Kapat

Akçaağaç Şurubu ile Tatlandırılmış Fırında Hindi…

Anasayfa
Ana Yemek Akçaağaç Şurubu ile Tatlandırılmış Fırında Hindi…

Akçaağaç Şurubu ile Tatlandırılmış Fırında Hindi…

Ülkemizde “Çınar Pekmezi”olarak da bilinen “Akçaağaç Şurubu” faydası ile her damlada şifa taşır ve yapımı da oldukça zahmetlidir. Akçaağaç, şeker içeren bir özsu içerir. Özsu kullanılarak yapılan şurup, faydalı özellikleri ile ön plana çıkmaktadır. Akçaağaç şurubu, Akçaağacın gövdesinde sadece Şubat, Mart ve Nisan aylarında oluşan özsularının işlenmesi sonucu elde edilen bir şifalı içecektir. Antioksidan bileşenler içeren Akçaağaç şurubunda riboflavin, kalsiyum, çinko, manganez, potasyum, fosfor, demir ve magnezyum da bulunur. Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle… Afiyet olsun…👍👍👍

Porsiyon: 6-8 kişilik,

Malzemelerimiz:

  • 1 adet orta boy Hindi,
  • 300 gram tereyağ,
  • 100 ml (1 çay bardağı) Akçaağaç şurubu,
  • 1 adet mandalina,
  • 1 adet portakal,
  • 1 adet limon,
  • 1 diş sarımsak,
  • 1 adet kereviz sapı,
  • 1 adet yeşil elma,
  • 1 dal taze biberiye,
  • 1 adet havuç,
  • ½ paket taze kekik,
  • 1 adet yıldız anason,
  • 1 adet karanfil,
  • ¼ tarçın çubuğu,
  • 1 bardak su,

İlginizi Çekebilir: Kornişon Turşulu Kısır Tarifi… Lütfen Tıklayınız….

Yapılışı:

1- Yeşil elma, portakal, mandalina, limon, sarımsak ve kereviz sapı ile havucu temizleyip, dilim dilim kesin.

2- Tüm bu malzemeyi, taze kekik ve biberiye ile hindinin içine doldurun.

3- 100 gram tereyağını, hindinin boyun bölgesinden derisi ile eti arasına elinizle derisini yırtmadan sokun.

4- Fırın içinde tereyağı eriyecek ve derisini hem çıtır hem de altın rengine çevirecektir.

5- Hindinin içini-dışını, tuz ve taze dövülmüş karabiber ile tatlandırın.

6- Doldurulan hindiyi, pişirme kabına alın 1 bardak kadar içme suyunu ilave edin.

7- Sonra içine hindiye değmeyecek şekilde tarçın, karanfil ve anasonu ekleyin. Fırının ısısı ile bu üç güzel kokulu baharatlar hindiye mis gibi bir koku verecektir. Aynı zamanda çok kuvvetli olan bu baharatları çok az miktarda kullanmaya dikkat edin.

8- İlk 90 dakika, 160 derecede üzeri folyolu bir şekilde pişirin. İçindeki narenciye ve taze baharatlar kısık ateşte hindinin içine işleyecektir. Hindiyi fırından çıkartın. Kabın içindeki karanfil, anason ile tarçını alın.

9- Ayrı bir kapta, 200 gram tereyağını eritin ve 100 ml akçaağaç şurubu ile karıştırın. Bir fırça yardımı ile hindinin her yerine sürün ve 20 dakika 190 derecede hindinin üzerini kızartın.

İlginizi Çekebilir:  Sütlü Tatlıların Sultanı Sütlaç ....

10- Tekrar fırından alın ve üzerine, tereyağ-şurup karışımını sürüp, 20 dakika daha kızartın. Bu işlem, kısa aralıklarla ne kadar çok yapılırsa, hindi o kadar güzel renk alır ve çıtır çıtır olacaktır.

12- Hindi tabağı sunumumda, hepsi tek tek haşlanmış balkabağı, kestane ve bebek patatesini kullanabilirsiniz.

13- Sonra, Hindi için kullanılan akçaağaç şuruplu tereyağı ile soslayın ve tek bir fırın tepsisinde 200 derecede pişirin.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle… Afiyet olsun…😀😀😀

Akçaağaç Şurubu

Ülkemizde çınar pekmezi olarak da bilinen akçaağaç şurubu faydası ile her damlada şifa taşır ve yapımı da oldukça zahmetlidir. Akçaağaç, şeker içeren bir özsu içerir. Özsu kullanılarak yapılan şurup faydalı özellikleri ile ön plana çıkmaktadır.

Akçaağaç şurubu, akçaağacın gövdesinde sadece Şubat, Mart ve Nisan aylarında oluşan özsularının işlenmesi sonucu elde edilen bir şifalı içecektir. Antioksidan bileşenler içeren akçaağaç şurubunda riboflavin, kalsiyum, çinko, manganez, potasyum, fosfor, demir ve magnezyum da bulunur.

İlginizi Çekebilir:  Meksika’dan Süt Reçeli (Cajeta) Tarifi…Lütfen Tıklayınız….

Nasıl Toplanıyor?

Akçaağaç şurubu yılın 3 ayı ağacın gövdesine açılan musluk yardımı ile özsularının toplanılması sonucu elde edilir.

Akçaağaç’ın gövdesine bir delik açılır. Böylece özü bir kabın içine akıtılabilir.

Ağaçtan alınan öz içerisindeki suyun çoğu buharlaşana dek kaynatılır ve bu sayede geriye şekerli, ağdalı bir şurup kalır. Daha sonra da filtrelenerek saflaştırılır.

Akçaağaç şurubu yapımı zahmetli ve özverili bir çalışma ister. Her bir ağaçtan elde edilen kovaların tek tek toplanması, başında beklenmesi emek isteyen bir çalışmadır. Geleneksel yöntemlerle yapılan akçaağaç şurubu doğal ve organik bir besindir.

Akçaağaç Şurubunun Faydaları Nelerdir?

  • Yüksek antioksidan kapasitesi bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı vücut direncini artırır.
  • Doğrudan cilt üzerine uygulandığında ciltte yer alan kızarıklık, leke ve kuruluğu giderici etki gösterir.
  • Kalp ve damar sağlığına faydaları vardır.
  • Kolesterolü dengeleyici etkisi vardır.
  • Damar tıkanması ve damar sertliğine karşı vücudu korur.
  • Yüksek oranda çinko içeren akçaağaç şurubu prostat sağlığını koruyucu etki gösterir.
  • Saç sağlığına faydalıdır. Saçların daha canlı ve parlak görünmesini sağlar.
  • İçeriğinde yer alan polifenoller iltihap sökücüdür ve artrit ve inflamatuar bağırsak hastalıklarının tedavisinde önemli rol oynar.
  • Düşük glisemik indekse sahip olan şurup kan şekerini kademeli olarak yükseltir ve toz şekere çok daha iyi bir alternatiftir.
  • Kan temizleyici özelliğe sahip olan akçaağaç şurubu sindirim sistemini düzenler.
  • Mide ve bağırsaklardaki hazımsızlık, gaz ve şişkinlik gibi rahatsızlıklara iyi gelir.
  • Toksin maddeleri vücuttan uzaklaştırıcıdır ve böylece metabolizmayı hızlandırarak zayıflamaya yardımcı olur.
İlginizi Çekebilir:  Zeytinyağlı Acı Soslu Tavuk Kanatları...
Dikkat Edelim:

Ancak aşırı tüketiminden kaçınılmalı ve doktor görüşü olmadan kronik hastalığı ve alerji problemi yaşayanların akçaağaç şurubu tüketmeleri önerilmemektedir.

Akçaağaç Şurubu Nerelerde Kullanılır?

Ağaç gövdelerinden elde edilen akçaağaç şurubu kaynatılıp koyulaştırıldıktan sonra kullanılabilir hale gelmektedir. Büyük bir özveri ile hazırlanan akçaağaç şurubu;

  • Hamur işi tatlılarda,
  • Meyve salatalarında,
  • Dondurmalarda,
  • Yemeklerde,
  • Tost, waffle, krep yapımında,
  • Çay ve kahvede tatlandırıcı ,

olarak da kullanılabilir.

İlginizi Çekebilir:  Dalgona Kahve Nedir? Nasıl Yapılır?…Lütfen Tıklayınız….

Portakalın Besin Değerleri ve Çeşitleri

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Portakal-1.png

Portakalın Besin Değerleri ve Çeşitleri

1- İçerdiği “C” vitamini ile vücut direncini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Özellikle kışın portakal tüketimi soğuk algınlığı ve gribin önlenmesine yardımcı olur.

2- Yüksek tansiyonu ve kollestrolü düşürür.

3- Damar sertliği ve tıkanıklılığını önlemede yardımcı olur.

4- Kalp ve damar hastalıkları ile kansere karşı koruyucudur.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-139.png

Washington Navel

1886 yılında Brezilya’nın Bahia yöresinde Celesta portakalından doğal mutasyon sonucu elde edilmiştir. Ülkemize 1945 yılında girmiştir. Çekirdeksiz bir çeşittir. Çiçek tozu oluşturmadığı için tozlayıcıya ihtiyacı yoktur. Depolamaya ve taşımaya elverişlidir.

Ocak ayında olgunlaşan çeşittir. Çok soğuk ve rüzgârlı geçen dönemlerde meyve dökümleri artar. Ekololoji istekleri bakımdan seçicidir. Sahil kesimlerinde iç kesimlere göre daha kaliteli olur.

Dünyadaki en iyi Washington Navel portakalları Mersin bölgesinde üretilmektedir. Hem iç pazarda hem de dış pazarlarda aranan başlıca standart çeşitlerden bir tanesidir. Mevsime yayma amacıyla başka çeşitler ortaya çıkmıştır.

İlginizi Çekebilir: Cevizli ve Beyaz Çikolatalı KekLütfen Tıklayınız….

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-141.png

Moro Kan Portakal

Türkiye’ye girişi 1937 yılında olmuştur. Meyveler ağaçta salkım şeklinde bulunur. Meyvenin renklenmesi iklim koşullarına göre değişkenlik gösterebilir. Kan portakalları arasında en koyu renkli ve en erkenci olan çeşittir.

İlginizi Çekebilir:  Defne Yaprağında Fırında Çupra Tarifi....

Meyvenin hasat zamanı aralıkta başlayıp şubat ayına kadar devam eder. Şubat ayından sonra meyve kalitesinde bozulmalar görülebilir. Ayrıca bu aydan sonra meyvenin taşımaya dayanıklılığı da azalmaktadır. Verimli bir çeşit olup ağaçları orta büyüklüktedir. Adaptasyon sıkıntısı yoktur. Ticari anlamda çekirdeksiz bir çeşittir.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-142.png

Finike Yerlisi

1870-1872 yıllarında Finike yöresine Rodos’tan getirildiği söylenmektedir. Meyve şekli mahsul durumuna göre değişken olabilir. Meyve tutumu az ise beyzi şekil, çok ise yuvarlak şekil hakim olmaktadır.

Meyve suyu oranı yüzde 38-46 arasında olan bu çeşit, çekirdekli olduğundan ağaç üzerinde uzun süre kalabilir.

Hasat mevsimi Mart-Nisan ayları olup, sofralık ve sıkmalık olarak tüketime uygundur.  Bahçe sayısı hızla azalan bu tür, yerini genel olarak Washington Navel’e bırakmaktadır.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-12.png

Valencia

1860 yılında doğal mutasyon sonucu İspanya’da elde edilmiştir. Toplam sıcaklık gereksinimi yüksektir. Tropik ve semitropik sıcaklık toplam süresi yüksek olduğundan erken olgunlaşır. Subtropik koşullarda genelde çiçek dönemiyle meyve olgunluk dönemi çakışmaktadır.

Semitropik koşullarda Ocak – Şubat ayında olgunlaşır. Subtropik koşullarda Mart ayı içerisinde olgunlaşır ve uzun süre ağaçta kalır. Uzun süre ağaçta bırakılırsa yeniden yeşillenme görülebilir.

Sulu ve aromalı bir çeşittir. Dilim zarları kalındır. Ticari anlamda çekirdeksizdir. Meyveleri küçüktür. Yüksek sıcaklığa en dayanıklı portakal çeşididir. Kendine verimli bir çeşittir. Kapama bahçe yapılabilir. Tozlayıcıya ihtiyaç yoktur. Meyveleri ağaç üzerinde homojen dağılmıştır.

Bu çeşidin birçok klonu olup aralarında en yaygın olanı Midknight ve Delta’dır. Diğerleri Cutter, Campbell, Cutter, Rhade Red, Frost ve Olinda’dır.

İlginizi Çekebilir: Diş Sağlığımız İçin Ne Yapmalıyız?…Lütfen Tıklayınız….

İlginizi Çekebilir: Adıyaman Yoğurtlu Tavuk Kebabı… Lütfen Tıklayınız….

İlginizi Çekebilir: Hünkar Beğendi…. Lütfen Tıklayınız….