Kapat

Levrek Balıklı Hünkar Nazik…..

Anasayfa
Ana Yemek Levrek Balıklı Hünkar Nazik…..

Levrek Balıklı Hünkar Nazik…..

Balıklar az karbonhidrat içerir, madensel tuzlar ve mineraller barındırır. Ayrıca balık kalsiyum, iyot, fosfor ve flor deposudur ve A, B1, B2, D vitaminlerinin yanı sıra omega-3 yağ asitleri de içerir. Sağlığınız için, haftada en az 2-3 kez balık tüketmeye dikkat ediniz. Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle… Afiyet olsun…😀😀😀

Porsiyon: 6 kişilik,

Malzemelerimiz:

  • 1 kilo patlıcan (közlenmiş),
  • 1 adet fileto levrek (kılçıkları temizlenmiş),
  • 6 adet arpacık soğan,
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağ,
  • 2 adet yumurta,
  • 2 adet yeşil biber,
  • 2 adet domates,
  • 5 adet kültür mantarı,
  • ½ adet limon,
  • 1 tatlı kaşığı toz şeker,
  • 3 diş sarımsak,
  • yeteri kadar kekik,
  • yeteri kadar pul biber,
  • yeteri kadar karabiber,
  • 50 gram toz Antep fıstığı (üzeri için),

Yapılışı:

1- Patlıcanları birkaç yerinden çatal (veya sivri bıçak) ile delin ve közlenmesi için ocağa koyun.

2- Sonra, közlenen patlıcanları temiz bir kaba alın ve kabuğunun daha kolay soyulmasını için üzerini streçle kaplayın. Daha sonra, közlenen patlıcanları kabuklarını soyun ve küçük küçük kesin.

3- Derin bir tencerede (veya kapta) yarım limon suyu, toz şeker ile yumurtaları birleştirerek çırpın. İçine, közlenmiş patlıcanları ekleyip karıştırın ve ocakta çok az (fırında da pişeceği için) soteleyin. Bu karışımı bir fırın kabına aktarın ve içine yayın.

4- Levrek balığını kılçıklarından tamamen iyice temizleyin ve Fleto olarak kesin. Sonra, kuşbaşından biraz büyük ve aynı boyutta olacak şekilde doğrayın (görsellik açısından sebzelerle aynı boyutta olmalı).

5- Domateslerin kabuklarını soyup, çekirdeklerini ayırın (yemeği sulandırmaması için) ve küp şeklinde kesin. Mantarları saplarından ayırın ve dört parçaya (büyük boy mantarları ise daha fazla parçaya ayırın) kesin. Biberlerin çekirdeklerini temizleyin ve küçük küçük kesin.

6- Bir tavada zeytinyağında kabukları soyulmuş arpacık soğanı, taze biberleri, mantarları ve ince kıyılmış sarımsaklarla beraber balıkları ile domatesleri soteleyin. Üzerine kekik, pul biber ile karabiberi serpiştirerek lezzetlendirin.

7- Hazırlanan bu mantarlı karışımı, fırın kabına dökülen köz patlıcanların üzerine dökerek yayın. Önceden ısıtılan fırında, 160 derecede 15-17 dakika kadar pişmeye bırakın.

8- Fırından alındıktan sonra, üstüne toz Antep fıstığı dökerek servisinizi yapın.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle… Afiyet olsun…😀😀😀

Antep Fıstığının Vücudumuza Faydaları Nelerdir?

Kuruyemiş olarak tüketilen ve baklavaların değişmez malzemesi Antep fıstığı, lif, fosfor mineralleri, potasyum, A grubu vitaminler, B grubu vitaminler, yağ ve protein açısından oldukça zengin bir meyvedir.

Antep Fıstığı, adını ilk olarak Gaziantep’te üretildiğinden bu adı almıştır. Sakız ağacıgiller familyasından kabuklu bir meyve olan “Yeşil Altın” çeşitli vitaminler ve mineraller bakımından çok besleyicidir.

Antep fıstığının bilinen önemli bir yan etkisi yoktur. Ancak, çok fazla tüketildiğinde kilo almaya neden olur.

Yağ oranı yüksek olduğundan karaciğer yağlanmasını artırarak sivilce oluşumuna yol açar. Ayrıca içeriğindeki protein bağışıklık sistemindeki maddelere karşı savaşarak alerjik reaksiyona sebep olabilir.

Faydaları Nelerdir?

Antep fıstığının vücudumuza olan faydalarından bazıları şunlardır:

  • Anemiyi önlemeye yardımcı olur.
  • Böbrek ve safra kesesi ağrılarını dindirmeye yardımcı olur.
  • Göğsü yumuşatarak ağrıları hafifletir.
  • Kandaki kötü kolesterolü (LDL) düşürür.
  • Mide zarını korur.
  • Mide oluşan asit oranını dengeler.
  • Sindirim sistemini rahatlatır.
  • Kan basıncını da düşürerek inme, felç ve yüksek tansiyon riskini azaltır.
  • Akciğerlerdeki iltihabı temizler.
https://emlaksoruvecevap.com/category/acilan-sinavlar/
  • Hazımsızlık ve şişkinlik riskini azaltır.
  • Kaynatılıp suyu içildiğinde sürekli öksürüğü keser.
  • Bedeni ve zihni kuvvetlendirir.
  • Sinir sistemindeki hücreleri yeniler.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Mide zarını korur.
  • Yaşa bağlı görme bozukluklarını önlemeye yardımcı olur.
  • Böbrek ve mesanede oluşan kumların dökülmesini sağlar.
  • İnsan vücudunun ihtiyacı olan fosforu karşılar.
  • Çocukların zeka gelişimine katkı sağlar.
  • Damar tıkanıklığını engelleyebilir.

Çocuklara Besleyici ve Lezzetli Balık Şiş….

İçeriğindeki sağlıklı yağların bozulmaması ve fazla yağ tüketiminden kaçınmak için balığı yağda kızartmak yerine, haftada en az iki kez fırında, ızgara veya buğulama olarak tüketmeyi ihmal etmeyin. Haftada en az 2 gün, mevsiminde balık tüketmek sağlığınız için gereklidir. Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 😀😀😀

Porsiyon: 6 kişilik,

Malzemelerimiz:

  • ½ kilo somon (şişe geçirilmek üzere eşit parçalara bölünmüş)
  • 1 adet kapya biber (şişe geçirilmek üzere iri kareler halinde doğranmış),
  • 1 adet dolmalık biber (şişe geçirilmek üzere iri kareler halinde doğranmış),
  • 5-6 adet kabuğu soyulup ve sapı çıkartılmış kültür mantarı,

Sosu için:

  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı,
  • ½ adet rendelenmiş kuru soğan (tercih edilirse),
  • 1 tatlı kaşığı ince kıyılmış taze kekik (veya 1 çay kaşığı kuru kekik),
  • 1 adet kuru defne yaprağı (elinizle küçük parçalara ayırın),
  • 1 çay kaşığı tatlı toz biber,

Yapılışı:

1- Derin bir kapta sos malzemelerini karıştırın. İçine, eşit parçaya bölünen ve yıkanıp süzülen somonu koyun. Marine etmek için en az 1 saat kadar sosta, buzdolabında (buzdolabının ısısı 4 derecenin altında olmalı) bekletin.

2- Sosta marine edilmiş balıkları ve doğranıp hazırlanan biberler ile mantarı şişlere dizin. Dizme işlemini, mantar veya biber ile başlayıp bitirin.

3- Dizme işlemi bittikten sonra, hazırlanan şişleri fırın kabına (veya tepsisine) dizip, üzerine sosunu dökün.

4- Önceden 180 derece ısıtılan fırında 20 dakika kadar (pişirme süresi balığın parça kalınlığına göre değişebilir) pişirip servisinizi yapın.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 😀😀😀

Fırında Uskumru Lezzeti…

Haftada en az 2-3 defa balık tüketmenin, kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini azalttığını uzmanlar her zaman söylemektedirler. Bizde, bu öneriyi dikkate alarak balık tüketimini artırmalıyız. Fırında balık yapımı, hem zahmetsiz hemde sağlıklı pişirme yöntemlerinden birisidir. Sizlerle çok kolay bir uskumru tarif paylaşalım istedik. Haydi fırında uskumru pişirmeye… Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 😀😀😀

Porsiyon: 4 kişilik,

Malzemelerimiz:

  • 4 adet uskumru,
  • 1 adet orta boy soğan,
  • 3 diş sarımsak,
  • 2 adet domates,
  • 3 adet patates,
  • 1 adet limon,

Sosu için:

  • 1 yemek kaşığı zeytinyağı,
  • 1 tatlı kaşığı karabiber,
  • yeteri kadar kaya tuzu,

Yapılışı:

1- Balıkları temizleyin ve yağlı kağıt serili fırın tepsisine dizin

2- Patatesleri ve kuru soğan ile domatesleri yarım ay şeklinde doğrayın. Limonu ince ince dilimleyin ve sarımsakları tane olarak bırakın.

3- Hazırlanan tüm bu malzemeleri balıkların üzerine yayın.

4- Sosu için bir kapta zeytinyağı, karabiber ve tuzu karıştırın ve sonra, balıkların üzerinde gezdirin.

5- Fırın tepsisinin üzerini yağlı kağıt ile kapatın ve önceden 200 derecede ısıtılmış fırında 30-35 dakika üzeri kızarana kadar pişirin.

6- Piştikten sonra, üzerindeki yağlı kağıdı alın ve 10 dakika daha kızarması için pişirmeye devam edin.

İlginizi Çekebilir:  Çok Yararlı Sebzemiz: Fırında Enginar

7- Pişince fırından çıkartın ve 5-6 dakika kadar dinlenmeye alın.

8- Sonra yanında patates ve biber kızartmalar ve yeşilliklerle servisinizi yapın.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 😀😀😀

Karadeniz Mutfağından Kahvaltılık Tavada Hamsi Kaygana…

Kaygana, yumurtalı bir yiyecektir. Batı mutfağındaki krepi andırır. Günümüzdeki tarifi daha çok, hamsi ve kavrulmuş sebze gibi tuzlu malzemeler içerir. Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 😀😀😀

Porsiyon: 4 kişilik,

Malzemelerimiz:

  • 100 gram kılçıksız hamsi,
  • 1 yaprak karalahana,
  • 4 yaprak pazı,
  • 1 adet pırasa,
  • 3 adet yumurta,
  • 8 dal maydanoz,
  • 4 yemek kaşığı mısır unu,
  • 3 yemek kaşığı un,
  • 1 çay bardağı sıvıyağ,
  • yeteri kadar pul biber,
  • yeteri kadar karabiber,
  • yeteri kadar kaya tuzu,

Yapılışı:

1- Pazı, karalahana ve pırasa ile maydanozu ayrı ayrı ince olarak kıyın.

2- Pırasaları tuz ile beraber elinizle ovalayarak yumuşatın. Karalahana yapraklarını sıcak suda 1-2 dakika bekletin ve çıkan acı suyunu dökün.

3- Doğranan malzemeleri derin bir kaba alın ve içine yumurta, un, mısır unu ile baharatları ekleyip, iyice özleşene kadar karıştırın. Sıvıyağın yarısını, bu malzemelerin içine ilave edin ve karıştırın.

4- Son olarak bir kapta ayıklanan ve kılçıkları tamamen alınan hamsileri iyice dağılıp ezilene kadar karıştırın ve sonra, sebzeli karışıma ilave edip karıştırın.

5- Tavaya, yağın kalan diğer yarısını koyun ve yağ ısınınca hazırlanan balıklı karışımı tavaya yayın.

6- Kaygana’nın tabanı tamamen piştiğinde bir tabak yardımıyla ters yüz ederek Kaygana’nın üst tarafını da pişirin. Servisinizi sıcak olarak yapın.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 😀😀😀

Samsun Mutfağı Lezzetlerinden Izgarada Palamut Dolması…

Balık, az karbonhidrat içerir, madensel tuzlar ve mineraller barındırır. Ayrıca balık kalsiyum, iyot, fosfor ve flor deposudur ve A, B1, B2, D vitaminlerinin yanı sıra omega-3 yağ asitleri de içerir. Sağlığınız için, haftada en az 2-3 kez balık tüketmeye dikkat ediniz. Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun…  😀😀😀

Porsiyon: 2 kişilik,

Malzemelerimiz:

  • 2 adet orta boy palamut,
  • 2 orta boy domates,
  • 2 diş sarımsak,
  • 2 adet kuru soğan,
  • ½ demet maydanoz,
  • yeteri kadar karabiber,
  • yeteri kadar tuz,

Yapılışı:

1- Balıkları iyice temizleyip, yıkayın.

2- Kuru soğanı piyazlık olarak doğrayın. Sarımsak ile maydanozu ince kıyın.

3- Domateslerin kabuğunu soyun ve çekirdeklerini çıkartıp, sonra küp küp doğrayın.

4- Bu malzemelerin hepsini (balık hariç) tuz ve karabiber ile birlikte geniş bir kapta harmanlayın.

5- Balıkların içini harmanlanan malzemeler ile doldurup, ızgarada pişirin.

6- Sıcak sıcak servisinizi yapın.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 😀😀😀

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-20.png

Balık Nasıl ve Ne Zaman Tüketilmeli? Faydaları Nelerdir?

Balığın bizlere sağlık vermesi için mevsiminde tüketmeliyiz. Kış mevsiminin dışında tüketilen hamsi ve palamut, yaz aylarında tüketilen lüfer ve kefalden çokta bir şifa beklemek doğru değildir. Bunun yerine kış bitimine doğru yiyebileceğimiz bir kalkan, ilkbahar mevsiminde yenecek levrek ve mezgit, yaz mevsimi sonuna doğru yiyebileceğimiz çipura bizim için çok daha sağlıklı ve doğru bir tercih olacaktır.

Hangi Mevsimde, Hangi Balık Yenir?

Ocak: 

Ocak ayında uskumru, lüfer, palamut, istavrit lezzetlerini muhafaza eder. Kefal ve hamsi tam yağlı durumdadır. Çinekop, kofana, minakop boldur. Midyenin mevsimi başlamıştır. Tekir, kırlangıç fazla miktarda avlanır.

Hamsi iyice yağlanmış ve büyümüştür. Mezgit ise etli ve lezzetli bir dip balığı olarak Ocak ayında bolca tüketilebilir.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image-19.png

Şubat:

Kalkan mevsiminin başlangıcıdır. Tekir, gümüş, hamsi, izmarit, kalkan, mersin, torik, kefal, levrek şubat ayında lezzetlidir.

Şubat ayında sofraların önemli karakteri olan kalkan balığının mevsimi başlar ve mayıs ayının sonuna kadar devam eder. Tekir bu ayda bol çıkar. Uskumru, lüfer, palamut ise bu ayda yağını kaybetmeye başlar. Gümüş balığı, kefal, dere pisisi ve midye lezzetle yenir.

Çinekop halen boldur. Mezgit de bu ay bollaşır ve irileşir. Kalkan balığı da artık tezgahlardadır.

Mart:

Gümüş, izmarit, mezgit , kalkan, kaya balığı, mezgit, kefal, levrek, yayın balıkları mart ayının en lezzetli ve bol bulunan balıklarındandır. Uskumru ise çiroz olmaya başlar.

Artık palamut ve uskumru gibi balıklar sadece soğuk hava deposu ürünleridir. Çinekop azalmıştır. Hamsi devam eder. İstavrit çokça azalır. Mezgit ve tekir Mart ayının yenebilecek balıklarıdır. Deniz levreği bu ay bollaşır. Besleyici ve lezzetli bir balık olan levrek tezgahta tercih edilecek öncelikli bir balıktır.

İlginizi Çekebilir: Gaziantep Lezzetlerinden Malhıtalı Aş…. Lütfen Tıklayınız…

Nisan: 

Gümüş, izmarit, kalkan, mersin, barbun, levrek, kefal, kaya balığı lezzetlidir. Nisan ayında en fazla avlanan balıklar kalkan, levrek, mercandır.

Nisanda kalkan, lezzet bakımından yine liste başında gelir ve en bol zamanıdır. Mercan, levrek, kılıç, kırlangıç bolca çıkmaya başlar. Dolayısıyla diğer aylara göre bu ayda balık türü daha boldur.

Tekir ve tekirin büyüğü diye sayılan barbunya da önemli miktarda tutulur. Barbunya (ya da barbun) balığı en lezzetli balıklardandır. Bu aylarda mümkünse barbuna doyulması için öncelikli tercih edilmelidir.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı ton-baligi.png
Mayıs: 

Gümüş, izmarit, mercan, mersin, mezgit, levrek, kaya balığı en lezzetli balıklardır. Mayıs ayı deniz canlıları ve balıklar açısından çok zengin çeşitlilik gösteren bir aydır. Barbun, istakoz, levrek, tekir, dil balığı, pavurya, kılıç, kırlangıç, karides, iskorpit mayıs ayında lezzetle tüketilebilir.

Levrek lezzetini korur. Mercan, iskorpit balıkları da doyurucu özelliğine devam ederler.

Haziran: 

Mercan, akya, kaya balığı, mersin, orkinos, orfoz, sardalya, bu ayda tüketilmesi gereken balıklardandır. Grida, akya, mercan gibi balıkları açık kalan az sayıda ki balıkçıda bulabilirsiniz.

Bununla birlikte, balık yemeğe devam etme anlamında kültür balığı olarak çokça üretilen çipura ve levrek tercih edilebilir. Ayrıca, ağırlıklı olarak yurt dışından gelen somon iyi bir alternatif olabilir.

Temmuz: 

Sardalya, çinekop, sarıağız, akya, orkinos, kaya balığı, trança, sinarit bu ayın en lezzetli balıklarıdır. İstavrit çok lezzetlidir.

Temmuz’da sardalya’nın mevsimi başlamıştır. Ekim ayı sonuna kadar lezzetini devam ettirir. Tekir, barbunya yine tadını devam ettirir. Istakoz, pavurya, böcek bol miktarda çıkar.

Grida, akya, mercan gibi balıkları açık kalan az sayıda ki balıkçıda bulabilirsiniz. Bununla birlikte, kültür balığı olarak çokça üretilen çipura ve levrek tercih edilebilir. Ayrıca, ağırlıklı olarak yurt dışından gelen somon iyi bir alternatif olabilir.

İlginizi Çekebilir: Kilis Mutfağının Mezelerinden Babagannuş… Lütfen Tıklayınız…

İlginizi Çekebilir:  Peynirli Pesto Soslu Spaghetti
Ağustos: 

Çinekop, sarıağız, sinarit, kaya balığı, orkinos, sarıkanat lezzetlidir. İstavrit yine en lezzetli balıktır.

Ağustos, çingene palamudu mevsiminin açtığı aydır. Sardalya, kılıç, mercan, sinarit, ıstakoz ve pavurya yine nefis lezzetlidir.

Grida, akya, mercan gibi balıkları açık kalan az sayıda ki balıkçıda bulabilirsiniz. Bununla birlikte, kültür balığı olarak çokça üretilen çipura ve levrek tercih edilebilir. Ayrıca, ağırlıklı olarak yurt dışından gelen somon iyi bir alternatif olmaya devam eder.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı emlak-ilan-kamu-acilan-sinavlar-3.png
Eylül: 

Balıkçı teknelerinin ilk hasatları palamut ile başlar. İrileşmeleri için Ekim ayını beklemek gerekir. Yağ oranı açısından oldukça zengin olan palamut boyuna göre çeşitli isimlerle anılır. Ülkemizde genelde Palamut vonozu (12-16 cm), kestane palamudu (16-22 cm), çingene palamudu (22-28 cm) türlerini tezgahlarda görürüz.

Özellikle çingene palamutu soğuk hava depolarında bolca saklanan bir balık olduğu için alırken tazeliğine dikkat edilmesi gerekiyor.

Palamut oldukça yağlı ve besin değerleri yüksek bir balıktır. Eylül ayı içinde lüfer diğer görebileceğimiz balık türüdür.

Kılıç ve sardalya balıkları hala lezzetlidir. Lüfer, kolyoz, izmarit, barbun, çinekop, çipura, uskumru, kılıç, ve kırlangıç eylül ayında da çok bol avlanır.

Eylülde sardalya, kılıç lezzetini devam ettirir. Palamut irileşmiş olup çeşitli yemeği yapılır.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı balik-7.png
Ekim : 

Balık sezonunun en canlı aylarından biridir. Barbunya, çipura, kılıç, levrek, lüfer, tekir, sardalya, palamut, orfoz, traça çok lezzetlidir. Palamutun en lezzetli zamanıdır.

Her çeşitte bolluk Ekim ayında geçici balıkların yazın Karadeniz’de beslenip Marmara’ya dönüşe başladığı aydır. Bu, balığın her çeşidinin bollaşması demektir.

Palamut artık iyice irileşmiş ve çokça yakalanır hale gelmiştir. Eylül ayına göre daha ekonomik bir fiyata bolca palamut alınabilir. Hem daha iri, hem daha besleyici hem de daha ucuz olacaktır. Böylelikle Ekim ayında da palamut sofralarda baş köşededir.

Bu ayda, lüfer bollaşmış ve ucuzlamıştır. Bu sebeple, çok lezzetli olan bu balıkta uygun fiyata bulunduğu an alınmalıdır. Hamsi ve istavrit tezgahlarda ki yerini almıştır. Taze bir istavrit ile nefis lezzetler içinde ev halkını doyurabilirsiniz. Hamsi için biraz daha beklemek gerekir.

Kasım: 

Lüfer, palamut, orfoz, sarıağız, tekir, torik, uskumru, kefal, sazan, yayın lezzetlidir. Kasım ve aralık lüferin en lezzetli zamanıdır. Kasım ayı torik akışının en yoğun olduğu zamandır.

Pisi ve torik balığının Kasım ayında, Ekim ayındaki balıkların bolluğu ve lezzeti devam eder. Pisinin en nefis olduğu aydır. Torik akışı başlar, lakerdası yapılır.

Palamut tezgahlarda ki bolluğunu ve önemini kaybeder. Çünkü hem daha az çıkmaktadır, hem de artık tezgahını paylaşacağı diğer balıkların zamanı gelmiştir.

Bu ayda Lüferin bolluğu biraz azalırken, hamsi küçük boyuna rağmen tezgahdaki önemini ve payını arttırır. İstavrit yine yerini korurken, uskumru için en güzel mevsimdir.

Uskumru’da palamut gibi yağlı ve lezzetli bir balıktır. Uskumru, soğuk hava deposunda bekletilebilen bir balık olması nedeniyle alırken tazeliğine dikkat etmek gerekir.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı balik-5-1.png
Aralık :

Uskumru , lüfer, palamut, torik lezzetlidir. Tekir bolca avlanır ve hamsinin de tam lezzetli olduğu zamandır.

Aralık ayında ise hamsi, tekir uskumru, lüfer, palamut, torik yağlı olduklarından her türlü yemeği yapılır. Bu ayda tekir boldur, hamsinin de tam lezzetli zamanıdır.

Uskumru, palamut azalarak devam ederken, artık hamsi başköşedeki yerini almıştır. Ucuz, kolay ve çok çeşitli pişirme imkanı ile hamsiyi bolca tüketilebilir.

Ayrıca tekir bu ay bollaşır. Her ne kadar sürekli bir ucuzluk içinde olmasa bile yine de önce ki aylara göre fiyatları düşmüştür. İstavrit ise fırsat buldukça günlük alınabilecek durumdadır.

Balığın Tazeliği Çok Önemli….

*Balık avlandıktan kısa bir süre sonra tazeliğini kaybeder. Bu nedenle balık alırken tazeliğine çok dikkat edilmelidir.

*Taze balığın göz bebekleri dışa doğru bombelidir, bayat balığın göz bebekleri ise çökmüş donuk ve mattır.

*Balığın tazeliğini koruyan soğuk hava depoları olsa da bu özelliklere dikkat etmek gerekir.

*Ayrıca, taze balığın üzerine elinizi bastırıp çektiğinizde bir iz oluşmaz fakat bayat balığın üzerine elinizi bastırıp çektiğinizde iz kalır ve balık eski şekline dönemez.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı emlak-ilan-kamu-tasit-alis-satis-3.png

Balığın Pişirme Yöntemine Dikkat….

İçeriğindeki sağlıklı yağların bozulmaması ve fazla yağ tüketiminden kaçınmak için balığı yağda kızartmak yerine, haftada en az iki kez fırında, ızgara veya buğulama olarak tüketmeyi ihmal etmeyin. Haftada en az 2 gün, mevsiminde balık tüketmek sağlığınız için gereklidir.

Çocuklar Neden Balık Sevmez?

*Çocukların tat ve koku alma duyuları hassastır. Balık diğer gıdalara nazaran daha çok koku yaydığından çocuklarda isteksizlik olabilir.

*Bebeğinize veya çocuğunuza ilk defa balık yediriyorsanız beyaz etli balıklarla başlayın.

*Beyaz etli balıklar, tat ve koku olarak kırmızı etli balıklara nazaran daha hafif ve yağsız olmaları nedeniyle, çocukların balığı sevmeleri daha kolay olacaktır. 

*Alabalık, Levrek, Çipura, Mezgit, Tavuk Balığı, Dil Balığı beyaz etli ve kokusu az balıklardır.

*Omega-3 seviyesi daha yüksek Palamut, somon, uskumru gibi yağlı balıkları, balık sevme süreçlerini atlattıktan sonra yedirmeye dikkat edilmeli.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı balik-5.png

Kılçıksız Balık Var mı? Varsa Hangi Balıklardır?

Balığı yerken kılçığı boğazımıza bir defa battı mı, uzun süre bu korkuyla yaşıyoruz. Bu nedenle kılçıksız veya az kılçıklı balıklar yaparak bu korkuyu zamanla yenmeliyiz. Peki, bu balıklar hangileridir?…

1- Alabalık; tatlı su balığı olsa dahi somon balığı ile aynı familyadan olduğundan omega-3 seviyesi yüksek, beyaz etli ve lezzetli bir balıktır. Yumuşak ve gözle görülür büyüklükteki kılçıkları orta kemiği çektiğiniz zaman kolaylıkla ayıklanır.

2- Tavuk balığında; hiç kılçık yok desek yeridir. Ancak avcı balık olduğundan çok sık tüketilmesi tavsiye edilmez.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı balik-3.png

3- Dil balığı da kılçık yönünden çok avantajlıdır. Ancak, dip balığı olduğu için bebeklerde sık tüketilmesi tavsiye edilmez.

4- Somon balığı; omega-3 seviyesi yüksek iri bir balıktır. Fileto veya dilim şeklinde aldığınızda kılçığı kolayca ayıklanır. Ancak biraz yağlı balıktır. Limon veya yağı bastıran baharatlarla takviye etmelisiniz.

5- Çipura ve levrek; beyaz etli, lezzetli, yemesi kolay bir balıktır. Sırt kısmında kılçık yoktur. Sırt kısmını bebeğinizin kendi kendine yemesi için eline verebilirsiniz.

6- Karides; tamamen kılçıksız, silisyum ve kalsiyum yönünden de zengin bir deniz ürünüdür. Haşladıktan sonra kabuklarını soyarak bebeğinizin eline verebilirsiniz.

Balığın Faydaları….

Balık, az karbonhidrat içerir, madensel tuzlar ve mineraller barındırır. Ayrıca balık kalsiyum, iyot, fosfor ve flor deposudur ve A, B1, B2, D vitaminlerinin yanı sıra omega-3 yağ asitleri de içerir. Sağlığınız için, haftada en az 2-3 kez balık tüketmeye dikkat ediniz.

İlginizi Çekebilir:  Cağırtlak Kebabı

1- Yapılan araştırmalara göre balık tüketen bireyler % 50 daha az kalp hastalıklarına yakalanıyor. Kandaki yağ düzeyinin dengelenmesini sağlayan Omaga-3, kalp krizi risklerini de önleme etkili oluyor. Omega-3 yağ asitleri sayesinde vücuttaki LDL kolesterolünü düşürür.

2- Balık gözlere de faydalıdır. İçerisinde fosfor ve A vitamini bulunduran balık göz sağlığı için bilinenden çok daha önemlidir.

Haftada 2 kere balık tüketildiğinde göz hastalıklarına yakalanma riskinden yarı yarıya kurtulmuş olursunuz. Çocukluktan itibaren yenmesi gereken balığın hamilelerinde sık sık tüketmeleri öneriliyor.

İlginizi Çekebilir: Lezzet Arayanlara: Fırında Kaşarlı Köfte Tarifi… Lütfen Tıklayınız…

3- Küçük balıklarda ve kılıç balığında bulunan kalsiyum kemiklerin güçlenmesinde oldukça etkilidir.

Özellikle kemik erimesi sorunu yaşıyorsanız ve menopoz dönemindeyseniz balık tüketmeniz gerekiyor. İçindeki kalsiyum sayesinde balık, kemik büyümesini sağlar ve kemiklerimizi korur.

4- Kış aylarında sık rastlanan grip ve soğuk algınlığı yağ asitleri içeren balık sayesinde önleniyor.

5- Balığın içindeki iyot zeka gelişimine yardımcı olur.

6- Yine omega-3 açısından zengin olan uskumru, hamsi ve sardalya balıkları depresyona karşı fayda sağlar.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı balik-2.png

Taze Balık Nasıl Anlaşılır?

*Pullu balıkların pulları, balık taze ise vücuda sıkıca yapışıktır. Elinizi kafadan kuyruğa doğru sürtünce pulların gelmemesi gerekir.

*Taze balığın gözleri canlı, berrak ve dışa doğru bombelidir.

*Taze balığın solungaçları canlı, kırmızı ve sıkıca kapalıdır.

*Taze balığa dokununca, meydana gelen çukurluk anında düzelir.

*Taze balığın derisi gergin ve parlak olur. Bayatlayan balığın derisinin parlaklığı azalır ve karın tarafında buruşmalar meydana gelir.

*Taze balığın başından tutup kaldırınca kuyruğu dimdik kalkar. Bayat balığın kuyruk kısmı aşağıya sarkar.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı balik-1-1.png

Balık Tüketirken, Balıkta Nelere Dikkat Edilmeli?…

*Balığın taze olmasına,

*Satış yerinin fiziki ve hijyenik koşullarına,

*Küçük boyda olmamasına,

*Nakledilirken soğuk zinciri kırılmamalı,

*Yasak dönemdeki kaçak avlanmış türlerden olmamasına,

*Mevsimine göre balık seçimi yapılmasına,

*Nasıl pişirilmesi gerektiğine, dikkat edilmelidir..

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı balik-6-2.png

Bağışıklık Sistemimizi Güçlendirmek İçin Neler Yapılmalı?….

Kullandığınız besinlere dikkat ederek vücudunuzun direncini arttırabilir. Bağışıklık sisteminizi güçlendirebilirsiniz.

1- Bol bol su ve sıvı tüketin. Günde 8-9 bardak, 2-2.5 litre su tüketerek bağışıklık sisteminizi güçlendirebilirsiniz.

2- İçindeki omega-3 sayesinde balık, bağışıklık sisteminizin kuvvetlenmesini sağlayan önemli gıdalardan biridir. Bu sebeple haftada 2-3 kez balık tüketmeyi ihmal etmeyin.

3- Özellikle çiğ olarak tüketildiğinde sarımsak ve soğan bağışıklık sisteminizin güçlenmesine yardımcı olur.

4- Kefir tüketimini artırın. Probiyotik zengini kefir hastalıklardan korunmamıza yardımcı olur.

5- İçindeki protein sayesinde yumurta da bağışıklık sistemimizi güçlendiren bir başka gıdadır.

6- Zencefil ve zerdeçal tüketmeye başlayın. Bu iki baharat da sizi hastalıklara karşı korur, bağışıklık sistemimizi güçlendirir.

7- Mevsim sebzeleri ve meyveleri tüketin. İçlerindeki vitaminler sayesinde sebzeler ve meyveler bağışıklık sisteminiz için çok faydalıdırlar.

8- Yoğurt yemeyi unutmayın. Kefir gibi yoğurt da probiyotik açısından zengin bir gıdadır.

Tandırda Balık Pişirelim…

Balık; kırmızı et ile tavuk etine göre daha az miktarda yağ ve doymuş yağ içeren, omega 3, kaliteli proteinler, vitaminler ve mineraller yönünden de çok zengin bir besinimizdir. Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun…😀😀😀 

Porsiyon: 4-5 kişilik,

Malzemelerimiz:

  • 1 kilo balık,
  • 1 çay bardağı un,
  • 1 çay bardağı yoğurt,
  • yeteri kadar tuz,

Yapılışı:

1- Balıkları iyice yıkayın ve temizleyin. Sonra tuzlayın ve kalbur üzerine dizerek suyunu süzdürün.

2- Diğer tarafta bir tabak içerisinde yoğurt ile unu karıştırın.

3- Yoğurt kıvamında bir bulamaç hazırlayın.

4- Tandırı iyice kızdırın. Balıkları, hazırlanan bulamaç’a batırın.

5- Balıkları, elinizle tandırın kenarlarına sırayla yapıştırın ve tandırın ağzını bir sac ile kapatın.

6- Balıkları pembeleşinceye kadar pişirin. Sıcak olarak servisinizi yapın.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 😀😀😀

Tavada Dil Balığı…

Dil balığı, yerli balıklarımızdan olup Ege ve Akdeniz’de bolca bulunur. Kış aylarında eti dolgun ve lezzetli olur. Tadı yumurta tadına benzer. Düşük yağ oranı içerir. Genelde her mevsimde bulunan ekonomik değeri yüksek olan bir balıktır. En lezzetli zamanı Kasım-Şubat ayları arasıdır. Tavası çok güzel olur. İrilerinden fileto çıkarılıp şiş veya salçalı fileto yapılabilir. Bu balık kızartma ve fırında olmak üzere pişirme yöntemleri vardır. Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 😀😀😀

Porsiyon: 2 kişilik,

Malzemelerimiz:

  • 1 adet orta boy dil balığı,
  • 3 yemek kaşığı mısır unu,
  • 1 yemek kaşığı un,
  • 2 yemek kaşığı tereyağ,
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağ,
  • yeteri kadar ince kıyılmış maydanoz,
  • 1 adet limon,
  • yeteri kadar karabiber
  • bir tutam kekik,
  • yeteri kadar tuz,

Yapılışı:

1- Dil balığı’nın derisini soyup, iyice yıkayın ve sonra tuz, karabiber ile harmanlayın.

2- Balığın her iki yüzünü de karıştırılan unlara bulanır.

3- Orta ısıda ısıtılan tavada eritilen yağın (tereyağ ve zeytinyağ) içerisine koyup, her iki yüzünü de güzelce kızartın.

4- Çok ince bir yapıda olduğu için hemen kızarır ve çok fazla yağ çekmeyecektir. Kızartılan balığı servis tabağına alın.

5- Üzerine dökmek için kekik, tuz, karabiber, maydanoz ve limon suyu karıştırılarak sosunu hazırlayın.

6- Servis tabağına alır almaz, sosunu üzerinde gezdirin.  

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 😀😀😀

Fırında Güveç Çingene Palamut….

Sağlığınız için haftada en az iki kez balık yemeyi ihmal etmeyiniz. Eylül ve Ekim aylarında bolca bulabileceğiniz çingene palamudu ile hazırlanabilecek bir tarifimizdir. Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 😀😀😀

Porsiyon: 3-4 kişilik,

Malzemelerimiz:

  • 3 adet halka dilimlenmiş çingene palamut,
  • 1 çay bardağı zeytinyağı,
  • 1 adet kuru soğan,
  • 2 adet kırmızı domates,
  • 1 adet limon,
  • 2 adet sivri biber,
  • 1 tutam maydanoz,
  • 2 diş sarımsak,
  • birkaç defne yaprağı,
  • yeteri kadar tuz,
  • 1 su bardağı sıcak su,

*** Bir Tutam Faydalı Bilgi ***

Pişmeye yakın üzerine kaşar dilimleri ilave edebilirsiniz.

Yapılışı:

1- Palamutları temizleyip, çok kalın olmayacak şekilde dilimleyin.

2- Balıkları güveç kabına alın ve üzerine halka doğrana soğan, domates, ince doğranmış biber ve sarımsakları dizin.

3- Halka doğranan limon dilimlerini de balıkların arasına dizin.

4- Kıyılmış maydanozları en üste serpiştirin ve defne yapraklarını da güveç kabına koyup, tüm malzemelerin üzerine zeytinyağı gezdirin.

5- Tuzunu ve sıcak suyu ilave ettikten sonra, önceden ısıtılmış 180 derece fırında 30 dakika pişirin.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.. Afiyet olsun… 😀😀😀