Kapat

Zeytinyağında Süzme Yoğurt Topları Tarifi…

Anasayfa
Kahvaltı Zeytinyağında Süzme Yoğurt Topları Tarifi…

Zeytinyağında Süzme Yoğurt Topları Tarifi…

Süzme yoğurt, normal yoğurdun süzülerek suyunun çıkarılması sonucu yapılır. Genel olarak, süzme yoğurt ile normal yoğurdun farkı çok bilinmez. Süzme yoğurt kalsiyum, fosfat, protein ve potasyum bakımından zengindir. Probiyotik olarak adlandırılan yararlı bakterileri yüksek oranda içerir. Süzme yoğurdun bir diğer faydası ise tansiyonu dengelemesidir. İçerisinde bulunan magnezyum, kalsiyum ve potasyum sayesinde kan basıncını düzenler ve tansiyonun çıkmasını engeller. Bunların dışında süzme yoğurt, B-12 ve B-6 vitaminlerini içerir. Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle…Afiyet olsun…😋😋😋

Malzemelerimiz:

  • 2 kilo yoğurt,
  • ½ litre sızma zeytinyağı,
  • yeteri kadar kuru domates,
  • yeteri kadar taze zahter (taze kekik),
  • yeteri kadar kuş üzümü,
  • yeteri kadar kaya tuzu,
  • bez (yoğurdu süzmek için),

Yapılışı:

1- Önce, yoğurdu süzmek için bezi ıslayın ve bir kabın içine serin.

2- Yoğurdu kaya tuzu ile iyice çırpın.

3- Daha sonra yoğurdun yarısını beze koyun ve üzerine yarım bardak su dökün.

4- Sonra, üzerine yoğurdun geri kalanını ilave edin ve yarım bardak su daha ilave edin.

5- Bezin ağzını toplayın ve bir yere asıp 5 saat kadar süzmeye bırakın.

6- Daha sonra süzülen yoğurdu, buzdolabında süzmeye devam edin ve en az 3-4 gün daha süzün. Sonra, iyice kuruyan yoğurdu bezden çıkartın.

7- Elinize zeytinyağı sürün ve yoğurttan, misket büyüklüğünde parçalar kopartıp yuvarlayın.

8– Daha sonra, bir kavanoza sızma zeytinyağını koyun. İçine hazırlanan yoğurt toplarını, kuş üzümü ve zahter ile kuru domatesi ilave edin.

9- Serin bir yerde 2 hafta dinlendirin ve sonra, sıcak pidenin yanında servisinizi yapın.

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle…Afiyet olsun…👍👍👍

Zeytinyağı Tüketiminde Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Birçok hastalığa karşı kalkan görevi yapan zeytinyağı, sağlığımız için vazgeçilmez besinlerden birisidir. Zeytin açısından zengin bir coğrafyada bulunmuş olmamız bizlere zeytinyağından faydalanmak için bizlere büyük avantajlar sağlıyor. Ancak bu faydayı her zaman yüksek düzeyde tutabilmemiz için, zeytinyağını alırken, saklarken ve tüketirken bazı kuralları bilmemiz ve uygulamamız gerekiyor.

Zeytinyağının Kalitesini Asitlik Derecesi Belirler

Zeytinyağının natürel, natürel birinci, organik natürel, erken hasat, soğuk sıkım, rafine, riviera gibi birçok çeşidi bulunmaktadır. Doğru seçimi yapabilmek adına bilinmesi gereken şeyler aslında oldukça basittir.

İlginizi Çekebilir:  Çölyak Hastalarına Glutensiz Poğaça....

Zeytinyağı, “oleik asit” denen yağ asidinden zengin bir besindir. Oleik asidin yağ içerisinde birçok formu bulunur. Ancak serbest formu, ne kadar az olursa zeytinyağının lezzeti ve kalitesi o kadar çok olur. Zeytinyağı kalite kriterlerinde başta gelen asitlik derecesi, serbest oleik asit formu ile belirlenir.

Riviera Zeytinyağı Tercih Edilebilir mi?

1- Natürel sızma zeytinyağı, tadında ve kokusunda kusur olmayan asitlik derecesi yüzde 0,8 oranında olan, yemeklerden salatalara kadar tüm gıdalara eklenebilen sınıfının en kaliteli versiyonu olarak bilinmektedir.

2- Rafine zeytinyağının asitlik derecesi % 0,3’tür. Zeytinin ham yağının bozulmadan farklı metotlarla rafine edilmesi ile elde edilir. Yemeklerden daha ziyade kızartmalarda tercih edilmektedir.

3- Riviera zeytinyağı, rafine zeytinyağı ile farklı zeytinyağlarının karıştırılması ile elde edilmektedir. Yani tek çeşit saf ürün değil karışım ile oluşturulmaktadır. Asitlik derecesi ortalama %1,5 oranındadır. Kişilerin tercihine göre yemeklere eklenebilir.

Zeytinyağı Alınırken Asgari Nelere Dikkat Edilmeli?

Oleik asit miktarının zeytinyağındaki tadı, damak tadıyla algılanabilecek veya ayırt edilebilecek düzeyde değildir. Ancak seçim yaparken etiket üzerindeki bilgileri göz önünde bulundurmak kaliteli bir yağı tercih edebilmek adına önemlidir.

Etikette bulunan üretim yılı, dolum yılı, son kullanma tarihi gibi diğer bilgilere dikkat edilmesi gerekmektedir. Hangi yöntemle elde edildiği hakkında bilgi yine etiket üzerinde vardır.

Burada tercihimiz “soğuk sıkım” zeytinyağı olmalıdır. Renk zeytinyağı için bir kriter değildir. Her çeşit zeytinyağı hasat veya işlemeden kaynaklı veya zeytin çeşidine göre farklı renkler de olabilir. 

Etiket üzerinde katkı veya koruyucu madde içermediğine dair detay bilgiler mevcuttur, satın alırken bunlara da dikkat etmek faydalı olacaktır.

Erken Hasat Zeytinyağı Yüksek Besleyiciliğe Sahip

Bir diğer çeşit zeytinyağı ise “erken hasat” zeytinyağıdır. Zeytinlerin koyu rengini almadan hemen önce genellikle Ekim ayında hasat edilmesi ile yapılmaktadır.

İlginizi Çekebilir:  Çekirdekli Siyah Kuru Üzüm....

Erken hasatlarda zeytin miktarı ile yağ miktarı doğru orantılı değildir. Aynı miktarda yağ için daha fazla zeytin kullanılmaktadır.

Bu nedenle diğer tüm çeşitlere göre maliyeti yüksektir. Ancak besleyiciliği diğer yağlara göre çok daha yüksektir.

Zeytinyağını Hangi Kaplarda Muhafaza Etmeliyiz?

Zeytinyağını ışıktan, nemden, kokudan mümkün olduğunca uzak tutmak ve saklama ısısının değerlerini sabit hale getirmek önemlidir. Zeytinyağı en iyi koyu renk cam şişelerde veya paslanmaz krom nikel teneke kutularda muhafaza edilmelidir.

Saklama ısısı bulundurduğumuz ortama göre 14-22 derece civarında olabilir. Unutulmamalıdır ki zeytinyağı hava ile uzun süreli temas ederse oksitlenme başlar yani yağ acılaşır ve bozulur. Bu nedenle kapakları mutlaka kapalı olmalıdır.

Tüketimini Kontrollü Yapmalıyız

Bitkisel olması nedeniyle zararsız kabul edilen zeytinyağının tüketim miktarı yine de kontrollü olmalıdır. Günlük tüketimi belli bir limit altında yapmak, zaman zaman göz kararı yerine kaşık ölçüleri kullanmakta fayda vardır.

Sağlık sorunu olmayanlar, günde ortalama 1-2 yemek kaşığı zeytinyağı tüketebilir. Ancak bu miktar değerlendirilirken kullanılan farklı yağlar ve gıdaların içeriğinde hali hazırda var olan yağları da göz önüne almak gerekmektedir.