın.

3- Haşlanan makarnayı süzün.

4- Ayrı bir tavada tereyağında, küp doğranmış soğan, sarımsak ve domatesi 10 dakika kavurun.

5- Sonra, içine unu ekleyerek 5 dakika kavurun. Süt ile baharatları ilave ederek 3-4 dakika pişirin.

6- Süzülmüş makarnayı sosa ekleyerek karıştırın. Üzerine, kişnişi serpiştirerek servisinizi yapın.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle… Afiyet olsun… 😂😂😂

İlginizi Çekebilir:  İştahınız Artıracak Kaşarlı Köfte Tarifi… Lütfen Tıklayınız….

Yemeklerimizin Tadı-Tuzu İsot…

Yemeklerimizin tadı tuzu olan baharatlar ile, sade yemeği enfes bir lezzete dönüştürmek mümkün oluyor. Yalnızca yemeklerin lezzetine değil, sağlığımıza da sayısız katkısı olan baharatları iyi tanımak ise daha çok önemli oluyor. Bu sayede, hem hangi baharatın hangi yemeğe yakıştığını bilebilir, hem de sağlığımız için en uygun baharatı seçebiliriz.

Dünya mutfaklarında ve Türkiye mutfaklarında kullanılan yüzlerce çeşit baharat bulunmaktadır. Baharatların kullanımı, kültüre göre de farklı oluyor. Çeşitli baharatların karışımı ile hazırlanan “Köri” denilince Hint mutfağının, “Safran” denilince ise aklımıza İran mutfağının gelmesi gibi. Kebap türlerinin ön plana çıktığı ülkemizde ise, aklımıza gelen ilk baharatlardan biri de pul biber oluyor.  

Pul biber almayı düşünürken “İsot” almaya karar verdiğinizde Güneydoğu Anadolu mutfağına uzaksanız, “İsot” ile pul biber arasındaki farkları da bilmiyorsanız, ikisini birbirine karıştırabilirsiniz. Oysa, “Pul Biber” ile “İsot” arasında elde edilişinden, tadına ve kullanım yerlerine kadar pek çok farklılık bulunuyor. O nedenle “Pul Biber” ile “İsot “arasındaki farka bir göz atalım ve özellikle de” İsot” u daha yakından tanıyalım.

İlginizi Çekebilir:  Kişniş Nedir? Faydaları Nelerdir?… Lütfen Tıklayınız….

İsot Nedir ve Nasıl Elde Ediliyor?

Şanlıurfa ile özdeşleşen “İsot” aslında tıpkı pul biber gibi acı kırmızı biberden elde ediliyor. Pul bibere göre güneş altında daha fazla tutulduğundan rengi siyaha dönüşüyor. Bu işlem, “İsot”un yalnızca rengini değiştirmekle kalmıyor. İsot bu işlem ile kendine özgü bir tada kavuşuyor. Pul biber gibi acı olmayan “İsot”, damaklarda önce hafif tatlı sonra da hafif acı bir tat bırakarak kullananlara ayrı bir lezzet sunuyor.

Yazın toplanan “İsot” biberleri güzelce yıkanır ayıklanır. Temiz bir zemine serilere güneşte kurutmaya bırakılır. En fazla 3 günde kuruyacaktır. Biberler geceleri toplanıp gündüzleri tekrar serilmelidir. Biberler 1. gün toplandığında kırmızı, 2. gün toplandığında mor, 3. gün toplandığında siyah renkte olacaktır. Siyah rengini bulunca biberler toplanıp öğütme makinesiyle öğütülür. Dövülme esnasında zeytin yağı ve tuzda ilave edilir. Baharat olarak kullanılmaya hazırdır.

Baharat olarak çok sevilen bir çeşittir. Köfte çeşitlerine ayrı bir lezzet katar vazgeçilmezidir. Ağzı kapaklı hava almayacak kavanozlarda saklanmalıdır.

İlginizi Çekebilir:  Aynalı Kebap

İsot’un faydaları;

  • Sindirimi kolaylaştırır,
  • Ülserlere fayda sağlar,
  • Doğal antibiyotik etkisi vardır,
  • Metabolizmayı hızlandırdığı için kilo vermeye yardımcıdır,
  • İdrar söktürücüdür,

İsot’un Faydaları Var mı?

Yiyenin içini ısıttığından önce “Isı Ot” adını alan, sonrasında adı günümüzde kullanıldığı gibi “İsot” a dönen bu lezzetli baharatın vücudumuza da pek çok faydası bulunuyor.

Metabolizmayı hızlandırdığından kilo vermeyi hızlandıran İsot, gaz ve idrar sökmeye de yarıyor. Kan şekerini dengeleyen İsot’un kalp ve damar sağlığını koruduğu, sindirim sistemini düzenlediği ve cilde iyi geldiği de biliniyor. Mide rahatsızlığı olanların, İsot’u yoğurtla birlikte tüketmesi tavsiye ediliyor.

İlginizi Çekebilir:  Mutfağınızın En Sevilen Lezzetlerinden Elmalı Kısır… Lütfen Tıklayınız….

İsot Hangi Yemeklerde Kullanılıyor?

İsot denilince ilk akla gelen lezzet tabidir ki kebaplar oluyor. İsot kebabın yapımında kullanıldığı gibi, piştikten sonra da servis edildiğinde tercih edilir. Güneydoğu ve Doğu mutfağının bizlere hediyesi olan “lahmacun” ve “çiğ köfte” de İsot ile olması gereken lezzetler arasındadır.

İsot’un kullanıldığı yiyecekler kebap ve çiğ köfte ile sınırlı değil. İsot, sulu tencere yemeklerine de çok yakışmakta, özellikle ekşili köfte gibi sulu yemeklere sumakla birlikte İsot da ekleyerek yemeğin lezzetini artırılmakta.

İsot’u domatesli, soğanlı kaşık salatalara ekleyebilir ve çorbalarınıza serpiştirerek lezzetini daha da artırabilirsiniz.

İlginizi Çekebilir: Lezzeti İle Gönüllere Taht Kuran Nane Reçeli… Lütfen Tıklayınız….

Biber Çeşitleri

C vitamini deposu olan ve çeşitli renkleri olan hemen hemen tüm yemeklere yakışan çok çeşitli biberler vardır? Biber, C vitaminin yanı sıra A, B1, B2, E, P, K  vitaminleri yönünden oldukça zengin oluyor. Çorbalarda, et yemeklerinde, salatalarda, mezelerde, menemende vazgeçilmez olabileceği gibi tek başına mangalda pişen ya da kızartması ile son derece leziz olan biberin birçok çeşidi var.

Acısı ayrı lezzet, tatlısı başka lezzetli olan biberin çarliston, köy biberi, dolmalık, sivri, kıl biber, kırmızı biber (kapya), isot, konik, cin, arnavut, mor biber, şili, california wonder,  jalapeno, madame jeanette, aleppo, tabasco, cayanne, habanero, trinidad scorpion cardı, ghost (bhut jolokia),  carolina reaper gibi bir çok çeşidi var.

Semt pazarlarında bizim topraklarımızda yetişen biber çeşitleri çarliston, sivri, dolmalık, kapya, cin, mor biber, arnavut biberdir.

Sivri biberler: 

Bu grupta uzun, narin yapılı, genelde orta koyulukta yeşil renkli, ince duvarlı, genelde tatlı bazen acı biberler yer alır. Bu gruptaki biberler daha koyu yeşil, daha kalın duvarlı, oldukça sert dokulu, daha kısa boyludur. Sivri biber hem acı hem acı olmayan şekilde yetişir ve hem ızgara hem salata hem de sıcak yemeklerin gözdesidir.

Çarliston biberler: 

Sarı ve yeşil renkli çeşitleri olduğu gibi lezzetleri de acı veya tatlı olabilir. Uzun, iri, daha kalın duvarlı ve etli olduğundan ayrı bir grup teşkil eder. Çarliston biber genellikle  yemeklerde kullanılmakta ve özellikle et yemeklerinde ve uzun süre pişen yemeklerde kullanılan tatlı bber türleri arasında çok tercih edilenler arasında.

İri kırmızı biberler: 

Özellikle acı olanlar daha ziyade kırmızı toz biber üretiminde ve pastırma yapımında geniş ölçüde kullanılır. Bu grupta yer alan daha tatlımsı çeşitler ise çoğunlukla biber salçası yapımında ve evlerde özel şekilde hazırlanan turşu yapımında kullanılır. Biber hem salata hem yemek hem de bazı mutfaklarda çorba katığı olarak kullanılabilmektedir. Tatlı yapısı ile çocuklara biber sevdiren türden biberler arasındadır.

İlginizi Çekebilir:  Şanlıurfa’dan Kuru Biber Kavurması Tarifi… Lütfen Tıklayınız….

Konik biberler: 

Tamamen kızardıklarında daha ziyade biber salçası ve kırmızı toz biber yapımında kullanılır. Yeşil veya sarı renkli, kalın duvarlı, çoğunlukla tatlıdır. Acı türleri de mevcuttur. Konik biber özellikle turşusu çok tercih edilen biberler arasındadır. Diğer bir adıyla halk arasında torpil biber olarak anılmaktadır.

Domates biberler: 

Şekli domatese benzediğinden bu isimle anılır. Kırmızı renkli, dolgun etli ve tatlı lezzetli olan bu biberler ülkemizde salça üretiminde kullanıldığı gibi içi doldurularak turşu halinde de değerlendirilir.

Dolmalık biberler: 

Yuvarlak iri biberler grubunu teşkil eden bu biberler sarı veya muhtelif tonda yeşil renklidir. Renk, irilik ve duvar kalınlıkları değişiklik gösterir. Dolmalık biberler genelde tatlı olurlar fakat acı olanlarına da rastlanır. Genellikle sadece pirinç ile yapılan dolma yemeklerinde tercih edilir fakat bazı mutfaklarda bir çok yemek içerisinde kullanılabilmektedir.

Küçük biberler: 

Bunlar daha çok acı biberlerden oluşur. Halk arasında Arnavut biberi, süs biberi diye anılır. Özellikle turşusu yapılan bu biber az acı biber sınıfındadır etli yapısı ile özellikle ızgara et yanında tercih edilir. Genellikle doğranarak turşu olarak sunulur.

Oldukça acı olan bu türler taze tüketildiği gibi, turşu yapımında da yaygın olarak kullanılır.

İlginizi Çekebilir:  Süzme Peynirli Biber Dolması… Lütfen Tıklayınız….

Mutfakta Kullanılan Malzemelerin Birim Ölçüleri…

Tarif hazırlarken en önemli adımlardan birisi doğru malzemenin doğru miktarda kullanılmasıdır. Katı besinler gram ve kilogram ile ölçülürken, sıvılar ise mililitre, santilitre, litre gibi değerlerle ölçülürler. Bu şekildeki ölçümlere “teknik ölçü” denir.

Teknik ölçünün yanı sıra mutfağımızda en sık kullanılan ölçü birimleri ise; çay kaşığı, yemek kaşığı, su bardağı veya tatlı kaşığı gibi ekipmanlarla yapılan ölçülerdir. Bu çeşit ölçümlere ise pratik ölçülendirme denilmektedir.

Mutfakta genel olarak terazi kullanılmıyor, bunun yerine pratik ölçülendirme kullanılıyor.

Tatlı yapılırken kesin sonuç isterseniz evinizde mutlaka teknik ölçü için terazi bulundurmanız tarifinizin başarılı olmasını garantilemektedir.

Sizler için hazırlamış olduğumuz yazımızda teknik ölçü birimlerine karşılık gelen pratik ölçüleri paylaşacağız.

İlginizi Çekebilir:  New York Usulü Cheese Cake Tarifi….Lütfen Tıklayınız….

Malzeme1 su bardağı1 çay bardağı1 kahve fincanı1 çorba kaşığı
Toz şeker170 gr75 gr65 gr10 gr
Pudra şekeri90 gr50 gr30 gr8 gr
Fındık, badem (dövülmüş)110 gr50 gr40 gr10 gr
Ceviz içi (tane)80 gr40 gr25 gr10 gr
Hindistan cevizi65 gr25 gr25 gr6 gr
Un100 gr45 gr40 gr8 gr
İrmik150 gr70 gr55 gr12 gr
Arpa şehriye150 gr70 gr65 gr12 gr
Pirinç150 gr70 gr65 gr12 gr
Bulgur150 gr70 gr65 gr12 gr
Mercimek170 gr70 gr75 gr14 gr
Nohut140 gr60 gr65 gr14 gr
Fasulye150 gr65 gr60 gr12 gr
Su, süt200 ml75 ml65 ml8 ml
Sıvı yağ170 ml85 ml70 ml10 ml
Margarin (erimiş)180 gr80 gr70 gr10 gr
Salça225 gr100 gr80 gr18 gr
Tuz280 gr130 gr20 gr
Kakao125 gr55 gr40 gr7.5 gr

Ölçüm tablomuzda temel olan ve en sık kullanılan malzemelerin, hangi kap içinde kaç gram etmektedir.

İlginizi Çekebilir:  Enginarlı Pilav

İlginizi Çekebilir: Böğürtlen Nasıl Kullanılır? Faydaları Nelerdir? Lütfen Tıklayınız….

Ölçü Birim Çevirici

Su Bardağı (cup) Sıvı Ölçü Kılavuzu

Amerika US ölçü birimi = 1 cup = 1 su bardağı ölçüsü ile eşdeğerdir.

Su Bardağı (cup) Sıvı Mililitre (ml)

  • 1 su bardağı 240 ml
  • 3/4 su bardağı 180 ml
  • 2/3 su bardağı 160 ml
  • 1/2 su bardağı 120 ml
  • 1/3 su bardağı 80 ml
  • 1/4 su bardağı 60 ml

Yemek Kaşığı/Çorba Kaşığı Sıvı Ölçüleri

Amerika US birimi = 1 tablespoon (tbsp) = 1 yemek kaşığı ölçüsü ile eşdeğerdir.

Yemek Kaşığı (tbsp) Sıvı Mililitre (ml)

  • 1 yemek kaşığı 15 ml
  • 2 yemek kaşığı 30 ml
  • 3 yemek kaşığı 45 ml
  • 4 yemek kaşığı 60 ml
  • 5 yemek kaşığı 75 ml

Çay Kaşığı/Tatlı Kaşığı Sıvı Ölçüleri

Amerikan US ölçü birimi = 1 teaspoon (tsp) = 1 çay kaşığı ölçüsü ile eşdeğerdir.

Tatlı Kaşığı (tsp) Sıvı Mililitre (ml)

  • 1 çay kaşığı 5 ml
  • 2 çay kaşığı 10 ml
  • 3 çay kaşığı 15 ml
  • 4 çay kaşığı 20 ml
  • 5 çay kaşığı 25 ml

Su Bardağı – Yemek Kaşığı – Tatlı Kaşığı Arasındaki Dönüşümü

Su Bardağı (cup) Ölçüsü Yemek Kaşığı (tbsp) Çay Kaşığı (tsp)

  • 1 su bardağı 16 yemek kaşığı ya da 48 çay kaşığı
  • 3/4 su bardağı 12 yemek kaşığı ya da 36 çay kaşığı
  • 2/3 su bardağı 11 yemek kaşığı ya da 32 çay kaşığı
  • 1/2 su bardağı 8 yemek kaşığı ya da 24 çay kaşığı
  • 1/3 su bardağı 5 yemek kaşığı ya da 16 çay kaşığı
  • 1/4 su bardağı 4 yemek kaşığı ya da 12 çay kaşığı

Un = Gram Dönüştürme

Un /Gram (gr)

  • 1 su bardağı 140 gram
  • 3/4 su bardağı 105 gram
  • 2/3 su bardağı 93 gram
  • 1/2 su bardağı 70 gram
  • 1/3 su bardağı 47 gram
  • 1/4 su bardağı 35 gram
  • 1 yemek kaşığı 9 gram

İlginizi Çekebilir: Mis Gibi Kahveli Karamelli Kurabiye.. Lütfen Tıklayınız….

Şeker = Gram Dönüştürme

Şeker Gram (gr)

  • 1 su bardağı 200 gram
  • 3/4 su bardağı 150 gram
  • 2/3 su bardağı 135 gram
  • 1/2 su bardağı 100 gram
  • 1/3 su bardağı 70 gram
  • 1/4 su bardağı 50 gram
  • 1 yemek kaşığı 13 gram

Su/Süt = Gram Dönüştürme

Su/Süt Gram (gr)

  • 1 su bardağı 240 gram
  • 3/4 su bardağı 180 gram
  • 2/3 su bardağı 160 gram
  • 1/2 su bardağı 120 gram
  • 1/3 su bardağı 80 gram
  • 1/4 su bardağı 60 gram
  • 1 yemek kaşığı 15 gram

İlginizi Çekebilir:  Vişne Suyu Lekesi Nasıl Çıkar?… Lütfen Tıklayınız….

B ve E Vitamin Deposu Badem Unu…

Badem Unu; Bademin iç kabuğu soyulmadan yapılan bir un çeşididir.  Ev yapımı badem unu, badem kabukları ile beraber öğütülür bu nedenle ev yapımı öğütülmüş badem daha nemli ve yağlıdır.  Dokusu badem unundan daha kalındır.

Besin değeri çok yüksek olan badem unu, beyaz un yerine de kullanılabilir. Bir kaşık badem unu, günlük B ve E vitamini ihtiyacının %40’ını karşılayabilir. Aynı zamanda, kalsiyum ve demir açısından çok zengindir. Gluten’e duyarlı olan kişiler için çok iyi bir alternatiftir. Yağ ve protein içeriğinden dolayı kek, ekmek, kurabiye vb. pişirilmesinde kullanılır. Karbonhidrat içeriği düşüktür. Uzun süre tok tuttuğu için diyet yapanlara faydalıdır.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı badem-30.png

Badem unuyla yapılan yemekler normal un kullanılan yemeklerden çok daha lezzetli olur. Kalori bakımından bir hayli düşüktür. Bu nedenle keklerde, kurabiyelerde veya çorbalarda normal un yerine badem unu kullanılabilir. Normal una göre lezzet konusunda ve düşük kalori açısından tercih edilebilir.

Badem Hakkında …

Badem’in Anavatanı Asya ’dır. İlk olarak Suriye, Türkiye, İran ve Filistin’de yetiştirilmiştir. En verimli olarak Akdeniz ikliminde yetişmektedir. Badem; gülgiller ailesinden gelen küçük ağaçların meyveleridir. Taze, yeşil ve kurutulmuş olarak tüketilmektedir.

Badem’in Çeşitleri nelerdir ?

Badem sert kabuklu meyveler grubuna girer. Kabuk özelliklerine göre;

* El bademleri,

* Diş bademleri,

* Taş bademleri

* Sert bademler,

olmak üzere 4 grupta toplanır.

Ayrıca, Badem’in tatlı badem ve acıbadem olarak 2 ana türü vardır.

Hangi yiyeceklerde kullanılır ?

Yemeklere ve tatlılara çok yakışan badem; Pilav(pirinç), kek helva, tatlı çeşitleri, şekerleme, ekmek çeşitleri, pasta çeşitleri gibi çeşitli yiyeceklerde rahatlıkla kullanılabilir.

Ayrıca badem sütü, badem ezmesi, badem yağı ve çerez olarak da tüketilmektedir. Badem ezmesi, Osmanlı saray mutfağının vazgeçilmez tatlılarındandır.

Badem’in besin özellikleri ve faydaları…

Badem içerisinde yüksek besin bulundurur. E vitamini, demir, fosfor bakımından çok zengindir. Vücut direnci artırıcı vitaminlere sahiptir. Sinir, sindirim sistemi ve bağışıklık sistemlerinin daha iyi çalışmasına yardımcı olur.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı badem-27.png

Bademin insan sağlığı açısından birçok faydası vardır. Strese karşı insan vücudunu koruyucu özelliğe sahiptir. Kemik sağlığına faydalıdır. Cilt için mükemmel besleyici ve koruyucu özelliğe sahiptir.  Enerjiyi artırır, dinç tutar. Kilo vermeye yardımcı olur. 

İlginizi Çekebilir:  Gribe Ne İyi Gelir? Hangi Besinler Tüketmeliyiz?… Lütfen Tıklayınız….

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-217.png

Makarna Nedir ve Nasıl Lezzetli Pişirilir?

Makarna, Türk Gıda Kodeksi’nde şu şekilde tanımlanmaktadır: Makarna: Triticum durum buğdayından üretilen irmiğe su katılıp tekniğine uygun yoğrularak hazırlanan hamurun şekillendirilip kurutulmasıyla elde edilen bir ürün olup; sade, tam buğday, çeşnili, zenginleştirilmiş, güçlendirilmiş makarna ile vitamin ve mineral ilaveli makarna olarak adlandırılır.

Sade Makarna: 

Triticum durum buğdayından üretilen irmiğe su katılıp tekniğine uygun yoğrularak hazırlanan hamurun şekillendirilip kurutulması ile elde edilen bir üründür.

Tam buğday makarnası:

Tam buğday irmiğine su katılıp tekniğine uygun yoğrularak hazırlanan hamurun şekillendirilip kurutulması ile elde edilen bir üründür.

Çeşnili makarna: 

Triticum durum buğday irmiğinden tekniğine uygun olarak hazırlanan makarna hamuruna ve/veya kurutulmuş makarnaya  et ve et ürünleri, su ürünleri, yumurta ve yumurta ürünleri, süt ve süt ürünleri, sebze, baklagil ve unları, meyve ve sebze lifleri, Triticum aestivum  ve Triticum compactum buğday ürünleri dışında diğer tahıl ürünleri ve lifleri, baharat ile tat vericiler ve benzerlerinin ilave edilmesi ile elde edilen bir üründür.

İlginizi Çekebilir: Tadına Bakmadan Geçme: Fırında Cevizli Balkabağı Tatlısı.. Lütfen Tıklayınız…

Zenginleştirilmiş makarna: 

Triticum durum buğday irmiğinden tekniğine uygun olarak üretilen makarna hamuruna, tiamin, riboflavin, niasin, folik asit, demirden oluşan karışım ve/veya vitamin D ve/veya kalsiyum katılarak şekillendirilip, kurutulmasıyla elde edilen bir üründür.

İlginizi Çekebilir:  Diyet Yemeğiniz: Fırında Karışık Sebzeler

Güçlendirilmiş makarna:

Zenginleştirilmiş makarna için belirlenen vitamin ve minerallerin üst sınır değerlerine protein katılarak hazırlanan hamurun şekillendirilip kurutulmasıyla elde edilen bir üründür.

Vitamin ve mineral ilaveli makarna: 

Triticum durum buğday irmiğinden tekniğine uygun olarak hazırlanan makarna hamuruna vitamin ve mineral katılmasıyla elde edilen üründür.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı emlak-ilan-kamu-personel-alim-2.png

Makarnanın Özellikleri Nelerdir?

1- Makarna kendine has tat ve kokuda olmalıdır

2- Rutubet miktarı en fazla %13 olmalıdır.

3- Tam buğday makarnasının protein oranı kuru maddede en az %11 olmalıdır. Sade ve zenginleştirilmiş makarnada bu değer en az 10,5 olmalıdır. Güçlendirilmiş makarna da ise protein miktarı en az %15,5 olmalıdır.

4- Sade makarnada kül miktarı en çok %1 olmalıdır. Tam buğday makarnası için kül miktarı da en çok %2 olmalıdır.

5- Sade makarnada suya geçen madde miktarı kuru madde esasına göre en çok %10 olmalıdır.

6- Sade makarnaya tuz katılmamalıdır.

7- Makarna biçimlerine göre, uzun, kesme, şehriye vb. şekillerde üretilebilir.

İlginizi Çekebilir: Kolay Bitter Çikolatalı Mus….. Lütfen Tıklayınız…

8- Zenginleştirilmiş makarnaya aşağıda belirtilen miktarlarda karışım ve/veya vitamin ve/veya mineral katılabilir.

1- Tiamin (Vitamin B1) 0.88 – 1.10 mg/100g
Riboflavin (Vitamin B2) 0.37 – 0.49 mg/100g
Niasin (Niacinamide) 5.95 – 7.50 mg/100g
Folik acid 0.20 – 0.26 mg/100g
Demir (Fe) 2.90 – 3.60 mg/100g karışımı,
2- Vitamin D 0.75 – 2.25 µg/100g,
3- Kalsiyum 120 – 360 mg/100g.

9- TGK Etiketleme ve Tüketici Bilgilendirme Yönetmeliği’nin Eklerinde belirtilen Beslenme Referans Alım Değerlerinin en az %15’ini karşılanması durumunda vitamin ve mineral ilaveli makarna üretilebilir.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-218.png

Neden Makarna Yemeliyiz?

Makarnadan sağlıklı beslenmenin lezzetli bir parçası olarak zevk almak için kilonuzu düzenleme ve hastalıkları önlemeye yardımcı olma gibi oldukça sağlam nedenleri bulunmaktadır. Bunlar;

1- Makarna hem sağlığınızın hem de doğanın dostudur.

Durum buğdayı irmiğinden veya yumurta ve su karıştırılarak diğer çeşit tahıllardan yapılan makarna; besin değeri oldukça yüksek bir yiyecektir.

Zeytinyağı, domates salçası, sebzeler, baklagiller, deniz ürünleri ve yağsız et gibi diğer sağlıklı besinlerle birlikte karıştırılarak hazırlanabilen makarna, tüm Dünyada geleneksel sağlıklı beslenme düzenlerinin vazgeçilmez bir parçasıdır.

Alınan kalori miktarının %50’sini karşılayan ve üretimi açısından çevreye en az zarar veren birkaç üründen birisi olan tahıllar; dünya çapında en önemli besin kaynağıdır.


2- Makarna Akdeniz diyetinin demirbaşıdır.

Sebzeler, meyveler, zeytinyağı, baklagiller, tohumlar (keten vs.), yeşillikler ve baharatlar gibi besinlerin yanı sıra makarna da Akdeniz diyetinin temelini oluşturur.

Makarna ve yukarda bahsedilen diğer besinler, piramidin en alt basamağını oluşturmaktadır, bu da insanların bütün yeme düzenlerini bu basamağa dayandırmaları gerektiğini göstermektedir.

İlginizi Çekebilir: Arnavut Kümüştor Tatlısı.. Lütfen Tıklayınız…


Akdeniz diyetini uygulamak, tip 2 diyabet, kalp hastalıkları ve bazı kanser çeşitlerine yakalanma risklerini azaltmakta ve hatta insanların ömrünü uzatmaktadır. 

Akdeniz diyeti aynı zamanda kilo verimine, kilo kontrolünün sağlanmasına, astımı azaltmaya, depresyonun önlenmesine, çocukların daha sağlıklı bir şekilde yetiştirilmesine ve Parkinson hastalığının önlenmesine yardımcı olmaktadır.

Kendi başına besin değeri yüksek olan makarna, Akdeniz diyetinde yer alan sağlıklı ve taze yiyeceklerle birleştirildiğinde, önceliği sağlık olan kişilerin adeta rüyaları gerçek olmaktadır.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı emlak-ilan-kamu-tasit-alis-satis-3-3.png


3- Makarna tok kalmanıza yardımcı olur.

Makarnada bulunan nişasta çok yavaş sindirildiği için, bütün makarna severlerin alışık olduğu üzere daha uzun bir süre tokluk hissi duymanızı sağlar. 

İşlemden geçmiş (çubuk, fiyonk, kalem kesme vs.) piştikten sonra bile, yulaf ve tahıl ekmeği gibi besinlerden daha az geçirgen, yoğun bir yapısı vardır. Bu işlem süreci; sindirim enzimlerine daha duyarlı, daha düşük glisemik indekse sahip olan daha yoğun makarnaların üretilmesini sağlar.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-219.png

Aynı zamanda bu işlem görmüş makarnalar, lazanya tarzı düz makarnalardan daha yavaş sindirilirler. Şekli nedeniyle, bu işlemden geçen makarnalar daha doyurucu ve daha az glisemik indekslidir. 

Makarna yemenin bir başka yararı ise; diğer öğün saatine kadar kan şekerini ve insülin oranını düşürmesidir.

 Makarna, diğer sağlıklı yiyeceklerle beraber (zeytinyağı, domates ve peynir vs.) yenildiğinde, Glisemik indeksinin dahada düşük olduğu ve böylece tokluk hissinin daha uzun sürdüğü bilimsel olarak kanıtlanmıştır. 


4- Makarna kilo aldırmaz, şişmanlatmaz.

Makarna bir karbonhidrat çeşididir ve karbonhidratlar da sağlıklı beslenmenin bir parçasıdır.

Sağlıklı beslenme için en iyi yöntem, doğru ve kaliteli seçimler yapmak kaydıyla her üç makro besin grubunu da (karbonhidratlar, yağlar ve proteinler) tüketmek olmalıdır.

Laboratuvar çalışmaları, obeziteden karbonhidratların değil fazla kalori alımının sorumlu olduğunu göstermektedir.

Dünya’da diyabet ve obezite oranları artarken, makarna ve diğer düşük glisemik oranlı yiyecekler – özellikle aşırı kilolu insanlarda- kan şekerinin ve kilonun kontrol edilmesine yardımcı olur.

Makarna Pişirme Usulleri…

Süzme Yöntemi ile Pişirmek:

1- Genellikle kullanılan ve bilinen yöntemdir. Makarnanın miktarına göre, yaklaşık 10 misli su kullanılmaktadır.

2- Yapışmayı önlemek için, 500 gramlık bir paket makarnaya, en az bir çorba kaşığı tuz, 2 çorba kaşığı sıvı yağ (veya margarin) eklenir.

3- Makarnalar, kaynayan suya atılır.

4- İsteğe göre makarnaya koku ve lezzet vermek için, kaynayan suya defne yaprağı, sarımsak, fesleğen, çeşitli baharatlar, dereotu, tarhun, kişniş otu veya soğan konulabilir.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-220.png

5- Makarnaların birbirine yapışmasını önlemek için, suya atılmasından itibaren ara sıra tahta bir kaşıkla karıştırılması gerekmektedir.

6- Tencerenin kapağını kapatmamalı, metal kaşık kullanılmamalıdır.

İlginizi Çekebilir: Tam Size Göre: Süt Reçelli Brownie Tarifi.. Lütfen Tıklayınız…

7- Genelde pişirme süresi 12 dakikadır. ( İtalyan usulü pişirmede, makarnaların diri olması için 9 dakika haşlamak yeterlidir)

8- Pişen makarna süzülerek, ılık suyla yıkanır.

9- Makarna asla soğuk suyla yıkanmamalıdır.

10- Süzülen makarnanın içine az miktarda yağ, karabiber ve tuz eklenerek hafif ateşte ısıtılır.

11- Önceden hazırlanan sos ilave edilerek servisi yapılır.

Demleme Yöntemi İle Pişirmek:

1- Makarnanın vitamin değerlerinin kaybolmaması amacıyla kullanılan bir yöntemdir. 500 gramlık bir paket makarna için, 1.5 litre su kaynatılır.

2- Kaynayan suya atılan makarnalar, suyunu çekene kadar demlendirilerek pişirilir.

3- Makarnaların birbirlerine yapışmasını önlemek için, suya atılmasından itibaren ara sıra tahta bir kaşıkla karıştırılması gerekir.

4- Tencerenin kapağını kapatmamalı ve metal kaşık kullanılmamalıdır. Pişen makarnanın üzerine, 2 bardak ılık su dökülüp çalkalanır ve dirileşmesi sağlanır. Sonra süzülür.

5- İçine; yağ, tuz ve karabiber eklenerek hafif ateşte ısıtılır.

6- Önceden hazırlanan sos ile servisi yapılır.

Al Dente Pişirme…

Pişirme tekniğinden biri olan Al Dente “dişe gelir, diri kıvamda pişmiş” demektir.

Makarnanın “al dente” kıvamında pişmesi için gereken süre ortalama 8 -9 dakikadır. Ancak, bu süre makarnanın cinsine ve kalınlığına göre değişebilir. Bu aşamada paketin üzerindeki pişirme süresine bakarak doğru “al dente” kıvamını yakalayabilirsiniz. 

İlginizi Çekebilir: Kamkat (Kumkuat) Reçeli…. Lütfen Tıklayınız…


Makarnanın içine neler konulabilir?

Makarna sebze, baklagiller, yeşillikler, sızma zeytinyağı ve diğer sağlıklı yiyeceklerle beraber kullanım için bulunmaz bir lezzettir. Daha fazla lezzet ve protein sağlamak için peynir, et, balık veya kabuklu kuruyemişte eklenebilir.

Bir yetişkin için bir öğünde tüketilmesi gereken makarna miktarı 2-3 bardaktır, ki bu da çoğu insanın restaurantlarda tabaklarında görmeye alışık olduğu miktardan daha azdır. Fakat, tabağınızı ekstra sebze ve balık veya baklagiller gibi yağsız proteinlerle zenginleştirebilirsiniz. 

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 😂😂😂

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-216.png

Kaşar Peynirli ve Kremalı Makarna Tarifi:

Malzemelerimiz:

  • ½ paket spagetti makarna,
  • 100 gram rendelenmiş kaşar,
  • 100 gram dana jambon,
  • 200 ml krema,
  • 1 adet yumurta sarısı,
  • 2 diş sarımsak,
  • yeteri kadar karabiber,
  • bir tutam taze fesleğen,
  • yeteri kadar tuz,

Yapılışı:

1- Spagettileri bol su ile haşlayın.

2- Sarımsakları ve dana jambonları zeytinyağında soteleyin.

3- Sonra üzerine kremayı ekleyin. Tuzu, karabiberi ve yumurta sarısını da ekleyip iyice karıştırın.

4- Rendelenmiş kaşarı ve fesleğeni de ilave edip, biraz daha karıştırın.

5- Son olarak haşlanan spagettileri karışıma ekleyip, servisinizi yapın.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 😂😂😂

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı saglik-2.png